Kanser tedavisinde cerrahi yöntemler, teknolojik gelişmelerle birlikte hızla dönüşüyor. Özellikle son yıllarda minimal invaziv tekniklerin yaygınlaşması, hem hastaların iyileşme sürecini kısaltıyor hem de cerrahi başarı oranlarını artırıyor. Kanser cerrahisi alanındaki güncel yaklaşımları değerlendiren Prof. Dr. Sabahattin Destek, laparoskopik yöntemlerin neden giderek daha fazla tercih edildiğini ve bu tekniklerin kanser tedavisindeki yerini anlattı.
Kanserin yalnızca bir organ hastalığı değil, bütüncül bir tedavi yaklaşımı gerektiren ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Destek, cerrahinin bu süreçte hâlâ en güçlü silahlardan biri olduğunu vurguladı. “Günümüzde cerrahi tedavi, teknolojiyle birlikte daha güvenli, daha kontrollü ve hasta konforunu önceleyen bir noktaya taşındı” dedi.
Kanser cerrahisinde laparoskopik yöntemler neden tercih edilmeli?
Laparoskopik cerrahinin kanser tedavisinde önemli avantajlar sunduğunu belirten Prof. Dr. Sabahattin Destek, bu yöntemin artık birçok kanser türünde güvenle uygulanabildiğini ifade etti. “Laparoskopik cerrahi, küçük kesilerle yapılan bir yöntem olmasına rağmen onkolojik prensiplerden asla ödün vermez. Aksine, büyütülmüş görüntü sayesinde cerrahi alan çok daha net değerlendirilir” diyen Destek, özellikle mide, kolon, rektum ve endokrin kanserlerinde bu tekniğin etkin sonuçlar verdiğini söyledi.
Prof. Dr. Destek’e göre laparoskopik cerrahi, küçük kesilerle yapılan bir yöntem olmasına rağmen onkolojik prensiplerden asla ödün vermez. Aksine, büyütülmüş görüntü sayesinde cerrahi alan çok daha net değerlendirilir. Laparaskopik cerrahi günümüzde birebir el aletleri ile veya ondan daha pahalı bir seçenek olan robotik olarak yapılmaktadır.
Yeni teknolojiler cerrahin elini güçlendiriyor
Gelişen görüntüleme sistemleri, ileri enerji cihazları ve hassas cerrahi ekipmanların, kanser cerrahisinde devrim niteliğinde değişimler yarattığını belirten Prof. Dr. Sabahattin Destek, “Artık cerrah, ameliyat sırasında dokular arasındaki sınırları çok daha net görebiliyor. Bu da hem tümörün tam olarak çıkarılmasını hem de sağlam dokuların korunmasını mümkün kılıyor” ifadelerini kullandı.
Minimal invaziv yöntemlerin, kanser cerrahisinde yalnızca teknik bir yenilik olmadığını vurgulayan Destek, bunun aynı zamanda hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir yaklaşım olduğunu söyledi.