Şişli Gazetesi
Şehabettin Küçükyazıcı
Referanduma doğru
Tarih: 9 Ağustos 2010, 09:39:04
Referandum kelimesi, büyük bir topluluğun türlü siyasal ve toplumsal sorunlar karşısında, olumlu ya da olumsuz tutumunu belirlemek maksadıyla halk oylamasına başvurulması anlamına gelmektedir.

Bilindiği gibi, Yasama organı tarafından hazırlanmış olan Anayasa değişikliği ile ilgili Kanun, Anayasamızda öngörülen yeter sayı ile kanunlaşamamış olduğundan 12 Eylül 2010 tarihinde HALK OYLAMASINA sunulacaktır.

Yapılacak bu değişiklikle ilgili halk oylaması tanıtımı gerekçe gösterilerek, Türkiye’mizin çok önemli sorunlarının ertelenmesine neden olan büyük tanıtım toplantı ve gösterileri yapılmaktadır.

12 Eylül  darbecileri  tarafından  hazırlanmış, mevcut Anayasa üzerinde, bu güne kadar pek çok kere değişiklik gerçekleştirilmiş olup, hiç kimse yeni bir Anayasa yapmak yoluna gitmemiştir.  Daha önceki değişiklikler yeterli oy çokluğu ile kanunlaştığı için, halk oylamasına ihtiyaç duyulmamıştır. Özetle, Anayasalar değişmez değildir.

Bununla beraber, Anayasalar esas itibariyle TOPLUMSAL BİR UZLAŞMA BELGESİDİR. Bu nedenle, toplumda bu  güne kadar tartışılmış, bir sonuca ulaşılamamış, milletvekili dokunulmazlıkları, kadın hakları, milli eğitim, seçim barajı, kültürel ve etnik sorunlar, yargı ve bürokrasi  ve benzeri hususlarda toplumsal diyalog ve uzlaşma ile bir yeni Anayasa hazırlanarak TBMM de görüşülüp  sonuçlandırılması yoluna gidilmemiştir. Bunun yerine üzerinde hala 12 Eylül darbecilerinin markası ön planda duran metinde, iktidar isteği için, BDP tarafından verilen destekle,   gece yarılarına ve bazen sabahlara kadar süren oturumlarda, uykusuz vekillerin oyları ile kısmi değişiklikler gerçekleştirilmiş, ancak Anayasada öngörülen yeterli çoğunluk sağlanmadığından halk oylamasına sunulması gerekmiştir. BDP halk oylamasında boykot kararı ile dolaylı desteğini sürdürmektedir.

Bu arada, muhalefet milletvekilleri tarafından yeterli imza sağlanarak, taslağın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmuş, Anayasa Mahkemesinin  kısmen iptal şeklindeki kararı üzerine, Yüksek Seçim Kurulu, iktidarın isteği doğrultusunda halk oylaması sürecinde değişikliğe gerek bulunmadığına hükmetmiştir.

Ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen değişiklik metni, Resmi Gazetede yayınlandığı halde, Anayasa Mahkemesinin kısmen iptal kararından sonra, Anayasa değişikliği kanununun, halk oyuna sunulacak olan yeni şekli, Resmi Gazetede yayınlanmamıştır.

Anayasa değişikliği çalışmalarında, uluslar arası hukuk teamüllerine uygun şekilde,yeterli toplumsal uzlaşı arayışları çabaları gösterilmemiş, Anayasa Mahkemesi kararına göre meydana gelen değişikliklerden sonraki yeni metin, Resmi Gazetede yayınlanmamış, Yüksek Seçim Kurulu, halk oylaması tarihi  tespiti için geçmesi gereken süreyi,  ilk metinin yayınlanma tarihini dikkate alınarak hesaplamıştır.

Muhtemelen iktidar, bakanları, milletvekilleri, kamu görevlileri, TRT ve sair vasıtalarla  yapılan değişiklikleri halka yeterince anlatabileceğini  düşünmektedir. Ancak, değişikliklerin Resmi Gazetede yayınlanmamış olması halkta,  12 Eylül günü neye oy verdiğini bilememek gibi tereddüt doğmasına neden olabilecek, Yüksek Seçim Kurulunun referandum tarihini tespit için kullandığı veriler gelecek yıllarda uzun tartışmalara neden olabilecektir.

12 Eylülde halk oylamasına sunulacak olan Anayasa  değişikliğine ilişkin metinde, ciddi biçimde sıkıntı yaratacak hükümler  Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş bulunmaktadır. Geriye, yasama döneminin dört yıla indirilmesi, toplantı yeter sayısının düzenlenmesi, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, çocukların ve yaşlıların korunması, vatandaşın yurt dışına çıkışının kolaylaştırılması, değişikliklere uyum sağlayıcı hükümler gibi hemen kimsenin itiraz etmeyeceği düzenlemeler kalmış bulunmaktadır. Zaten metinde bunların da Kanunla düzenleneceği hükmü yer almaktadır. Ancak,  halk oylaması sürecinde yapılan meydan mitingleri, Anayasa değişikliği tanıtımından çok   iktidar ve muhalefet arasında kısır çekişmelere sahne olmakta, adeta bir tür iktidarın güven tazelemesi gösterisine, genel seçim provasına  dönüşmüş bulunmaktadır.

İktidar tarafından da yetersiz olduğu kabul edilen değişiklikler yasalaştığında da,  12 Eylül Anayasası değişmeyecek, Kenan Evren ve arkadaşları aracılığıyla Türkiye’yi  karanlığa iten darbe izleri ortadan kalkmış olmayacaktır. Halka bu gerçeğin anlatılabilmesi gereksiz yere yükselen tansiyonun düşmesini sağlayabilecektir.

Ağır geçen yaz koşullarına rağmen, bize göre hiçbir sonuç yaratmayacak düzenleme uğruna halkımız  gereksiz  bir kaosun içinde boğulmakta, terör ve sair sıkıntılar karşısında ülkemin insanları çaresizlik içinde iken, milyonlarca lira harcanarak yapılan tuluat  toplantıları ile boşuna zaman harcanmaktadır.

Yazıma başlarken yine üç aileye ateş düştüğünü bildiriyordu TV alt yazılarında, yazımı bitirmeye çalıştığım süre içinde, yeni bir terör saldırısı haberi, bu kez Türk Polisine yapılan hunhar saldırı haberi ile yıkılıyorum. Gencecik yaşlarında, toprağın altına gönderdiğimiz yavrularımızın sorunlarını çözecek çabalar bunlar olmasa gerek. Ve hiçbir yere çıkmayan eğri büğrü yollarda geçen zamana çok yazık oluyor. Umarım ben yanılıyorumdur ve bu şenlikli mitingler, ordu komuta kademesindeki atamalardaki rahatlık gelecekte güzel günlerin habercisi olur.

12 Eylül 1980 halk oylamasında, kırmızı oy kullananları tespit için, seçmen kütüğü, kimin hangi sandıkta  oy kullandığının bilinmesi önlemleri yetersiz bulunarak, oy pusulası neredeyse  şeffaf  bir beyaz  zarftan yapılmıştı, darbecilerin akıl almaz işkenceleri kulaklarımızda çınlıyordu. Çok az kişi kırmızı oy kullanmayı göze alabildi. Baskılar altında halkım beyaz oy vermeye yönlendirilmişti. Ve sonuç darbecilerin %90 zaferiyle bitmişti. Aradan bunca yıl geçti, yüzde doksan evet oyu aldığı halde, kimse tarafından kabul edilip benimsenmeyen! 12 Eylül uzantısından, yeni çağdaş bir anayasa yapıp  kurtulamadık.

Sunumu, beklentileri çok büyük olan referandum sonucunun,  EVET veya HAYIR çıkması bize göre hiçbir anlam ifade etmeyecektir. İktidar ve muhalefet sonuçları istedikleri şekilde yorumlayacaklardır. Zaten söz konusu değişiklikler kabul edilsin veya edilmesin 13 Eylül günü halkımın yaşamında hiçbir önemli değişiklik olmayacak, terör, işsizlik, ekonomik ve sosyal sıkıntılar, yolsuzluk, dokunulmazlıklar ve nice dev sorunlar  daha fazla artmış olarak yetkililerin karşısına çıkacaklardır.

Bununla birlikte, gelecek için umutsuz olmaya gerek olmadığını düşünüyor, Türk halkının er veya geç  bir çözüm yolu bulacağına inanıyorum.

BÜTÜN YAZILARI

1
Tüm Manşetler


ANKET
Referandumda oyunuz ne olacak?
Evet
Hayır
Kararsız
Kullanmayacağım
Anket Sonuçları

DÖVİZ KURLARI
Alış Satış
USD 1.4994 1.5066
EUR 1.9241 1.9334
GBP 2.3100 2.3221

HAVA DURUMU
İstanbul Ankara İzmir
Istanbul Ankara İzmir

Şehri İstanbul
Copyright © 2007 - 2010 Şişli Gazetesi
Tüm hakları saklıdır, izinsiz kullanılamaz.
Gupse İnternet Teknolojileri