
Türk Futbolu Nasıl kurtulur?
Mustafa Denizli, takımlarımızın sistemleri taklit etmesini eleştirdi.
Kendi sistemini üret
Son dönemlerde itibar ettiğimiz sistemler, bizim yapımıza uygun olmayabilir. Önemli olan, kendi üretimimizi ortaya koymaktır. Sistemlerdeki sayılar fazla değer ifade etmez. Üzerine basa basa söylüyorum, sistemler kesinlikle vazgeçilmez değildir
TÜRK FUTBOLU NASIL KURTULUR?
Dün bazı konulara girmiştik. Esasında Türk futbolunun bu parlak dönemi az bir süre değildir. Bunun birçok örneğini Avrupa'da yaşayan ülkeler var. Hollanda var, İsveç var, Belçika var... Bunların da parlak dönemleri çok uzun süreli olmadı. Ama onların olmadı diye bizim olmayacak değildir. Şimdi bu sürenin devamını getirmek için neler yapmalıyız?
Futbolumuza baktığımız zaman, son 8-10 yıllık periyotta ne tip futbolculara ihtiyaç duymuşuz bunu rahatlıkla görebiliriz. Yakın zamanda ya dışarıya giden, ya futbolu bırakan Bülent, Alpay, Ogün, Tugay, Tümer, Abdullah, Sergen, K.Hakan, Ümit, Suat, Emre gibi futbolcuların yerine gereksinim duyduk.
Kaleci sıkıntısını Rüştü ve Engin'in dışında uzun süre yaşadık. Bu kısa süreçte Simoviç, Schumacher, Mondragon, Cordoba, Taffarel, Myhre ve daha buna benzer birçok kişiyle çözmeye çalışmışız. Son yıllarda bir Rüştü'ye kalmışız.
Defans ihtiyacı doğmuş, Uche ve Högh ile başlayan, Popescu, Zago, Ronaldo, Song, Tomas, Lugano, Edu gibi futbolcularla, büyük takımlarımız bu ihtiyaçlarını gidermeye çalışmışlar. Ama bu arada birçok da gereksiz transferler yapılmış.
Keza oyun içi sıkıntısını çektiğimiz dönemlerde Hagi, Revivo, Rapajc, Popescu, Delgado, Alex, Ricardinho, Lincoln gibi futbolcuları transfer etmişiz. Bunlara kimse hayır diyemez. Şimdi bu durum, yeni bir soruyu gündeme getiriyor. Hep tartıştığımız, "Yabancı sınırlansın mı, serbest mi bırakılsın?"
Transferin önemi
Ama görüyoruz ki adet yükseldikçe aynı kaliteyi bulmamız mümkün olmuyor. Mümkün olmadığı gibi, Milli Takım'da görev vermeyi düşündüğümüz birçok futbolcu, bunların arkasında bekleme durumunda kalıyor. Dolayısıyla 6-7 futbolcu için harcadığımız 30-40 milyon doları; üç, bilemedin 4 kaliteli futbolcuya harcarsak bu sorunu bir ölçüde aşabiliriz.
Türk takımları Avrupa'da başarılı olurken sınırlı yabancıyla oynuyordu. Ama gerçek ihtiyacı olan yabancılarla oynuyordu.
Bir de
Yine düne döneceğim, bunlara özellikle ofansif futbolda büyük bir özgürlük sağlayamıyoruz. Özgürlüklerini sınırladığın futbolcuların otomatikman verimini düşürüyorsun.
Son dönemlerde oynamaya çalıştığımız sistemler hep taklittir. Sen kendi sistemini üret. Sayılara tutuklu kalma. Seçeceğin ve kullanacağın sistem, elindeki kadronun belirleyeceği bir olgudur. Geçerli sistemi uyguluyorum diye de vakit kaybetme.
Hedefler içeriye döndü
Yine son dönemlerde dörtlü savunmaların kalelerine çok yakın oynadığını görüyoruz, kalesine yakın oynamasından yakınıyoruz. İkinci olgu, defans futbolcularımızın topu etkin ve iyi bir şekilde oyuna sokamadığını söylüyoruz. Kaleye yakın yaptığımız top kayıpları tehlikenin büyüğünü oluşturuyor. Tabii hataların medyada büyük şekilde yer alması bir yerde tribündeki insanımızı da yönlendiriyor. Özellikle büyük takımlarda bu, büyük bir baskı unsuru olarak karşımıza çıkıyor.
Bir diğeri; son yıllarda hedeflerimizi tekrar içeriye çevirdik. Türk futbolunun ve lider takımlarının hedefi, Türkiye içi çekişme olamaz. Bu rekabet hep olacaktır. Ama hedef dışarısıdır. Türkiye'de, oynayan ve seyreden herkes, medya da dahil bizden bunu bekliyor
Şimdi önümüzde yeni bir fırsat var. İki tane takımımız Şampiyonlar Ligi'ne, diğerleri UEFA Kupası'na devam ediyor. Ama daha önemlisi, Milli Takımımız da inşallah finallere iştirak edecek. Bu süreci iyi değerlendirdiğimiz zaman tekrar başlattığımız hamlenin devamı gelecektir.
Tabii Türkiye'de futbolu çirkinleştiren ve sevimsiz kılan sadece sahada oynanan futbol değil... Dışarıda yapılan tartışmalar ve yazışmalar da son derece olumsuz etki yaratıyor.
Herkesin yeni bir sayfa açarak kırgınlıkları, dargınlıkları bir yere bırakıp, daha sağlıklı çalışma ve düşünme sürecini yaratması lazım. Bu ülke insanı bütün zorlukları aşmasını bilmiştir. Futbolumuzdaki bu zor dönemi de mutlaka aşacağız ve bizden bekleneni de mutlaka gerçekleştireceğiz. Buna inanıyorum.
Mustafa Denizli / Milliyet
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.