GÜNÜMÜZÜN VEBASI....

Kansere yakalanma riskini azaltmak için beslenme rehberİ

NELER YEMELİYİZ? NASIL YEMELİYİZ? NE KADAR YEMELİYİZ? NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
Kimi insanlar için yemek için yaşarlar, canlarının istediğini bilinçsizce ve doğru mu yanlış mı diye sorgulamadan ve biraz da zevk için yerler. Ancak günün birinde bu kişiler hiçbir şey yiyemez hale gelebilirler.

Genellikle 35-40 lı yaşlardan sonra bu umursamaz yeme davranışlarının cezası önlerine kronik hastalıklar olarak çıkabilir. Kanser de birden oluşan hastalıklardan değildir. Beslenme ile doğrudan ilişkili olan sindirim sistemi organlarının kanserleri ve birçok kanser türü olumsuz yemek yeme alışkanlığının uzun süre devam etmesi ve hücrelerin yenilenmeyip aşırı yıpranmasına bağlı olarak ortaya çıkarlar.

Hastalıklardan ve kanserden korunmak için:

• Her gün en az 5-7 porsiyon sebze veya meyve tüketmeliyiz. Bunun da yarısını çiğ olarak tercih etmemiz gerekir. 1 porsiyon meyve ortalama 1 küçük avuç dolusu meyvedir. Sebze tüketirken özellikle renklerine dikkat edin, bir gün kırmızı sebze, ertesi gün beyaz sebze diğer gün turuncu sebze tüketmeye yani çeşitliliğe önem verin.
Yeşil sebzelere ise günde en az 1 kez sofralarda yer verilmelidir.
• İdeal kilomuzu korumak ve fazla kanserojen madde almamak adına hayvansal yağlardan, katı yağlardan ve yanmış kızarmış besinlerden mutlak suretle uzak durmalıyız.
• Sağlıklı pişirme yöntemlerini kullanmalıyız. Yiyecekleri hazırlarken kızartma, kavurma, tütsüleme yerine ızgara, fırında, buğulama, haşlama gibi pişirme yöntemleri kullanılmalıdır. Besinleri saklama, hazırlama ve pişirme şekilleri besin değerinin korunması ve özellikle etken maddelerinin vücuda girene kadar yapılarının bozulmaması için çok önemlidir. Bu nedenle sebze yemekleri az suda veya kendi suyu ile pişirilmeli ve hemen tüketilmelidir.
• Daha az tuz tüketmeliyiz. Günlük tuz tüketimi azaltılmalı, sofraya tuzluk getirilmemeli ve günlük tuz tüketimi 5-6 gramı geçmemelidir. Turşu ve salamura gibi fazla tuzlu yiyecekler az miktarda tüketilmelidir.
• Rafine edilmemiş tahılları daha çok tüketmeliyiz. Tam taneli tahılların, kuru baklagillerin tüketimi arttırılmalıdır. Ekmek olarak tam buğday ekmeği, köy ekmeği geleneksel köy ekmeği tercih edilebilir. Tatlı olarak aşure benzeri tahılları dengeli olarak barındıran sağlıklı tatlılar tüketilebilir.
• Lif(posa) tüketimini artırmalıyız. Günlük 25-30 gram posa tüketilmelidir(Sebze ve meyveler, tahıllar posadan zengin besinlerdir).
• Düzenli egzersiz yapmalıyız. Haftada en az 3 gün 30-60 dakika yürüyüş, yüzme, bisiklet, step gibi egzersizler yapılmalı ve ömür boyu sürdürülmelidir.

Son yıllarda kanser araştırmalarında sebze ve meyvelerdeki besin öğesi olmayan bazı maddelerin kanserin önlenmesinde önemli rol oynadığı kanıtlanmıştır. Bu çalışma sonuçlarından bazı örnekler;
Domateste bulunan likopen prostat kanserini önlemede çok etkilidir.
Lahana’da bulunan izosiyanatlar meme ve kolon kanserini önlemede etkilidir.
Soya fasulyesinde bulunan fitoöstörojenler rahim ve meme kanserini önlemede etkilidir.

Yüzlerce bilim adamı çağın illeti kanseri yenmek için binlerce besin üzerinde araştırma yapmış ve özellikle sebze ve meyvelere renk veren maddelerin kanser üzerinde etkili olduğu sonucuna varmışlardır.

BURADA ÖNEMLİ OLAN SAĞLIKLI VE DENGELİ BİR BESLENME BİÇİMİYLE BESİN ÇEŞİTLİLİĞİNİN SAĞLANMASIDIR...

Kaynak:Wardom
İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Haberleri

Sağlık Bakanı'ndan önemli uyarı
Sistem 2 saat çalışmayacak
Bir tıkla aile hekimizi öğrenin
Devle hastanesine randevusuz girilemeyecek
Mandalina kanser riskini azaltıyor