• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 16 °C

Mayıs ihracatında düşüş!

Mayıs ihracatında düşüş!
Mayıs ayı ihracat rakamları açıklandı.

Türkiye’nin Mayıs ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 39.97 gerileyerek 7 milyar 354 milyon dolar oldu. İlk beş aylık ihracat yüzde 34.75 azalışla 35 milyar 850 milyon dolara, geriye dönük bir yıllık ihracat ise yüzde 9.95 düşüşle 108 milyar 444 milyon dolara geriledi. Mayıs ayında en fazla ihracat yapan sektör 1 milyar 332 milyon dolar ile otomotiv sektörü oldu.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, 2009 yılı Mayıs ayı ihracat rakamlarını Çırağan Sarayı’nda düzenlenen bir toplantı açıkladı. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın da katıldığı toplantıda Büyükekşi, Türkiye ihracatının Mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 39.97 gerileyerek 7 milyar 354 milyon dolara düştüğünü açıkladı. 2009’un ilk beş ayında ihracatın yüzde 34.75 azalarak 35 milyar 850 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirten Büyükekşi, geriye dönük bir yıllık ihracatın ise yüzde 9.95 düşüş ile 108 milyar 444 milyon doları geride bıraktığını bildirdi.

-EN FAZLA İHRACAT OTOMOTİVDEN GELDİ-

Büyükekşi’nin açıkladığı rakamlara göre, Mayıs ayında en çok ihracat yapan sektör 1 milyar 332 milyon dolar ile otomotiv oldu. Otomotivi, 996 milyon dolar ile Hazırgiyim ve Konfeksiyon, 823.3 milyon dolar ile Kimyevi Maddeler ve Mamulleri takip etti. Tarım ve Hayvancılık grubu ise Mayıs ayında 920 milyon dolarlık ihracatla, toplam ihracat içerisinde yüzde 12.51 pay aldı. Mayıs ayında toplam ihracatın yüzde yüzde 85.04’ünü gerçekleştiren Sanayi grubunda ise ihracat 6 milyar 254 milyon dolar oldu. Sanayi sektöründe ilk beş aylık ihracat 30 milyar 63 milyon doları, geriye dönük bir yıllık ihracatı ise 92 milyar 408 milyon doları geride bıraktı. Madencilik ürünleri ihracatı Mayıs ayında 180.1 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Sektör 2009’un ilk beş ayında 771.2 milyon, geriye dönük bir yılda ise 2 milyar 738 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi.

-EN FAZLA DÜŞÜŞ DEMİR ÇELİK’TE YAŞANDI-

Mayıs ayında en fazla ihracat düşüşü yüzde 58.37 ile demir çelik ürünlerinde görüldü. Diğer sanayi ürünlerindeki düşüş yüzde 51.47 oldu. Taşıt araçları ve yan sanayi ise yüzde 47.55’lik düşüş gösterirken, demir ve demir dışı metaller 44.85, kimyevi maddeler ve mamülleri yüzde 44.83 ile aynı zamanda, en fazla düşüş yaşayan sektörler arasında yer aldı.

-“BEKLENTİ ANKETLERİNİN OLUMLUYA DOĞRU GİTMESİ UMUT VERİCİ”-

TİM Başkanı Büyükekşi yaptığı konuşmada dünyada ve Türkiye'de yaşanan ekonomik gelişmelere de değindi. Büyükekşi, tüm dünyada ve Türkiye'de beklenti anketlerinin olumluya doğru gitmesinin son derece umut verici bir gelişme olduğunu belirterek, “Euro’nun dolar karşısında hızla değerlenmesi, oranı azalmakla beraber Avrupa'ya ihracatın dolar cinsinden ifadesini arttırabilir. Dolayısıyla miktar açısından değil de değer açısından sıkıntı çeken ihracat hacmine suni bir katkıda bulunabilir. Ancak bilinmelidir ki, biz hem miktar hem de değer artışını hedefliyoruz” diye konuştu.
Türkiye’nin ihracat geçmişi son derece parlak başarılarla dolu olduğunu vurgulayan Büyükekşi, 25 milyar dolarlık ihracattan 132 milyar dolarlık ihracata ulaştıklarını kaydetti. Bunun “muazzam” bir gelişme olduğuna işaret eden Büyükekşi, “Ancak bizim hedeflerimiz çok daha büyük. Geldiğimiz seviyelerle yetinmek gibi bir düşüncemiz, böyle bir lüksümüz yok” dedi.

-“IMF İLE İLİŞKİLERDE HASSAS DÖNEMDEN GEÇİLİYOR”-

Büyükekşi, IMF ile ilişkilerde hassas bir dönemden geçildiğine dikkat çekti. Kriz sonrası dönemde IMF’nin bir çok gelişmekte olan ülkeye kaynak sağlamasına rağmen Türkiye ile yapılacak bir kredi anlaşmasının henüz sonuçlanmadığını belirten Büyükekşi, şöyle devam etti:
“Küresel kriz nedeniyle hükümetin reel sektöre sağladığı yardımlar sonucunda bütçe hedeflerinden sapıldığı doğrudur. Olağanüstü zamanlarda olağanüstü kararlar alınmalıdır. IMF'nin dayattığı şartlar reel sektör için çoğunlukla darboğaz anlamına gelmektedir. Daha öncede belirttiğim gibi tünelin ucunda ışık gözükmüşken böyle bir cenderenin içerisine girmek hem politik hem de ekonomik açıdan sakıncalı olabilir. Unutmayalım ki ihtiyacımız olan bir stand-by değildir. İhtiyacımız olan uzun vadeli bir kaynağın Türkiye'nin kullanımına sunularak 7 yıl önce başlamış istikrarlı kalkınmanın devamının sağlanmasıdır. IMF kaynağına ihtiyacımız vardır ancak ekonomik ve politik dayatmalar reel sektörü ve ihracatçıyı hep zora sokmuştur. Kur rejimi, para politikaları ve maliye politikası konusunda daha önce tecrübe ettiğimiz IMF dayatmaları ülkenin yararından çok kreditörlerin kısa vadeli faydasına çalışmıştır.”

-“IMF ANLAŞMASINA TAKILIP KALINMAMALI”-

Sadece IMF anlaşmasına takılıp kalınmaması gerektiğini vurgulayan Büyükekşi, gündeme artık yapısal reformların alınması gerektiğini kaydetti. Bir taraftan IMF anlaşması üzerine çalışmaya devam ederken, diğer taraftan da Türkiye'ye uzun vadede rekabet gücünü arttıracak reform paketlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getiren Büyükekşi, gelecek dönemde aşırı likidite ve bütçe açıklarının artmaya devam etmesinin tüm dünyada borçlanma ihtiyacını yükselterek risk algısını değiştirme olasılığı olduğu konusunda uyarıda bulundu.
Bu nedenle dünyada faizlerin sonbaharla birlikte artma ihtimalinin bulunduğunu ifade eden Büyükekşi, başta ABD olmak üzere tüm ekonomilerde enflasyonun yükseleceğine dair tedirginlikler başladığını kaydetti.

-"MERKEZ BANKASI FAİZ İNDİRİMLERİNE DEVAM ETMELİ"-

Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine devam etmesi gerektiğinin altını çizen Büyükekşi, “Belki kısa vadede faiz indirimlerinin etkisinin zayıf kalması tartışılabilir ancak orta ve uzun vadeli ölçekte baktığımızda düşük faiz oranlarını girişimci cenneti Türkiye'yi bir yatırım üssüne çevirecektir” dedi.

-BÜYÜKEKŞİ’DEN BANKALARA ÇAĞRI-

Bankalara çağrıda bulunan Büyükekşi, “Reel sektör olarak Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinin kredi piyasasına istediğimiz oranda yansımadığını görmekteyiz. Özellikle son 1-2 ayda dünyada ileriye dönük beklentilerin olumluya dönmesi birlikte bankaların dışarıdan rahat kaynak bulduklarına şahit olmaktayız. Dolayısıyla artık bankacılık kesimimiz reel sektöre kredi kanallarını açmayı ciddi olarak gündemine alması gerekmektedir” diye konuştu. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim