• BIST 89.764
  • Altın 145,200
  • Dolar 3,6300
  • Euro 3,9131
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 16 °C

Sarıgül CHP'yi, CHP taktiği ile yıkacak

Sarıgül CHP'yi, CHP taktiği ile yıkacak
Sarıgül, sahaya inecek ve seçimlerde yüzde 80’i zorlayacak...

Sarıgül'ün tüm mahallelerde seçim çalışması çoktan başlamış. İlçede toplam 20 bin kişilik bir ordu var... İçlerinden 500’ünü bizzat kendisi eğitmiş. Tıpkı 1980’den önce Turan Güneş, Mustafa Üstündağ ve Orhan Eyüboğlu gibi CHP liderlerinden öğrendiği gibi...

Geçen seçimlerde yüzde 70 oyla Türkiye rekoru kıran Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, yeni bir rekor denemesi yapacak! 20 bin kişilik orduyla sahaya inecek ve seçimlerde
yüzde 80’i zorlayacak. Bu hedef için koşullar da müsait. Çünkü
Sarıgül, sağcı, solcu, yoksul, zengin, Ermeni, Kürt, Yahudi, Alevi demeden ’herkesin başkanı’ olmayı başarmış. Ama ortada küçük bir sorun var! Halk, artık onu Şişli’nin değil, Türkiye’nin başında görmek istiyor. Size abartılı gelebilir ama “Uzaya da gitse Sarıgül’ü seçeriz!” diyen bile var...

45 ilden daha büyük... Gündüzleri 3 milyon nüfusuyla İstanbul’un finans, ticaret ve hizmet merkezi... Türkiye’nin 500 büyük firmasından 420’si
Şişli’de. Kentin tam göbeğinde, en eski ve en zengin semtler de burada. Beverly Hills ile yarışan Nişantaşı ve Maçka gibi... Aynı zamanda yoksulluğun da diz boyu yaşandığı bölgeleri var Ayazağa Köyü ve Okmeydanı’nın bazı mahalleleri gibi...

Bir mozaik mi arıyorsunuz, Türkiye’nin gerçek mozaiği burada. Kurtuluş’un Ermenileri, Teşvikiye’nin Yahudileri, Dolapdere ve Kuştepe’nin Çingeneleri, Okmeydanı’nın Karadenizlileri ve Kürtleri, Tokat, Erzincan ve Tunceli’den göç etmiş Alevileri... Tabii bir de Teşvikiye, Harbiye, Nişantaşı, Maçka’nın Beyaz Türkleri! Unutmadan, transseksüellerin en rahat yaşayabildiği Pangaltı da
Şişli’de...

Böyle bir mozaiğin her rengi tarafından sevilebilmek, herkese nasip olmaz. Mustafa
Sarıgül’ü Şişli’de sevmeyen yok! Gönlü AKP’de olanlar bile konu belediye oldu mu, oyunu ona vermekte zerre tereddüt etmiyor. 2004’teki yerel seçimlerde bir rekora imza atarak ikinci kez belediye başkanı seçildi. Oyların yüzde 70’ini alarak... Bu kez, 2009’da rekorunu yenilemeye hazırlanıyor. Hedef, yüzde 80!

Sanki İsveç’ten bahsediyor

Bu, her siyasetçinin imreneceği bir performans. Peki
Şişli’de böyleyse, neden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden aday olup, dengeleri ters yüz etmiyor? Kafama takılan bu soru dahil daha pek çok sorum var Sarıgül’e... Bayram öncesi alıyorum randevuyu... Cuma günü akşamı buluşuyoruz Şişli Belediyesi’nde... Sorulara başlıyorum. “Ben söyleşiden çok icraatlarımı anlatmak istiyorum. Ne yazık ki çoğu bilinmiyor” diye giriyor söze. Ve başlıyor anlatmaya. Sağlık Merkezleri, Emekliler Evi, Engelliler Merkezi, Evlilik Okulu, Duygu Asena Kadın Danışma Merkezi... Saydıkça sayıyor. Sanırsınız ki Türkiye’den değil, İsveç’ten bahsediyor. Yetişmek mümkün değil saydıklarına... Galiba biraz ‘Hadi canım’ dercesine bakmaya başlamışım ki, duruyor. “İyisi mi lafı bırakalım, beraber dolaşalım, kendi gözlerinle gör” diyor. Bir ricası var yalnız, bayram bitiminde bir günümü ayırmam! Bayramda çok dolu, mahalle mahalle bayram ziyareti yapacak zira...

22 ilköğretim okulu yaptırdı Bayram sonrası buluşuyoruz, saat 13.00’te Ayazağa Köyü’nde. Bir saat önceden gelmiş, hiperaktifliğinden... En azından bu yönünü biliyorum. Sabah 6.00’da uyanıyor. Bir saat sağlık için koşuyor, ardından hemen belediyeye... Gece saat 23.00’e kadar iş üstünde... Bir günü nasıl mı geçiyor? Bir proje toplantısı, sonra bir semti ziyaret, ardından meclis toplantısı, günün ortasında nikahlar, cenazeler, akşam düğünler, en son ev ziyaretleri... Her akşam, saat dokuzdan sonra
Şişli’de herhangi bir apartmana girip, en az 10 dairenin kapısını çalıyor. ’İyi akşamlar, ben Mustafa Sarıgül. Nasılsınız?’ diye... Şaşkın ama memnun bakışlar altında hal hatır sorup sonra kendi evinin yolunu tutuyor...

Her zaman kafasında birkaç proje ve bu projelere kaynak yaratma meselesi... Çoğu proje kendi kaynağını yaratarak ortaya çıkıyor.
Şişli’de çakılan her çiviyle yeni bir projenin temeli atılıyor. Bir alışveriş merkezi mi yapılıyor, belediye girişimciye her türlü desteği veriyor ama karşılığında haraç benzeri bağış almıyor. Onun yerine “Bir çivi de siz Şişli halkı için çakın” diyor Sarıgül, çakıyorlar. İşte 56 ilköğretim okulu böyle yenilenmiş. 22 ilköğretim okulu ise yıkılıp baştan inşa edilmiş, Avrupa’daki okullarla yarışacak kadar modern her biri. Bilgisayar ve fen bilgisi laboratuvarları, kütüphaneleri, tiyatro, konferans ve spor salonlarıyla... Okulların büyük bölümünde sınıflarda kara tahtaların yerini akıllı tahtalar almış. Şaka gibi gelecek pek çok veliye ama gerçek çocuğunuzu mu merak ettiniz, internet bağlantınız varsa, sınıfına girip, dersi izleyebiliyorsunuz!

Yıkılıp yeniden yapılan okullarda derslik sayısı 16’dan 50’ye yükseltilmiş. Bu sayede çift tedrisattan, tek tedrisata geçilmiş. Sabah saat 9.00’da başlıyor eğitim, öğleden sonra 14.30’a kadar...
Sarıgül, her okulda bir tiyatro ve konferans salonu olmasını mutlaka istemiş. Biraz lüks değil mi? Ona göre hiç de değil. Kendisine bir gün sormuşlar, “Siz mezuniyette kep giydiniz mi?” diye... “Ne kepi? Erzincan’da köy okulunda soba var mı ki?” demek istemiş, yutkunmuş. O gün bir yemin etmiş, tüm öğrencilerin kep giyme töreninin heyecanını yaşaması için elinden geleni yapmaya... Ayazağa’dan Kurtuluş’a inşa edilen tüm okullardaki öğrenciler artık bu şansa sahip.

Okullardan üçünü gezdirdi, inşaatı süren okullara da götürdü beni. ’Görmezsen inanmazsın’ diyerek... Feriköy’deki Mahmut Şevket Paşa İlköğretim Okulu’nda çalışanları görünce birden farklı bir enerji geldi
Sarıgül’e... “Kolay gelsin hemşerim” deyip küreği kaptığı gibi işe koyuldu. İşçilerle şakalaşarak harç kardı. “Harç karmayı nereden biliyorsunuz?” dedim, Sarıgül hakkında bir şey daha öğrendim. “12 Eylül’den sonra siyaset yasaklısı olduğum için inşaat işine girdim. Eskiden hazır beton yoktu. Kaç metreküp çimento atacaksın, ne kadar su katacaksın hep hesaplardık. Çimento para, çimento bereket çünkü... Harcı taşırmayacaksın, kıvamını iyi tutturacaksın...”

Seçime 20 bin kişilik bir orduyla hazırlanıyor

En organize yerel seçim kampanyasını yürüten de Mustafa
Sarıgül ve ekibi... Tüm mahallelerde seçim çalışması çoktan başlamış. İlçede toplam 20 bin kişilik bir ordu var... İçlerinden 500’ünü bizzat kendisi eğitmiş. Tıpkı 1980’den önce Turan Güneş, Mustafa Üstündağ ve Orhan Eyüboğlu gibi CHP liderlerinden öğrendiği gibi... Ne yazık ki CHP onları unutmuş, belki de sandıktan çıkamamasının bir sebebi de bu. Ekipteki her kişi, altı kişiyi sandığa getirmekle görevli. Bunun anlamı tam 120 bin seçmen! Ekiple beraber etti mi 140 bin. “Şişli’de 240 bin seçmen var. 200 bini oy kullanır. Bu da demektir ki, bizim oyumuz yüzde 75’lere ulaşacak” diyor Sarıgül. İş bununla da bitmiyor. Seçimde her türlü hileyi engellemek için de şimdiden önlemlerini almışlar. Şişli’de 810 sandık bulunuyor. Her bir sandıkta ekipten 4 kişi görev alacak, yani toplam 3 bin 240 sandık görevlisi seçimleri bire bir takip edecek. Şimdi Şişli Belediye Meclis Başkanı Bayram Özata ve Avukat Murat Haznedar, hukuksal eğitim veriyor. Sandıkta nasıl davranılması gerektiği, mazbatanın nasıl alınacağı, seçim kütüklerinde nelere dikkat edileceği konularında... Sarıgül bir kez daha vurguluyor, “Bu benim buluşum değil, CHP’nin mirası... 1980 öncesinde CHP tüm bunları uyguluyordu. Ama Baykal’ın CHP’si bunları yapmıyor, çünkü adamları yok. Adamları yok, çünkü parti demokratik değil.”

Film platosu değil, organik pazar

Sabah saat 10’da Feriköy’de kurulan Organik Pazar’da buluşup, birlikte kahvaltı edeceğiz. 9’da bir telefon
Sarıgül arıyor. “Ee, neredesiniz?” Anlaşıldı, hep bir saat önce gitmek gerek! Pazara vardığımda saat 10... Sarıgül’ün etrafı çevrelenmiş, bayramlaşma devam ediyor. Bir de uzun bir sofra kurulmuş, her şey organik... Çeşit çeşit gözleme, peynir, zeytin, domates... Sofraya oturuyoruz, Saint Michel’in Müdürü Pierre Strub ve karısını görüyor, hemen masaya çağırıyor. Etrafıma bakıyorum, o da ne? Ali Rıza Binboğa değil mi? Hemen koşuyor Sarıgül, eşiyle beraber masaya getiriyor Binboğa’yı... Ardından Ali Kocatepe, o zaten haberliymiş, zira Belediye Meclis Üyesiymiş. Tam patatesli gözlemeye elimi atacağım ki, Sinan Çetin ve eşi görünüyor uzaktan, onlar da masaya... Sanki film platosu, davet verseniz bu kadar olmaz! Sinan Çetin ilk kez geliyormuş, eşi Rebecca ise müdavimi pazarın. Binboğalar da öyle, “Sabah erken gelmek lazım, öğlene bir şey kalmıyor” diyorlar.

“Hani yarınlar bizim olacaktı?”

Bir yandan organik kahvaltımı yaparken, bir yandan soru yetiştiriyorum masadakilere. Sinan Çetin’e “Sizce
Sarıgül nasıl bir başkan?” diye soruyorum. Cevap Çetin’den önce çevredekilerden geliyor “Türkiye’ye böyle başkan lazım!” Masadakilerden tasdik var. Ali Kocatepe, “Öyle bir başkan ki, geçen seçimin ertesi günü sabah 8’de iş başındaydı. O yüzde 70 oy, bu emeklerin karşılığı” diyor. Söz dönüp dolaşıyor, nostalji başlıyor. Binboğa, yıllar öncesine gidiyor “1977’de Ecevit’in Taksim Mitingi’nin organizasyonu Sarıgül’ün sorumluluğundaydı. ’Yarınlar Bizim’ o zaman herkesin dilinde... Taksim’de o kalabalık benim şarkıyı haykırıyor. ’Özgürlük ve barış tüm insanların özlemi olacak yarınlarda... Anam bacım kardeşim, eşim dostum yandaşım, daha da mutluyuz yarınlarda...’ Bir an duruyor, ”Şimdi yolda durduruyorlar, ’Hani yarınlar bizimdi, ne oldu? Özgürlük ve barış hani tüm insanların olacaktı?’ diye hesap soruyorlar bana... Ben de oturdum, bir şarkı daha yazdım“ diyor ve başlıyor söylemeye pazarın ortasında: ”Sorma, bunca seneler geçti... ‘Bu yarınlar ne zaman bizim olacak’ diye sorma... Yarınlar emek ister... Yarınlar yürek ister... Yarınlar barış ister... Yarınlar birlik ister... Sen şöyle bir bak geriye... Hangisinde sen varsın?.. Emek mi, yürek mi, barış mı, birlik mi?..“ Gözleri doluyor söylerken, dinlerken bizim de!.. Bu şarkı Sarıgül’ün seçim şarkılarından biri olacak. Bir diğeri de Ali Kocatepe’den... Binboğa, öylesine inanarak vermiş ki bu şarkısını Sarıgül’e, tıpkı onu seven diğer destekçileri gibi, sanki ’Yarınlar Birlik İster’ bu kez gerçek olacakmış gibi!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim