• BIST 100.618
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5120
  • Euro 3,9960
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 14 °C

Sokaklar şenlenecek

Sokaklar şenlenecek
Yeni Rakı festivali Nevizade'de başlayıp, Kumkapı, Çeşme ve Cunda'da devam edecek.

YENİ RAKI Geleneksel Sokak Şenlikleri Beyoğlu'nun meşhur sokağı Nevizade'de başlayıp Kumkapı, Çeşme ve Cunda'da devam edecek. Şenliğin açılışı usta klarnetçi Selim Sesler ve Yeni Rakı Fasıl Ekibi'nden... İnsanlar içkilerini yudumlarken onları eğlendirecek olan Sesler "Benim olduğum yerde içki var. Çünkü içkiyle en iyi benim müziğim gidiyor" diyor.

 
Yeni Rakı'nın geleneksel sokak şenlikleri 8 Ağustos'ta başlıyor. İstanbul'un en çok içki, özellikle de rakı tüketilen bölgelerinden Beyoğlu, Nevizade Sokak'ta gerçekleştirilecek bu şenliğin açılışını ünlü klarnet virtüözü Selim Sesler ve Yeni Rakı Fasıl Ekibi yapacak. İçki sofralarını müzikle şenlendirecek olan şenlikte dansözler, sihirbazlar, falcılarla tam bir karnaval havası yaratılacak.
Şenliğin açılışını yapacak Selim Sesler, "İçkiyle en iyi benim müziğim Selim Sesler gidiyor. Benim olduğum yerde hep içki var. Ben çalıyorum, onlar içiyor, oynuyor" derken, Yeni Rakı Fasıl Ekibi'nden kanuni Osman Dursun, "Bizler sokakların psikoloğu gibiyiz. Müşterilerin hislerini enstrümanlara yansıtıyoruz" diye konuşuyor.

"Sokakların psikoloğu gibiyiz"

Osman Dursun

Sizi Ahırkapı Roman Orkestrası'ndan tanıyoruz. Şenlikler de ise Yeni Rakı Fasıl Ekibi olarak karşımıza çıktınız...
Üç sene önce sokak çalgıcıları muhabbeti çok modaydı. Bizim de bir grubumuz vardı. Sonra bizden bir fasıl ekibi kurmamız istendi.
İlk çıkışımız Yeni Rakı'ya yaptığımız besteyle oldu. Bu şarkıyı ben besteledim: "Yeni Rakı geliyor / Yüreğim hop hop ediyor / Mezenin yoğurdu kaymaktan / Güzeller geliyor Ahırkapı'dan"... Şarkı çok tuttu. Sonra da şenliklere başladık. Başta İstanbul'da yapıyorduk, şimdi ise Ege'ye açıldık.



Neler çalacaksınız?
Nevizade rakı bölgesi. Söz konusu rakı olunca meyhane, fasıl şarkıları çalacağız. İnsanları hem eğlendirecek hem efkarlandıracak parçalar seçtik. Mesela "Bu Akşam Bütün Meyhanelerini Dolaştım İstanbul'un", "Safalar Getirdiniz; Safa Geldiniz Dostlar", "İstanbul Sokakları", "Neden Saçların Beyazlanmış Arkadaş" gibi. Keyifçilerin istekleri bellidir zaten. Neden çünkü her içkinin bir müziği var. Rakı içerken meyhane müziği dinlenir. Ya da klasik müzik veya Batı müziği dinlerken şarap içilir. Siz hiç rakıyla pop müzik dinleyen duydunuz mu? 

"Sahnedeki şov ayrı, sokaktaki ayrı"

Siz artık insan sarrafı olmuşsunuzdur. Kendinizi müzisyen dışında ne gibi görüyorsunuz?
Biz içen, eğlenen kişilerle iç içeyiz. O yüzden onların ruh hallerini çözüyoruz. Yani sokakların psikoloğu gibiyiz. Onların hislerini enstrümanlara yansıtıyoruz. Mesela Zeki abi gelir, "Bu arkadaşa 'Neden Saçların Beyazlanmış Arkadaş'ı çalalım" der. Adam "Oh" der. Dolayısıyla hem sahnede çalacağız hem de sokak aralarına girip insanları coşturmayı düşünüyoruz.

Ayakta çalmak zor değil mi? Sonuçta bir sürü farklı enstrüman var.
Ayakta çalmak zor, o yüzden ona göre seçiyoruz çalgıları. Mesela klavye çalan arkadaş şimdi akordeon çalıyor. Ayrıca tüm aletlerde askılar var. Bir tek kanun zor oluyor. Onda da görüyorsunuz kas yaptım. Sahnedeki şov ayrı, sokaktaki ayrı. Sokakta insanların ailesinden biri oluyoruz, o yüzden rahat hareket etmek, eğlenceye dahil olmak gerekiyor.

Selim bey, bu organizasyonla Nevizade Sokak sizinle şenlenecek. Teklifi nasıl aldınız?
Esasında bu konsept bana tam uydu. Çünkü ben Yeni Rakıcıyımdır. Yetkililer "Selim bizim projede çalar mı acaba?" demişler. Ben de "Benim işim bu. Neden olmasın?" dedim.



O gün insanlar yemeklerini yerken, içkilerini içerken, siz klarnetinizle ortama renk katacaksınız. Bu bir sahne şovu olmadığına göre repertuvarınızı neye göre hazırladınız?
Dünyanın dört bir tarafından; Balkanlar'dan, Rumeli'den, Trakya'dan Roman havaları, Orta Anadolu'dan türküler seçtim. Son albümüm "Oğlan Bizim Kız Bizim"den parçalar çalacağım. Ama bu tür ortamların olmazsa olmaz parçaları "Kaynanamın Donu" ve "Hadi Gidelim Karakola Merkeze". Bunun dışında sirtolar, meyhane müzikleri de var. Roman ve tulum havası bol bol göbek attırır.

"Sokakta çalınca kendimi 15'imde gibi hissediyorum"

Yani sokaktaki müşterilerinizi yerlerinde hiç oturtmayacaksınız...
Şimdi olayın konsepti belli. "Lale Devri" gibi slow parçalar herkesi uyutur. Artık insanlar o eski ve ağır fasıl muhabbetini istemiyorlar. Geliyorsa oynamak, canlanmak için geliyor. Ben koyu fasıl da çalarım ama her şey değişiyor artık. Zaten çalmadan önce muhakkak nabızları yokluyorum. İnsanlar neyle hoşlaştı, onla devam ediyorum. 

Sizin için sahnede çalmak mı daha heyecan verici yoksa sokakta mı?
İşini seven her yerde çalar, her yeri sever. Düğünde de, sokakta da, Cemal Reşit Rey'de de aynı zevkle çalar. Ama sokakta çalmak bence daha heyecanlı. Çünkü konser salonunda her şey belirlidir; şarkılar, salon düzeni, seyirciler... Sokakta ise gelen geçenin de ilgisi sen olacaksın, masasında meze yiyenin de. "Aa Selim abi sokakta çalıyor" diyenler de olacak. O yüzden yorgunluk, dikkat dağılması gibi şeyler olabilir.

Ama sizin bir avantajınız var. Daha önceden sokaklarda, düğünlerde, panayırlarda da çaldınız.
Tabii sokakta çalmak kendine çalmak, kendini tatmin için çalmak gibi. 15 yaşlarımda çok çaldım ben sokaklarda, düğünlerde. Sokakta çalınca kendimi 15'imde gibi hissediyorum. O yüzden Nevizade'de düğünde çalar gibi rahat çalacağım.

Siz hep eğlendiren tarafsınız. Peki siz nasıl eğlenirsiniz?
Bizim eğlenceler çok cafcaflı geçer. Ama hiçbir zaman oturduğum yerde kalamam. "Selim Sesler sahneye, oynamaya" diye anons ederler. Ben de çıkar oynarım. Arkadaşlarımla da balık yemek ve içmek için Nevizade'ye ve Balık Pazarı'na gelirim. Şöyle de bir şey var. İçkiyle en iyi benim müziğim gidiyor. Benim olduğum yerde hep içki var. Ben çalıyorum, onlar içiyor, oynuyor.

Bu etkinliğin bir diğer ayağı da Kumkapı'da Kibariye'yle olacak...
Kibariye müthiştir. Çok çaldım ben ona. Özellikle de ilk patladığı zamanlarda. Kaprisi yoktur. Allah için usta kadındır. Münih'te bir yılbaşı programımız vardı. Otelin lobisinde bile çalıp oynamışlığımız vardır. Çok eğlendireceğinden eminim.

"Hüsnü Şenlendirici yerine Serkan Çağrı'yı tercih ederim"

Bu şenliklere Hüsnü Şenlendirici ya da Serkan Çağrı gibi ünlü klarnetçiler katılsaydı, birlikte çalmak için kimi seçerdiniz?
Hüsnü iyidir. Başta bizim tarzımızda çalardı, şimdi ise Batı tarzına yakın çalıyor. Hüsnü'yü de Serkan'ı da küçüklüklerinden beri tanırım. Konu birlikte çalmaksa Hüsnü'nün yerine Serkan'ı seçerim. Serkan teknik açıdan çok başarılı.

MİLLİYET CUMARTESİ






  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Gürültü Kongresi başlıyor27 Ağustos 2007 Pazartesi 00:00
  • İstanbul'da yağış etkili olmaya başladı27 Ağustos 2007 Pazartesi 00:00
  • Döner restoranlı otel27 Ağustos 2007 Pazartesi 00:00
  • TEM'de trafik normale döndü27 Ağustos 2007 Pazartesi 00:00
  • Da Vinci'nin Haliç Köprüsü sergide25 Ağustos 2007 Cumartesi 00:00
  • Boğaziçi Köprüsü yayalara açılıyor25 Ağustos 2007 Cumartesi 00:00
  • Pendik Fuarı 2008'de açılıyor25 Ağustos 2007 Cumartesi 00:00
  • ‘İSKİ Terkos’a deniz suyu verdi’25 Ağustos 2007 Cumartesi 00:00
  • Eminönü'nde yangın25 Ağustos 2007 Cumartesi 00:00
  • Pendik Aydos yangını söndürüldü25 Ağustos 2007 Cumartesi 00:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim