• BIST 89.371
  • Altın 146,677
  • Dolar 3,6426
  • Euro 3,9175
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 17 °C

Ve işçi kıyımı başladı!

Ve işçi kıyımı başladı!
DİSK Başkanı Çelebi, 'Trakya'da 40 bin kişi atıldı.

Kriz fırsatçılığı yaplıyor' derken, TEKSİF Başkanı Irgat, 'Tekstilde kriz iki yıldır var, 200 bin kişi işsiz kaldı' dedi.

Radikal Gazetesi'nde yer alana habere göre, Türkiye’de toplam sanayi üretiminde ağustos ayında yüzde 4.1, eylülde yüzde 5.5 oranında daralma yaşanırken, özellikle tekstil sektöründen yoğun işsizlik haberleri geliyor. Peşpeşe kapanan fabrikalar dolayısıyla tekstilde iki yıl önce başlayan
işçi çıkarmalar had safhaya ulaştı.

TEKSİF Başkanı Nazmi Irgat’a göre son iki yılda tekstil sektöründe 150-200 bin dolayında
işçi işsiz kaldı. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi işten çıkarmaların en çok Trakya, Bursa, Denizli, Adana, Gaziantep, Kayseri, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta yaşandığını belirterek, bazı işverenlerin kriz fırsatçılığı yaptığını söyledi. TİSK Başkanı Tuğrul Kudatgobilik ise imalat sanayiinde dört tezgahtan birinin boşaldığını belirtti.

OTOMOTİV KÜÇÜLÜYOR

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), otomobil pazarında hazirandan bu yana devam eden gerilemenin, ekimde daha keskin olduğunu belirterek, geçen ay toplam pazarda yüzde 37.3, otomobil pazarında ise yüzde 39.2 azalma yaşandığını bildirdi. Açıklamada, Avrupa pazarındaki daralmanın, Türkiye ihracatı üzerindeki etkisinin ekimde başlayan sipariş iptalleriyle kendini gösterdiği, gelecek aylarda da söz konusu düşüşün artarak devam edeceğinin tahmin edildiği belirtildi.

Arka arkaya kapıtıyorlar Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4.1 oranında azalan toplam sanayi üretimi, eylül ayında da geçen yıla göre yüzde 5.5 oranında azaldı. Ekim ayının sanayi üretiminin daha da düşmesi beklenirken, Türkiye’nin her tarafından kapanan fabrika haberleri geliyor. Sönmez Filament, Edip İplik gibi sektörün önde gelen fabrikaları da kapanma kararı aldılar. İnşaat, metal ve otomotiv sektörleri işten atmalar ya da zorunlu izne çıkarmaların en yoğun yaşandığı sektörlerin başında geliyor. Vasıfsız
işçiler açısından istihdam deposu sektörlerde yaşanan bu daralmanın, resmi rakamlara göre 2.4 milyon, gayriresmi rakamlara göre ise 5 milyonu bulan işsiz sayısını daha da artırmasından korkuluyor. İşçi ve işveren örgütlerinin işten çıkarmalarla ilgili görüşleri şöyle:

'YAKINDAN İZLENSİN'

Süleyman Çelebi (DİSK Genel Başkanı): Sendikalı ve sendikasız işyerlerini birlikte düşündüğümüzde, ekonomideki küçülmenin etkisi birçok sektörde kendisini hissettiriyor. Trakya’da tekstil sektörü ağırlıklı olmak üzere son bir yıl içinde istihdamda 40 bin kişilik daralma oldu. Şu anda Denizli’de ve Bursa’da ciddi anlamda işsizlik var. Bursa’da 20-25 bin kişi işten çıkartıldı. Kayseri’de istihdamda 16 bin kişilik daralma oldu. Adana, Gaziantep, Adıyaman, Kahramanmaraş yine işten çıkarmaların arttığı iller arasında. Tekstilin yanı sıra inşaat sektöründe de ciddi bir işten çıkarmalar yaşanırken, şimdi yavaş yavaş metal ve otomotiv sektöründe de benzer bir süreç yaşanıyor. Ancak işten çıkarmaların hepsinin haklı nedenlere dayandığını söylemek zor. Bir çok işveren keyfi olarak, fırsatçı bir yaklaşımla işten çıkarma yoluna gidiyor maliyeti yüksek olan
işçileri çıkartıp ucuz işçi çalıştırmak için krizi fırsat olarak görüyor. 12 Eylül’ü savunmuyorum ama 12 Eylül’deki gibi bir yasak konulabilir haksız yere işçi çıkarmalara karşı. Kriz fırsatçısı işverenleri denetlemek, önlemek hükümetin görevidir. İşsizlik Sigortasının koşulları ve yararlanma süresi iyileştirilmeli.

Nazmi Irgat (Türk-İş’e bağlı TEKSİF Sendikası Genel Başkanı): Sektörde kriz aslında iki yıldır devam ediyordu. Bizim sektörde kayıtlı çalışanlardan çok kayıt dışı çalışanlar da var. Bunları birlikte değerlendirdiğimizde iki yılda sektörde 150-200 bin kişilik istihdam daralması yaşandı. İstihdamdaki bu daralma, Uzakdoğu rekabetine karşı sektörün rekabet gücünün, düşük kur, yüksek faiz politikası nedeniyle zayıf düşmesinden kaynaklanmıştır. Bakın 23 milyar dolarlık tekstil ihracatı var ama 8.5 milyar dolarlık da ithalat var. Bunun sadece çok az bir kısmı aramalından oluşuyor. Hükümet gerekli tedbirleri zamanında almadı. Sadece TEKSİF Sendikasının üye sayısı bu süreçte on bin kişi azaldı, işten çıkarmalar dolayısıyla. Çok sayıda iplik fabrikası kapandı, bir kısmı da kapanmayıp üretimini daralttı. Sönmez Holding, Çanga Grubu, Isparta Mensucat gibi sektörün önde gelen firmaları kapattılar. Çağlar Grubunda daralma yaşadık.

Gaziantep, Adıyaman, Kahramanmaraş, Bursa, Denizli gibi illerde istihdamda ciddi daralmalar oldu. Bize dokunmaz dedikleri kriz aslında yılbaşından beri devam ediyordu, bir aydır konuşulmaya başlandı.
‘İnşaat kan ağlıyor’

Erdal Eren (Türk Müteahhitleri Birliği Başkanı): İnşaat sektöründe ciddi bir duraklama olduğunu hepimiz takip ediyoruz.

Özellikle konut sektöründe daralma var. 2006 ortalarında başlamıştı duraklama. Bunun istihdama ciddi anlamda olumsuz etkisi kaçınılmaz. İnşaat sektörü 200’e yakın alt sektörü harekete geçiren, tarım dışı istihdamda yüzde 11’e yakın payı olan bir sektör. İki yıl önce yüzde 21 oranında büyüyen inşaat ve konut sektörü şimdilerde negatif yüzde 1 seviyelerinde.

Yurtiçinin yanı sıra yurtdışında da, özellikle Rusya’da özel sektör kaynaklı yatırımcıların ödemeleri yavaşlatmalarından dolayı bazı müteahhitlerimiz işlerini geçici olarak durdurmaya,
işçilerini Türkiye’ye geçici olarak göndermeye başladılar. Bunun kalıcı olmayacağını umuyorum. Rusya’nın kendisini kısa sürede toparlayacağını ümit ediyorum.

GAP, DAP gibi altyapı yatırımlara devam edilmesi, yurtiçinde sektörü canlandırmak açısından çok önemli. Çünkü özel sektör ve yap-sat sektörünün yakın vadede hareketleneceğini beklemiyorum. TOKİ’nin de mutlaka yeni inşaat şantiyelerini devam ettirmesine ihtiyaç var. Eğer hükümet yurtdışı müteahhitlerine kamu bankaları aracılığıyla teminat mektubu desteği sağlamış olsa yurtdışındaki iş hacmimizi 20 milyardan 40 milyar dolara çıkar.

'ŞU ANDA DÖRT TEZGAHTAN BİRİ BOŞ'

Tuğrul Kudatgobilik (Türkiye İşveren Sendikaları Başkanı): Dünya ekonomisindeki daralmanın yanı sıra iç talepte de daralma yaşanması nedeniyle Türkiye’de kapasite kullanım oranıyla birlikte büyüme oranı düşecek ve işsizlik oranı daha da artacaktır. Veriler açıkça bir durgunluğa girildiğine işaret ediyor. Geçtiğimiz yıl yüzde 1.2 büyüyen imalat sanayii yüzde 6.4 küçüldü. Bu son 32 ayın en hızlı düşüşü. Sanayideki daralma öncesi kapasite kullanım oranlarında ciddi düşüşler görüldü. Ağustos 2008’de kapasite kullanım oranı yüzde 76.2 olurken, Eylül 2008’de yüzde 79.8, ekimde ise yüzde 76.7 düzeyinde kaldı.

Bir önceki yıl bu oranlar ağustosta yüzde 80.3, eylülde yüzde 83.2, ekimde yüzde 83.1 düzeyindeydi. En basit söylemle şu anda Türk sanayinde dört tezgahtan birisi boş. Bu durum işsizliğin daha da artacağının göstergesi. Zora giren şirketlerin
işçi çıkarmalarının önüne geçebilmek amacıyla İşsizlik Sigortası Fonu’ndan belli koşullarda ve sürelerde yararlanılması için gerekli düzenlemeler yapılmalı. İşçi çıkarılması kaçınılmaz olan şirketler açısından da kıdem tazminatları İşsizlik Fonu’ndan ayrılacak karşılıklarla oluşturulacak bir “Borç Fonu” aracılığıyla ödenmeli.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim