• BIST 107.599
  • Altın 151,871
  • Dolar 3,7038
  • Euro 4,3543
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C

'Mavi Gözlü Dev'i anıyoruz

'Mavi Gözlü Dev'i anıyoruz
Büyük şair Nazım Hikmet'i ölümünün 47. yılında saygıyla ve özlemle anıyoruz.

Demek ki göçtü usta
Kaldı yürek sızısı geride kalanlara...
Yıllar var ki ter içinde
Taşıdım ben bu yükü
Bıraktım acının alkışlarına…
3 HAZİRAN 63'ü…
Uy anam anam
Haziranda ölmek zor...

Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil, “Haziran’da ölmek zor” adlı şiirinde, 3 Haziran 1963 tarihinde yaşama veda eden şair Nazım Hikmet özlemini bu sözlerle anlatıyordu. Bugün, ülkesinden sürgün edilen, yıllarca boş yere hapis yatırılan, 50 yaşında askere alınmak istenen Nazım Hikmet’in 47. ölüm yıldönümü. İşte, bu yıl dönümünde Türkiye’nin büyük şairi Nazım Hikmet Ran'ı unutulmayan şiirleriyle ve saygıyla anıyoruz.

Nazım Hikmet için, Rusya'da Edip Akbayram'ın da katıldığı bir dizi etkinlik düzenlenecek.

Nazım'ı anma töreninde bir ilk!

Şair Nazım Hikmet, ölümünün 47'inci yıldönümünde Moskova’daki mezarı başında anılıyor. Anma törenine ilk kez Türkiye'nin Moskova Büyükelçililiği evsahipliği yapıyor.

3 Haziran 1963'te yaşamını yitiren Nazım Hikmet'in Novadeviç Mezarlığı’ndaki kabri başındaki anma törenine çok sayıda sanatçı, Moskova'da yaşan Türkler ve işadamları katılıyor.

Anma törenine bu yıl ilk kez Türkiye'nin Moskova Büyükelçililiği evsahipliği yapıyor. Törende Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı ve sanatçılar konuşma yaptı. Anma töreninde Nazım Hikmet'in Türkçe ve Rusça şiirleri okunuyor. Mezarına karanfiller bırakılıyor, beyaz güvercinler uçuruluyor.

Nazım Hikmet'i anma törenlerinde Edip Akbayram da Moskova'da konser verecek. Sovyetler Birliğine gitmesinin ardından vatandaşlıktan çıkarılan Nazım Hikmet, geçen yıl yeniden Türkiye vatandaşlığına alınmıştı.

Türkiye edebiyatının en büyük isimlerinden olan Nazım Hikmet, Türkiye'deki yaşamının çoğunu hapiste geçirdi.

Şiirleri yasaklanan, vatandaşlıktan çıkarılan Nazım Hikmet, tüm dünyada 20. yüzyılın en büyük şairleri arasında gösteriliyor.

Yaşamı boyunca şiirleri ve yazıları yüzünden 11 ayrı davadan yargılanan Nazım Hikmet, İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın süre yattı.

5 Ocak 2009 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden Türkiye vatandaşlığına alınan usta şairin Bursa cezaevinde kaldığı yılları anlatan 'Mavi Gözlü Dev' adlı film 2007 yılında vizyona girdi.

ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER

PİRAYE İÇİN YAZILMIŞ SAAT 21-22 ŞİİRLERİ'NDEN

Ne güzel şey hatırlamak seni
Ölüm ve zafer haberleri içinden

hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken...
Ne güzel şey hatırlamak seni
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin Ve saçlarında
Vakur yumuşaklığı canımın içi istanbul toprağının...
İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti...

DAVET

Dört nala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim
Bilekler kan içinde
Dişler kenetli
Ayaklar çıplak
Ve bir ipek halıya benzeyen toprak
Bu cehennem bu cennet bizim...

... Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine

Bu hasret bizim"

MAVİ GÖZLÜ DEV, MİNNACIK KADIN VE HANIMELLERİ

O mavi gözlü bir devdi
Minnacık bir kadın sevdi
Mini minnacıktı kadın
Rahata acıktı kadın
Yoruldu devin büyük yolunda
Ve elveda ! deyip mavi gözlü deve
Girdi zengin bir cücenin kolunda
Bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.
Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
Dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
Bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev…

YİRMİNCİ ASRA DAİR

Uyumak şimdi,
uyanmak yüzyıl sonra, sevgilim...
- Hayır,
kendi asrım beni korkutmuyor
ben kaçak değilim.
Asrım sefil,
asrım yüz kızartıcı,
asrım cesur,

büyük ve kahraman.
Dünyaya erken gelmişim diye kahretmedim hiçbir zaman.
Ben yirminci asırlıyım
ve bununla övünüyorum,
Bana yeter
yirminci asırda olduğum safta olmak
bizim tarafta olmak
ve dövüşmek yeni bir âlem için...
- Yüz yıl sonra, sevgilim...
- Hayır, her şeye rağmen daha evvel.
Ve ölen ve doğan
ve son gülenleri güzel gülecek olan yirminci asır
(benim şafak çığlıklarıyla sabaha eren müthiş gecem)
senin gözlerin gibi, Hatçem,
güneşli olacaktır.

ŞEYH BEDRETTİN DESTANI'NDAN

Yağmur çiseliyor.
Serez çarşısı dilsiz
Serez çarşısı kör
Havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü
Ve Serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü.
Yağmur çiseliyor."

KUVAYI MİLLİYE DESTANI

Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.
ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
Şayak kalpaklı adam
Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
Birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saatı sordu.
paşalar : «üç,» dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
Eğildi, durdu.
bıraksalar

İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak

Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak

Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlıyacaktı.

SEVİYORUM SENİ

Seviyorum seni
Ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
Ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
Neyin nesi belirsiz
Telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
Denizi ilk defa uçakla geçer gibi

İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık

İçimde kımıldayan birşeyler gibi

Seviyorum seni, yaşıyoruz çok şükür der gibi."

NAZIM HİKMET VATAN HAİNLİĞİNE DEVAM EDİYOR HALA

Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
Bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."



Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
Kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
Vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
Vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
Fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
Vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
Vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
Ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
Vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
Vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
Ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nazım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

VASİYET

Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
- öyle gibi de görünüyor -
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Düğün Organizasyonu Nasıl Olmalı06 Ekim 2017 Cuma 17:41
  • Rulman Çeşitleri06 Ekim 2017 Cuma 13:59
  • En İyi Şerit Let Çeşitleri04 Ekim 2017 Çarşamba 17:19
  • Uzman Property In İstanbul Danışmanlık Hizmetleri01 Ekim 2017 Pazar 18:11
  • İşinizi Dijitale Taşıyın29 Eylül 2017 Cuma 19:31
  • Cinsellik Konusunda Aradıklarınız Burada27 Eylül 2017 Çarşamba 17:49
  • İnstagramla Büyümeye Başla23 Eylül 2017 Cumartesi 14:10
  • EN ŞIK VE MODERN ELBİSE MODELLERİ MODANİSA’DA!22 Eylül 2017 Cuma 03:04
  • Kıbrıs Otelleri ile Her Anı Yaşatan Tatil20 Eylül 2017 Çarşamba 15:41
  • ‘’Ben Arfa’yı Al Demesi Kolay’’18 Eylül 2017 Pazartesi 17:46
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim