• BIST 106.919
  • Altın 140,862
  • Dolar 3,5378
  • Euro 4,0661
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

Bizim paramızı bize nasıl satıyorlar?

Bizim paramızı bize nasıl satıyorlar?
ABD'liler hiç elini sallamadan bizim paramızı bize satarak yüzde 15 kazanıyor. İşte bu kadarda olmaz dedirten olay.....

Rahim Ak'ın haberi

Türkiye 27 milyar $'ı devlet, 14 milyar doları özel sektör olmak üzere, ABD'de 41 milyar dolar tutuyor. AB üyesi devletlerde tutulan para ise 27 milyar dolar Bu para yıllık ortalama yüzde 4 faiz getiriyor. Yabancı fonlar bu sayede bollaşan parayı Türkiye'ye geri getirip yüzde 20 faizle satıyor ..

Son 5 yılda portföy yatırımları ile Türkiye'yi dövize boğan ABD'li fonların portföyündeki paranın bir kısmı yine Türkiye'den gidiyor. Üstelik aradan en az yüzde 15'lik faiz farkı kazanılıyor. Amerikan Hazine'sinin internet sitesine göre 2007 yılında Amerikan Hazine kâğıtlarında devletlerin tuttuğu para 2.2 trilyon dolara çıktı. Bunun 27 milyar doları da Türk Merkez Bankası'na ait. Yine siteden edinilen bilgilere göre Türk özel sektörü de 14 milyar dolarlık bir yatırımı ABD Hazinesi'nde tutuyor. Hem Merkez Bankası hem de özel sektör toplam 41 milyar doları ABD Hazine bonolarında yaklaşık yüzde 5 faizle tutuyor.

Oysa son 5 yılda Türkiye'ye akın akın gelen ABD'li fonlar Türk Hazine bonolarında yüzde 20 faizle yatırım yapıyor. Eğer Türkiye ile birlikte 31 ülke ve özel sektör bu parayı ABD Hazine'sinde tutmasaydı ABD'de trilyon dolarlara ulaşan fonlar da bu parayı bulamayacak ve yüzde 20 faizle Türkiye'ye yatırım yapacak bir likidite oluşmayacaktı. Bu sonucu merkez bankalarının para piyasalarındaki gelişmelere karşı rezerv tutma zorunluluğu doğuruyor. Merkez bankaları eğer bu rezervi tutmazsa olası şoklara karşı müdahale kabiliyetleri kalmayacak ve ülkede bu risk nedeniyle maliyetler de yükselebilecek. Merkez bankası rezervini risksiz yatırım araçları veya kısa vadeli yatarım araçlarında kullanabiliyor.

REZERV ZORUNLULUĞU

Risksiz yatırımların başında da başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerin hazine kağıtları geliyor. Merkez 68.8 milyor dolarlık rezervinin yaklaşık yüzde 20'sini, yani 14 milyar doları kısa vadeli yatırım araçlarında tutuyor. 27 milyar doları ABD hazine bonosunda geri kalan yaklaşık 27 milyar dolarını da Avrupa Birliği üyesi ülkelerin hazine kağıtlarında tutuyor.

15 MİLYAR $'LIK FARK

Böylece hem ABD hem Avrupa ülkelerinin kağıtlarında ortalalama yüzde 4 ile tutulan 54 milyar dolardan Türkiye yıllık 2,1 milyar dolar faiz elde ediyor. Buna 14 milyar dolarlık ağırlıklı olarak bankaların yatırım yaptığı özel sektörün satın aldığı tahvilleri eklersek Türkiye 68 milyar doları yabancı ülkelerin bonosunda tutarak 2.7 milyar dolar faiz alıyor.

Oysa son 5 yılda Türkiye'ye 90.2 milyar dolar getiren yabancı fonlar (döviz kurunu sabit kabul edersek) ortalama yüzde 25 faiz oranı ile yılda 22.5 milyar dolar faiz alıyor. Bu paranın Türkiye'den giden kısmı yani 68.8 milyar dolarlık kısmından ise yabancılar yine döviz kurunu sabit bile tutsak 17.2 milyar dolarlık faiz alıyor. Aradaki fark ise 14.5 milyar dolar.

Elin taşıyla elin kuşunu vuruyorlar

Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Eski Merkez Bankası Başkanı Şükrü Binay, durumu "Elin taşı ile elin kuşunu vuruyorlar. O kuş da biziz" şeklinde özetledi. Türkiye'nin 2001 krizinden sonra döviz alarak enflasyonu baskı altına alma stratejisinin bir sonucu olarak bu garipliğin ortaya çıktığını belirten Binay, "Bunun enflasyonu patlatmadan çözmenin yolu da yok. Çin ve Japonya gibi cari fazlası olan ülkeler açısından bir yanlışlığı yok. Ancak cari açığı olan yani dövize ihtiyacı olan bir ülkenin yapıyor olması tezatı oluşturuyor" diye konuştu.

Sabah



  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim