Gül'e özür dileten konuşma

Gül'e özür dileten konuşma

Abdullah Gül, "Havaya girdik, konuştuk. Kadınlardan özür diliyorum" dedi. Gül ne demişti?

Fikret Bila'nın yazısı

AKP'nin Adıyaman ve Diyarbakır'daki mitingleri bölgede, seçim yarışının DTP (bağımsızlar) ile AKP arasında geçeceğinin göstergesiydi.
Özellikle Diyarbakır İstasyon Meydanı'nı doldurup caddelere taşmış kalabalığın taşıdığı Türk bayrakları dikkat çekiciydi. Diyarbakır meydanlarında bu kadar çok Türk bayrağı alışılmış bir görüntü değildi.
Başbakan Erdoğan dönüş yolunda bu manzarayı, "Partim bir yana, ülkem için önemli, anlamlı bir görüntüydü" diye yorumladı.
"Görsünler" diye devam etti:

"En anlamlısı havaalanından miting alanına giderken yol güzergâhındaki görüntülerdi. 7'den 70'e herkesin elinde Türk bayrağı ve AKP bayrakları vardı. Bu görüntüler terör örgütüne karşı hangi partinin Diyarbakır'da var olduğunu gösterir. Birlik ve beraberlik siyasetinin hangi partide yapıldığını gösterir. Diyarbakır mitingi muhteşemdi. Burada CHP ve MHP böyle bir miting yapsınlar da görelim!"

<'GAYET olumlu çalıştık?
Ankara'ya dönerken Başbakan Erdoğan'a Genelkurmay'la ilişkileri sordum. Son günlerde sınır ötesi operasyon konusunda olduğu gibi hükümetle askerden farklı görüşler yansıması, ardından Genelkurmay'a yaptıkları ziyareti anımsattım.
Erdoğan şu değerlendirmeyi yaptı:

"Son dönemde Genelkurmay Başkanı ile üç defa bir araya geldik. Doğru. Bu dönemin hassasiyetiyle alakalı. Benim hastalığımda Büyükanıt Paşa beni ziyaret etmişti. Benim ziyaretim de iade-i ziyaret şeklindeydi, gecikmiş bir ziyaret. Dönemin hassasiyeti nedeniyle kendileriyle üst üste görüşerek hadiseleri müşterek bir noktaya taşımak istedik. Bu süreç sık sık bir araya gelmemizi gerektiriyor. Toplantılar buna yönelikti. Medyada çıkan haberler maksatlı. Özkök Paşa'mla da Büyükanıt Paşa'mla da çok rahat münasebetlerimiz oldu, aramızda en ufak bir sıkıntı yaşanmamıştır. Özkök Paşa'mla da Büyükanıt Paşa'mızla da gayet olumlu şekilde çalıştık, çalışıyoruz. Maalesef hükümetle Genelkurmay arasında geçmişten bu yana hep olumsuzluk meydana getirilmesi gayretleri olmuştur. Gönül arzu eder ki hükümetler ile Genelkurmay arasında, Silahlı Kuvvetler arasında bu tür arayışların içerisine girilmesin. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün kurumlarıyla birdir, bir bütündür. Burada bir arıza bir sıkıntı meydana geldiği zaman Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün kurumları bir yıpranma sürecine girer. Piyasalar ciddi manada etkilenir. Halkımız bundan ciddi manada etkilenir. Kaybeden geneli itibariyle Türkiye olur."

Baykal'ın sözlerine yanıt

Erdoğan, CHP lideri Deniz Baykal'ın Tokat'ta, DTP'yi kastederek, AKP'nin PKK'nın uzantılarıyla nişanlı gözüktüğünü, herhalde, "Düğüne de nikâh şahidi olarak Barzani ve Talabani'yi çağırır, İmralı'dan da çiçek gelir" biçimindeki ağır eleştirisine de şu yanıtı verdi:

"Çok çirkin yaklaşımlar. Devlet adamlığına yakıştıramıyorum. Bu sözler nasıl bir kişilik ve kimlik bunalımı içinde olduğunu gösterir. Yok, olmayan bir şeyi olmuş gibi göstermek Baykal'ın bitişinin ifadesidir. Şu anda parlamentoda DTP diye bir parti yok. Seçimlerden sonra ne olacağı belli değil. Kalkıp kendi kendine gelin-güvey oluyor. Bir siyaset adamı, bir devlet adamı ciddiyetiyle bağdaştıramıyorum. Çok hafif buluyorum."

'Ak günlere-Ak yıllara'

Adıyaman-Diyarbakır gezisi için Esenboğa Havaalanı'nda Başbakan Erdoğan'ın gelmesini bekliyorduk. Erdoğan, AKP Genel Merkezi'nde partisinin seçim bildirgesini açıklıyordu. Başbakan'dan önce haberi geldi. Erdoğan, bildirgeyi açıklarken, "Nice Ak yıllara" demişti. "Ak yıllar" bende hemen Ecevit çağrısı yaptı. "Ak günler" rahmetli Ecevit'in 1970'lerde en önemli sloganıydı. Dağlara taşlara "Ak günler" yazılırdı. "Acaba" dedim, kendi kendime Başbakan Erdoğan, Ecevit'ten mi esinlendi? Uçakta Erdoğan'ın yanında Ertuğrul Günay'ı görünce, "Tamam" dedim, "Bu olsa olsa Ertuğrul Günay'dan çıkmıştır." Ecevit'in, "Ak günler" döneminin en genç, en parlak isimlerinden biriydi Ertuğrul Günay. Gezi boyunca yaptığım küçük bir araştırma haklı olduğumu göstermişti. AKP'nin "Ak günler" sloganını kullanması Günay'ın fikriydi ama Başbakan Erdoğan, "Ak yıllar"a çevirmişti.

'ANLAMLI GÖRÜNTÜ'

Diyarbakır'daki mitingde İstasyon Meydanı'nı doldurup caddelere taşmış kalabalığın taşıdığı Türk bayrakları dikkat çekiciydi. Diyarbakır meydanlarında bu kadar çok Türk bayrağı alışılmış bir görüntü değildi. Başbakan Erdoğan dönüş yolunda bu manzarayı, "Partim bir yana, ülkem için önemli, anlamlı bir görüntüydü" diye yorumladı.



Abdullah Gül: Kadınlardan özür diliyorum

Diyarbakır'dan Ankara'ya dönerken, özel bölümdeki koridorda Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e yönelince ne soracağımı anlayarak, "mahcup bir gülümsemeyle" soruyu bekledi. Milliyet'in o günkü manşeti, "Ayıp olmadı mı Abdullah Bey?"di. Gül, Elazığ'da konuşmuş, "Erkeklik Meclis'e gelmekti. Erkekliğin ispatlanacağı dönemler vardır. Ne yazık ki bunlar yapılmamıştır" diye cumhurbaşkanlığı seçimine katılmayan DYP ve ANAP'lıları eleştirmişti. Ama ölçüyü "erkeklik" diye koyması kadınların tepkisine yol açmıştı. Abdullah Gül'ün nezaketiyle pek bağdaşmayan ifadelerdi. Ben konuyu açınca, "Ya" dedi, "O gün Elazığ'ın havasına girdik, o sözleri söyledik, biraz o havadan kaynaklandı. Kadınlardan özür diliyorum. Onları üzmüşsem, alınmışlarsa gerçekten özür dilerim. Aslında benim üslubum değildir, bilirsiniz. Yoksa biliyorum: Kadınlar yiğittir. Hatta daha yiğittir."

Milliyet



HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.