• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 9 °C

Semih'ten çarpıcı açıklamalar

Semih'ten çarpıcı açıklamalar
Bir santrfor, neredeyse sonradan oyuna girdiği her maçta gol atıyor diye, anlamsız bir düz mantık sonucunda karşılaşmalara yedek kulübesinde başlar mı?

Ya da o santrfor, bu durumu hiç mi dert etmez? Süper Lig'i takip eden insanlar yıllardır bu soruları soruyor? Bu soruların sürekli tekrarlanmasının nedeni ise Semih Şentürk...

Geçen sezon (Tıpkı diğer sezonlarda olduğu gibi) bir türlü 11'in değişmez ismi olmamasına rağmen Süper Lig'i gol kralı olarak noktalayan Semih, Milli Takım formasıyla kaydettiği 3 kritik golle de EURO 2008'in iz bırakan isimleri arasında yer aldı. Kendisi hakkında yapılan "Yeterli bir santrfor mu?" şeklinde tartışmalara son verdiği şampiyonanın yorgunluğunu eşi Pınar ve kızı Naz ile Bodrum'da atan 'Gol kralı' Semih, açık yürekli açıklamalar yaptı..

"BABAM SAĞOLSUN"
"Annem okumamı, babam ise futbolcu olmamı istiyordu. Babam, anneme rağmen beni İzmir Çamdibispor'a götürdü. Bir yıl içinde hem Genç Takım'da hem de amatör takımda oynamaya başladım. O sezon toplam 50 maçta 105 gol attım ve Genç Milli Takım'a seçildim. O dönemde Fenerbahçe'nin alt yapı antrenörü olan İrfan Saraloğlu beni alt yapı sorumlusu Cemil Turan'a önermiş. Cemil Turan da beni Fenerbahçe'ye transfer etti.

"TÜRK OLMAK ZOR!"
Bir kere Türk pasaportuyla futbol oynamak, Türkiye'de bile zor. Eğer ben Süper Lig'de, Şampiyonlar Ligi'nde ve 2008 Avrupa Futbol
Şampiyonası'nda yaptıklarım sonrasında ve milyon dolarlar karşılığında Fenerbahçe'ye gelseydim, hem karizmam olurdu hem de sürekli ilk 11'de oynardım. "Ama ben Fenerbahçe alt yapısından yetiştim ve buralara tırnaklarımla kazıyarak geldim. Bu da yıldız olmam için uzun zaman aldı. Şu andaki bulunduğum noktaya gelebilmek için gece-gündüz dişimi tırnağıma takarak çalıştım. Artık nöbetçi golcü değil gerçek golcüyüm."

AVRUPA'YI İSTERİM
"Kariyerimi Avrupa'da sürdürmek isterim. Ama daha yeni Fenerbahçe ile 2+1 yıllık sözleşme imzaladım. Beni almak isteyen takımlar, önce kulübümle anlaşmak zorunda"..

Fenerbahçe'de oynamak dünyanın en özel şeyi. Burada yedek kalmak bile onur. Yedek kaldığım için üzülüyorum ama asla şikayet etmiyorum. Ancak sürekli ilk 11'de oynasaydım 30 gol atardım; bunu biliyorum. Fenerbahçe'de Oğuz Çetin, A y k u t Kocaman ve Rıdvan Dilmen gibi sembol olmak istiyorum. Tek arzum Fenerbahçeli Semih olarak ölmek. Tabii ki şansımı Avrupa'da denemek isterim. Medyada ismim birçok Avrupa takımı ile geçiyor ama bunlar hakkında benim bilgim yok. Henüz bana gelmiş bir teklif de bulunmuyor. Zaten teklif gelirse de önce kulübümle görüşmek zorundalar. Çünkü ben Fenerbahçe ile daha yeni 2+1 yıllık sözleşme imzaladım. Dolayısıyla beni almak isteyen çıkarsa, önce Fenerbahçe ile anlaşmak zorunda. Eğer kulübüm de bu işten karlı çıkarsa, Avrupa'da oynamak isterim.

ALEX'TEN BÜYÜĞÜ YOK
"Birlikte oynadığım tüm yabancı oyunculardan bir şeyler öğrendim. Ama bana göre Türkiye'ye gelmiş en iyi yabancı futbolcu Alex'tir"..

Fenerbahçe'de birlikte oynadığım yabancı futbolculardan birçok şey öğrendim. Pierre van Hooijdonk'tan topa nasıl vurulması gerektiğini, Ariel Ortega'dan hiçbir zaman moral bozmamayı, fırsatçılığı ve kaleye sırtı dönük şekilde oynamayı Marcio Nobre'den öğrendim. İzleyerek öğrenme yeteneğim var. Ama bana göre Türkiye'ye gelmiş en iyi yabancı futbolcu Alex'tir. Onunla oynamak dünyanın en kolay işi. Alex'ten topu alınca ona geri vereceksin, o da seni pozisyona sokacak. Bu kadar basit. Onun oyundan zevk almasını sağlarsan, o da aynı şeyi senin için yapar.

KEZMAN İLE ARAM İYİ
Mateja Kezman da çok büyük bir futbolcu. Kaybetmeyi hazmetmiyor. Çok hırslı. Aramızda sorun olduğu söyleniyor ama bu doğru değil. Benim için 'çilek' diyen bir adamla aram nasıl kötü olabilir ki?

BANA EN ÇOK ZİCO GÜVENDİ
Fenerbahçe'de çalıştığım teknik direktörler arasında bana en çok güvenen Zico'ydu. Ona çok ama çok minnettarım. Fenerbahçe formasıyla en çok maça Zico yönetiminde çıktım ve hem insanlık hem de futbolculuk adına ondan birçok şey öğrendim. A Milli Takım'a seçilmemi ve 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'ndaki futbolumu sağlayan performansı kesinlikle Zico'ya borçluyum. Zico ile çalışmak ve onunla aynı havayı solumak benim için gurur ve mutluluk kaynağıydı. Umarım gittiği yerde de başarılı olur.

 'LİGHT' ERKEĞİM
Evliliğim çok güzel gidiyor. İnsanlar bana "Erken evleniyorsun. Daha çok gençsin" demişti ama benim zaten hiçbir zaman gece hayatım olmadı. Evlenmek ve çocuk sahibi olmak sorumluluklarımı artırdı. Çünkü futbolculuk nankör bir meslek. Yarınınızı bilmiyorsunuz. Ayrıca ben evde olmayı seviyorum. Arkadaşlarım bana 'light erkek' diyor. Nitekim doğru da söylüyorlar. Çünkü eşim Pınar ve kızım Naz'ı mutlu etmek için yaşıyorum. Hep onlarla birlikte olmak istiyorum. Bunun bilincinde olmak da benim futbol oynama isteğimi ve performansımı artırıyor. Yaklaşık 6 hafta boyunca ailemden uzak kaldım. Dönünce kızım Naz beni zor hatırladı! Ancak şimdi kucağımdan inmiyor.

SEMEH'TEN İNCİLER

TERİM FATİH Terim müthiş bir insan. Hayatımda hiçbir hocanın çalışma sisteminden ve varlığından bu kadar keyif almadım. İnandığı insanlarla yola çıkıyor ve o insanların da kendisine inanmasını sağlıyor. Eğer Fatih Hoca'ya inandığını ve güvendiğini gösterirsen, seninle birlikte ölüme gider.

YENİ teknik direktör yeni bir heyecan demektir. Luis Aragones çok tecrübeli bir teknik adam. Gençlere ve sahada savaşanlara önem veriyor. Benim işim futbol oynamak. Ben idmanlarda ve maçlarda işimi yapacağım ve elimden gelenin en iyisini sergileyeceğim. Bunun takdirini ise Luis Aragones verecek.

KÜÇÜKKEN gol attığım zaman kendimi Hakan Şükür'ün yerine koyardım ve gol attığımda "Hakan Şükür attı" diye bağırırdım. Türk futbol tarihinin tartışmasız şekilde en büyük isimlerinden birisi o. Ümit Karan'ı çok beğeniyorum. Arda Turan da çok özel bir futbolcu.

METİN TÜMER Metin de birlikte oynadığım futbolcular içinde en iyilerden birisidir. Eğer geçtiğimiz sezon Tümer ağabey kadromuzda olsaydı, kesinlikle şampiyonluğu kaybetmezdik. Oynadığı sezon takımda gizli kaptanlık yaptı. Takımın onun gibi bir ağabeye ve ateşleyici bir güce ihtiyacı var.

Sabah

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şişli’de 2010 Yaz Spor Okulları Tüm Hızıyla Devam Ediyor03 Ağustos 2010 Salı 00:00
  • Tarih yazan Türk!30 Temmuz 2010 Cuma 00:00
  • Süper Lig fikstürü çekildi21 Temmuz 2010 Çarşamba 00:00
  • Eskilerle Yaniler BJK Nevzat Demir Tesislerinde Birarada23 Haziran 2010 Çarşamba 00:00
  • Mini Voleybol Coşkusu22 Haziran 2010 Salı 00:00
  • Beşiktaş Hilbert’ine bugün kavuşuyor.21 Haziran 2010 Pazartesi 00:00
  • Quaresma İstanbul'da!19 Haziran 2010 Cumartesi 00:00
  • ÇEVRE İÇİN PEDAL ÇEVİRDİLER14 Haziran 2010 Pazartesi 00:00
  • İşte 12 dev adamın aday kadrosu!09 Haziran 2010 Çarşamba 00:00
  • Ezeli rekabette 364. randevu27 Mart 2010 Cumartesi 00:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim