Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl Hesaplanır?

Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl Hesaplanır?

Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl Hesaplanır?

 

 

Trafik kazası sonrasında yaşanan zararlar çoğu zaman yalnızca araçtaki maddi hasarla sınırlı kalmaz. Aracın kullanılamaması, günlük yaşam düzeninin bozulması, işe ulaşımın zorlaşması ve ek ulaşım giderlerinin doğması, kazanın görünmeyen fakat en çok hissedilen sonuçlarındandır. Hukuk düzeni bu durumu açıkça tanımlar ve zarar gören kişiye araç mahrumiyet bedeli talep etme hakkı verir.

Araç mahrumiyet bedeli; kazada kusursuz ya da tam kusurlu olmayan araç sahibinin, aracını kullanamadığı süre boyunca uğradığı kullanım kaybının parasal karşılığıdır. Bu hak, yalnızca ticari araç sahiplerine değil, günlük hayatında aracını aktif kullanan bireylere de tanınmıştır. Ankara gibi büyük şehirlerde araçtan yoksun kalmak, yalnızca konfor kaybı değil, çoğu zaman zaman ve gelir kaybı anlamına gelir. Bu nedenle süreç çoğu kişi tarafından bir Ankara avukat desteği ile yürütülmektedir.

Araçtan Yoksun Kalmak Hukuken Nasıl Değerlendirilir?

Bir trafik kazasında araç hasar gördüğünde, araç sahibinin zararı yalnızca onarım faturası değildir. Kişi, aracını kullanamadığı süre boyunca malından yararlanma imkanını kaybeder. Hukuk bu kaybı “kullanım mahrumiyeti” olarak kabul eder. Bu zarar, somut kira faturası olmasa bile tazmin edilebilir.

Burada önemli olan, kişinin aracını fiilen kullanamaması ve bu durumun kazayla bağlantılı olmasıdır. Aracın serviste kaldığı süre boyunca kişi alternatif çözümler üretmek zorunda kalır; taksi kullanır, toplu taşımaya yönelir veya iş düzenini değiştirir. Bu zorunlu değişiklikler hukuki zarar kapsamındadır.

Mahrumiyet Süresi Nasıl Belirlenir?

Araç mahrumiyet bedeli hesaplanırken en kritik unsur süredir. Süre, servise giriş ve çıkış tarihleri esas alınarak belirlenir. Ancak bu süre otomatik olarak kabul edilmez; “makul onarım süresi” dikkate alınır.

Bu konuda Av. Handan Sayan Özgül şu açıklamayı yapıyor:

“Her dosyada servis süresi ayrı değerlendirilir. Parça bekleme süresi, eksper incelemesi, yoğunluk gibi objektif nedenler makul kabul edilebilir. Ancak araç gereksiz yere bekletilmişse bunun tamamı talep edilemez. Süre teknik bir konudur ve belgelerle incelenir.”

Araç Kiralanmamışsa Bu Hak Kaybedilir mi?

En çok sorulan sorulardan biri budur. Pek çok kişi araç kiralamadığı için talep hakkı olmadığını düşünür. Oysa araç kiralamak zorunlu değildir.

Av. Handan Sayan Özgül bu noktayı şöyle ifade ediyor:

“Araç kiralanmamış olması zararın olmadığı anlamına gelmez. Zarar, araçtan yararlanma imkanının kaybedilmesidir. Bu başlı başına bir kayıptır ve hukuken karşılığı vardır.”

Araç Mahrumiyet Bedeli Hangi Araçlar İçin Talep Edilebilir?

  • Binek araçlar
     
  • Ticari araçlar
     
  • İş amaçlı kullanılan araçlar
     

Araç türü hesaplamayı etkileyebilir. Ticari araçlarda mahrumiyet, çoğu zaman doğrudan gelir kaybına dönüşürken binek araçlarda günlük kullanım kaybı dikkate alınır.

Bu Talep Kime Yöneltilir?

Araç mahrumiyet bedeli genellikle kazada kusurlu olan sürücüye ve onun trafik sigortasına yöneltilir. Kusur oranı bu noktada belirleyicidir. Tam kusurlu olan taraf bu bedeli talep edemez.

“Dosyalarda İnsanlar En Çok Nerede Zorlanıyor?”

Bu soruya Av. Handan Sayan Özgül şöyle yanıt veriyor:

“Araç mahrumiyet bedeli genellikle dosyada unutulan bir kalem oluyor. Sigorta şirketleri otomatik ödeme yapmaz. Talep ayrıca ve belgeli şekilde ileri sürülmelidir.”

Hesaplama Nasıl Yapılır?

Mahkemeler ve tahkim uygulamaları, aracın segmentine göre günlük kullanım bedeli belirler. Bu bedel birebir kiralama faturası olmak zorunda değildir. Piyasa koşulları, araç sınıfı ve kullanım amacı dikkate alınır.

Araç Mahrumiyet Bedelinde Kusur Oranı Neden Kritik?

Araç mahrumiyet bedeli talebinde en belirleyici unsur kusur dağılımıdır. Çünkü bu zarar, haksız fiil sorumluluğuna dayanır. Yani zarar, kazada kusurlu olan taraftan talep edilir. Eğer araç sahibi tamamen kusurluysa bu bedeli talep edemez. Ancak kısmi kusur durumunda oranlama yapılır.

Bu noktada uygulamada sık yapılan hata şudur: Kişi yalnızca araç hasarına odaklanır, kusur raporunu incelemez. Oysa kusur oranı yanlışsa, mahrumiyet talebi de eksik sonuçlanır. Bu nedenle dosyanın başında kusur tespitinin doğru değerlendirilmesi gerekir.

Av. Handan Sayan Özgül bu konuda şunu vurguluyor:

“Bazı dosyalarda araç sahibi yüzde 25 kusurlu gösteriliyor ancak olayın oluş şekli incelendiğinde bu oranın teknik olarak doğru olmadığı görülebiliyor. Kusur oranı düştüğünde alınabilecek mahrumiyet bedeli de artıyor. Bu bağlantı çoğu kişi tarafından gözden kaçıyor.”

Servis Süresinin Uzaması Her Zaman Sigortanın Sorumluluğu mu?

Hayır. Araç mahrumiyet bedelinde talep edilebilecek süre, sınırsız değildir. Onarım sürecinin makul olup olmadığı incelenir. Eğer araç sahibi aracı servise geç teslim etmişse veya onarım süreci araç sahibinin tercihleri nedeniyle uzamışsa, bu süre talep kapsamına girmez.

Ancak parça temininde yaşanan gecikmeler, eksper sürecinin uzaması, yoğunluk gibi dışsal nedenler “makul süre” içinde kabul edilir.

Av. Handan Sayan Özgül bu durumu şöyle açıklıyor:

“Burada teknik denge aranır. Araç serviste 40 gün kaldıysa bunun tamamı otomatik kabul edilmez. Ama parça yurtdışından beklenmişse, eksper süreci gecikmişse, yoğunluk varsa bu süre haklı sayılabilir. Dosya dosya değerlendirme yapılır.”

İkame Araç Verilmişse Yine de Mahrumiyet Talep Edilir mi?

Evet, bazı durumlarda mümkündür. Sigorta şirketi ikame araç sağlamış olsa bile verilen araç, hasarlı araçla aynı segmentte değilse kullanım konforu kaybı gündeme gelebilir. Ayrıca ikame araç süresi kısıtlı olabilir.

Örneğin:

  • İkame araç 7 gün verildi, onarım 20 gün sürdü
     
  • Araç sınıfı daha düşük verildi
     
  • Ticari kullanım için uygun araç sağlanmadı
     

Bu gibi durumlarda kalan süre için mahrumiyet talebi gündeme gelir.

Araç Mahrumiyet Bedeli Tahkimde mi, Mahkemede mi Daha Hızlı Sonuçlanır?

Dosyanın içeriğine göre değişir. Sigorta Tahkim Komisyonu, genellikle daha hızlı sonuç verir. Ancak teknik tartışma gerektiren dosyalarda bilirkişi incelemesi önem kazanır ve süreç uzayabilir.

Av. Handan Sayan Özgül’ün bu konudaki yaklaşımı şu şekilde:

“Belgeleri tam dosyalarda tahkim süreci oldukça pratik ilerler. Ancak kusur oranı tartışmalıysa veya servis süresi teknik inceleme gerektiriyorsa bilirkişi süreci devreye girer. O zaman detaylı bir değerlendirme yapılır.”

 

Ticari Araçlarda Durum Neden Daha Farklı?

Ticari araçlarda mahrumiyet yalnızca kullanım kaybı değil, doğrudan kazanç kaybı anlamına gelir. Taksi, servis, yük aracı gibi araçlar çalışamadığı her gün ekonomik kayıp üretir. Bu nedenle ticari dosyalarda hesaplama yöntemi farklıdır.

Ancak kazanç kaybı ile mahrumiyet bedeli aynı değildir. Bu iki kalem karıştırılmamalıdır.

“Mahrumiyet Bedeli Küçük Bir Kalem Gibi Görülüyor Ama…”

Bu ifadeyi Av. Handan Sayan Özgül şöyle tamamlıyor:

“İnsanlar genelde araç hasarına odaklanıyor. Oysa araç 25 gün serviste kaldığında günlük 1.000 TL hesaplandığında ciddi bir tutar oluşabiliyor. Bu kalem gözden kaçtığında zarar eksik tazmin edilmiş oluyor.”

Araç Mahrumiyet Bedelinde Zaman Aşımı Süresi

Bu talep, trafik kazasından doğan tazminat niteliğindedir. Genel zaman aşımı süresi uygulanır. Ancak uygulamada dosyanın erken açılması önemlidir. Çünkü servis kayıtları, belgeler ve deliller zamanla ulaşılması zor hale gelebilir.

Dosya Hazırlığında Yapılan En Büyük Hatalar

  • Servis giriş çıkış tarihlerini belgelememek
     
  • Kusur oranını sorgulamamak
     
  • Onarım süresini kanıtlamamak
     
  • Talebi ayrıca belirtmemek
     

Bu hatalar, talebin reddine değil ama eksik ödenmesine yol açar.

Araç Mahrumiyet Bedeli Neden Otomatik Ödenmez?

Sigorta şirketleri bu kalemi kendiliğinden ödemez çünkü her dosyada süre, araç sınıfı ve kullanım amacı farklıdır. Talep açıkça ileri sürülmelidir.

Av. Handan Sayan Özgül, Ankara Barosu’na kayıtlı olarak trafik kazalarından doğan tazminat uyuşmazlıklarında çalışmaktadır. Özellikle araç değer kaybı, hasar farkı, pert farkı ve araç mahrumiyet bedeli dosyalarında güncel uygulamaları takip etmekte; Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkemeler nezdinde mağdurların hak arama süreçlerine katkı sağlamaktadır. Motosiklet ve scooter kazaları üzerine hazırladığı rehber niteliğindeki içeriklerle de bu alanda uzmanlaşmıştır.

Araç mahrumiyet bedeli, kazanın ardından en çok ihmal edilen fakat günlük hayatı en çok etkileyen zarar kalemlerinden biridir. Belgeli, teknik ve doğru kusur değerlendirmesi ile talep edildiğinde karşılığını bulabilen bir haktır.

 

Araç Mahrumiyet Bedeli İle Araç Değer Kaybı Aynı Şey midir?

Hayır. Araç değer kaybı, onarım sonrası bile aracın piyasa değerindeki düşüşü ifade eder. Araç mahrumiyet bedeli ise araç kullanılamadığı sürenin karşılığıdır. Bu iki zarar kalemi çoğu zaman birlikte talep edilir.

Ankara’da Süreç Nasıl İlerler?

Ankara’da servis yoğunluğu ve trafik koşulları nedeniyle mahrumiyet süreleri uzayabilir. Dosyalar genellikle yazılı başvuru ile başlar ve belgelerle desteklenir.

Hangi Belgeler Süreci Güçlendirir?

  • Servis kayıtları
     
  • Eksper raporu
     
  • Kusur oranı belgesi
     
  • Onarım süresini gösteren evraklar
     

Sigorta Şirketi Ödeme Yapmazsa Ne Olur?

Bu durumda dosya Sigorta Tahkim Komisyonu’na taşınabilir ya da dava yoluna gidilebilir. Dosyanın teknik ve belgeli hazırlanması sürecin sonucunu doğrudan etkiler.

Araç mahrumiyet bedeli, kazadan sonra çoğu kişinin bilmeden vazgeçtiği bir haktır. Oysa doğru dosyalama ve teknik değerlendirme ile talep edilebilir ve karşılığını bulabilir. Ankara gibi büyük şehirlerde bu hak, günlük hayatın aksamasının dengelenmesinde önemli bir rol oynar.

Av. Handan Sayan Özgül Hakkında

Av. Handan Sayan Özgül, Türkiye genelinde tazminat hukuku alanındaki çalışmalarıyla bilinen bir hukukçudur. Özellikle trafik kazalarından doğan maddi ve manevi zararların hesaplanması, destekten yoksun kalma talepleri ve iş gücü kaybı dosyalarında yürüttüğü çalışmalarla öne çıkmaktadır. Sigorta şirketleriyle yürütülen başvuru süreçleri, tahkim dosyaları ve mahkeme aşamalarında teknik yönü güçlü dosyalarla ilerlemekte; zarar kalemlerinin hukuki zeminde doğru şekilde ortaya konulmasına önem vermektedir.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.