Göstermelik Jaguarla dev oldu

Göstermelik Jaguarla dev oldu

26 yıllık girişimci olan Teknoloji Holding patronu Emin Hitay'ın ilginç başarı öyküsü...

Teknoloji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emin Hitay, 26 yıllık girişimci. Onun adını daha çok Exim'den ve İddaa oyunundan biliyoruz. Hitay, şimdilerde yeni girişimcilere yol gösterici olmak için sanal ortamda farklı bir projeye adım attı. İddaa'daki ortaklığından ayrılan Hitay, Teknoloji Holding bünyesinde kurulan Embrio adlı yeni şirketiyle girişimcilere rehber olacak ve yaratıcı fikirlere pazarlamadan finansa kadar her konuda destek verecek.

48 yaşındaki Emin Hitay'ın kariyer öyküsü de girişimcilere yol gösterici anılarla dolu. Hitay sıfırdan işe başlamış, hiçbir zaman 'Ben o işi yapmam' dememiş. Patron olduğunda uzun süre arabası yokmuş ama genel müdürüne araba almış. 1994 krizinde her şeyini kaybetmesine rağmen yılmamış, eline çantasını alıp iş kovalamış. Hitay'ın azimli kişiliği ve girişimcilik özelliği kendisini sıfırdan başlayıp holding patronluğuna taşımış.

Sizin girişimcilik maceranız nasıl başladı?
Ege Üniversitesi İşletme Fakültesi Pazarlama Bölümü mezunuyum. Liseyi Kabataş Erkek Lisesi'nde okudum. İzmir'e gidişim hayatımı değiştirdi. 18 yaşında babamı kaybettim. Bir an önce para kazanmalıydım. Teyzemin evinde kalıyordum, İzmir'de su sıkıntısı vardı. Ve ben hidrafor satmaya başladım. Çok hidrofor sattım o dönemde.

Ne kadar sürdü bu ilk işiniz?
Çok sürmedi. Bilişim sektörünün içinde olmayı istiyordum. Ege Üniversitesi Hesap Bilimleri Enstitüsü'nde (Şimdi Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü) sistem operatörü olarak çalışmaya başladım. Devlet memuruydum. Sonra İstanbul'a döndüm. Silkar Holding'te bir yıl çalıştım. Ama orada çalışırken de kendi işimi kurmak istiyordum.

Sermayeniz yoktu ve çok gençtiniz...
22 yaşındaydım. Param yoktu, hayallerim vardı. Babam yıllarca Sultanhamam'da çalışmıştı. Oraya gittim. Büyük tüccarlardan birinin kumaş işlerini aldım. Babamın hatırı sayesinde o işi aldım. Zor günlerdi.

Neler yaşadınız?
Her sabah Kuzguncuk'tan 06:45 vapuru ile Eminönü'ne, oradan otobüsle Topçulara gidiyordum. Babamdan kalan makineleri çalıştırmak için çok uğraştım. Hepsi çok eskiydi. Karnımı doyuracak kadar para kazanıyordum. Sonra askere gittim.

Dönüşte bu işi yapmak istemedim ve Başak Sigorta acenteliği aldım. Bir tanıdığın önerisiyle büyük bir tekstil şirketinin iplik ticareti için kurduğu şirkete genç ve yetenekli olduğum için çağrıldım ve sermaye koymadan işi yöneteceğim için ortak oldum. Ortakların arası bozuldu bir süre sonra ve ben iplik toptancılığına başladım. Teksilde yapacaklarım bana yetmiyordu. Aklımda farklı projeler vardı. Bilişime geçmek istiyordum.

O dönemde bilişim sektörü yok gibi...
1988 yılıydı. PC kullanan yoktu. Ve ortaklarımla birlikte Exim'i kurduk. Gelecek olduğunu görüyorduk bu işlerde.

GÖSTERMELİJ JAGUAR'LA İŞ BİTİRDİ

Ne iş yaptınız ilk olarak?

Telxon diye elde taşınabilen veri toplama terminalleri pazarında faaliyet gösteren bir firmanın Türkiye temsilciliğini almak için başvuruda bulunduk. Başında da Carl Caekeart adında bir yönetici vardı. Kendisini Türkiye'ye davet ettik. Ama bizim büromuz kötüydü. Sekreterimiz bile yoktu. Yanımızdaki iş yerinden rica eetim ve ofislerini iki günlüğüne kullandım. Yabancı dil bilen bir arkadaşımı sekreter gibi gösterdim. Bir arkadaşımın da Jaguarı vardı. Ondan da rica ettim, arabasını verdi. Caekeart geldiğinde yaz sıcağında arabaya bindik ve ben arabanın klimasını çalıştıramadım. Kırmızı ışıklarda arabanın kapısını açıp hava alıyoduk. Büyük ihracat yapan bir şirket görünümü vermek için her şeyi yaptık ve işi aldık. Yıllar sonra bunu Caekeart'a anlattım, 'Anlamıştım ama işi iyi yapacağınıza da inanmıştım' dedi. Sonra yolumuz açıldı.

Kriz herşeyi sıfırladı

Büyük işler almaya nasıl başladınız?

Unilever Algida Türkiye'de dondurma üretmeye başlamıştı. Onların mobil satış, dağıtım otomasyonunu yaptık. İşe beş kişi başladık. Sonra kadro hızla genişledi. Ancak 1994 krizinden çok etkilendik. 1993 yılına geldiğimizde 2 milyon 700 bin dolar civarında bir ciroya ulaşmıştık. Ciromuz 1.5 milyon dolara düştü. Bütün projeler durduruldu. Çok zor bir dönemdi. Borçları ödeyemedik, her şeye haciz geldi. Ben de tüm malımı sattım.

İşleri yeniden nasıl büyüttünüz?

Elimde çanta kapı kapı dolaşıp sıfırdan yeniden başladım. 4 yıl sonra toparlanabildim. 1996'da 1993'ün cirosunu yakalayabildik. Teknoser'i daha sonra da Planet ödeme sistemlerini kurduk. 1998 yılında Exim, Teknoser ve Planet'i birleştiren Teknoloji Holding'i kurduk. Türkiye'de mobil POS sistemini biz hayata geçirdik. 2001 krizinden hiç etkilenmedik.

Bu nasıl oldu?

Yeterli sermayemiz vardı ve borcumuz yoktu. 2001 yılını yüzde 50 küçülen pazarda yüzde 8 büyüme, 2002 yılını ise yüzde 102 büyüme ile kapattık. Krizi fırsat olarak görüp agresif bir pazarlama stratejisi izledik, risk aldık ama sonucunda başarılı olduk.

Embrio, hangi fikir veya projelere yatırım yapıyor?

Embrio'ya başvuru formuyla gelen fikirler, danışmanların da yer aldığı ön değerlendirmeye tabi tutuluyor. Ön değerlendirmede “ticari yatırıma değer” bulunan fikirler, uzman bir kadro tarafından detaylı iş planı ve fizibilitenin ortaya çıkarılabilmesi için ikinci bir incelemeden geçiriliyor.

Bu detaylı incelemeyi geçen ve onaylanan projelerin profesyonel ekip tarafından teknolojik altyapısı kuruluyor. Hayata geçirilen projeler, belli bir olgunluğa gelene kadar Embrio bünyesinde yaşıyor. Kendi ayakları üzerinde durabilen, başlangıç hedeflerini yakalayan projeler 1 yıl sonra şirketleştiriliyor.

Fikir veya projelerde aranan özellikler ise şöyle:

İnternet ve mobil platformda hizmet vermeli.

Kategorisinde 'ilk' veya 'doğru ilk' olmalı.

Barındıracağı teknoloji, rakiplerce kolay taklit edilememeli.

Pazarda hızlı büyüme potansiyeline sahip olmalı.

Doğru bir iş modeli olmalı.

Ticari başarı potansiyeli olmalı.

Ayrıntılı bilgilere www.embrio.com.tr sitesinden ulaşılabilir.

EN ZOR GÜNÜM

1994 krizinde ölümden döndüm

1994 krizinde arabam dahil her şeyimi sattım. Şirkete her gün haciz memurları geliyordu. Sinir sistemim alt üst oldu. Elim kolum da bağlanmıştı. Borçlarla uğraşmaktan yeni bir şey de yapamıyordum. Bedenim de sonuçta iflas etti. Akciğerlerimden rahatsızlandım. Bir ay hastanede yattım. Hayatımın en zor dönemiydi. Yanlış tedavi uyguladılar, gerçekten de ölümden döndüm.

VATAN



HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.