• BIST 97.726
  • Altın 145,637
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C

Karaş: “Depresyon yaşlanmayı hızlandırıyor”

Karaş: “Depresyon yaşlanmayı hızlandırıyor”
Depresyon kalp hastalıkları ve bazı kanser türleri gibi hastalıkları beraberinde getiriyor ve hücre ömrünü kısaltarak erken yaşlanmaya sebep oluyor! Psikiyatrist Dr. Hakan Karaş, tedavi edilmeyen depresyonun kişiler üzerindeki etkilerinden bahsetti

Depresyonun insanlarda yalnızca ruhsal çöküntüye değil aynı zamanda fiziksel sağlığın bozulmasına da yol açtığını belirten Psikiyatrist Dr. Hakan Karaş, “Tedavi edilmeyen depresyon hastalarında kalp hastalıkları, diyabet ve bazı kanser türleri gibi hastalıklar daha sık görülüyor. Aynı zamanda hücre ömrünü kısaltarak erken yaşlanmaya da sebep oluyor.” dedi.

“KRONİK HASTALIĞI OLANLAR DEPRESYONA YATKIN”

Tedavi edilmeyen depresyonun kişiler üzerindeki etkilerinden bahseden Karaş, “Kronik hastalığı olanlar depresyona girmeye yatkın olduğu gibi depresyonu olanlarda da diyabet ve kalp hastalıkları gibi rahatsızlıklar daha fazla gözlenir. Yakın zamanda yapılan genetik alanındaki araştırmalar depresyonun sadece kronik hastalıklara yol açmayıp hücre ömrünün de kısalmasına yol açtığını göstermiştir. Bu araştırma sonuçları depresyonda oluşan kronik hastalıkların da hücre ömrünün kısalmasına bağlı olabileceğini düşündürmüştür. Aynı zamanda depresyonun insanları nasıl yaşlandırdığı ve daha çabuk hastalandırdığı daha iyi anlaşılmıştır.” ifadelerini kullandı.

 “ÖMÜRDEN ÖMÜR DİYOR DEMEK MÜMKÜNDÜR”

ABD’de yakın bir zamanda yapılan çalışmadan bahseden Hakan Karaş çalışmanın; depresyonun doğrudan hücre ömrünü kısaltabildiğini ve yaşlanmayı hızlandırdığını gözler önüne serdiğinin altını çizdi. Karaş, “Bu çalışmada ağır ve kronik depresyonu olan kişilerde kromozomların uçlarında bulunan ve kromozomları koruyucu görev yapan “telomerler” adlı yapıların depresyonu olmayanlara göre daha kısa olduğu gösterildi. Telomerler insan hücreleri bölündükçe kısalırlar ve bir süre sonra belli bir kısalığa ulaştıkları için hücre bölünmesi durur. Hücre bölünmesi durduğu için de hücre yaşlanmaya başlar ve hücre ölümü gerçekleşir. Yani telomer insan hücresi için bir çeşit biyolojik saat gibidir ve ne kadar uzun ise hücre o kadar uzun yaşayabilir. Depresyon telomerlerin kısalmasına yol açarak hücre ömrünü kısaltır.” söylemlerini kullandı.

Depresyon geçiren kişilerin kısalmış hücre ömrü nedeniyle hem daha hızlı yaşlandığını hem de yaşlanma ile gelen hastalıklara daha yatkın olduklarını belirten Karaş, depresyon için “Ömürden ömür yiyor demek mümkündür.” dedi.

TEDAVİ EDİLİRSE…

Depresyon tedavisinin önemini anlatan Psikiyatrist Dr. Hakan Karaş, “Depresyonun tedavi edilmemesi kişileri; kalp hastalıkları, diyabet, bazı kanser türleri, MS hastalığı ve felç gibi hastalıklara daha yatkın hale getirir. Depresyonun tedavi edilmesi ise kişileri hem bu hastalıklardan hem de yaşlanmadan korur. Çünkü araştırmalar aynı zamanda şunu göstermiştir ki depresyonu olan birçok kişide tedavi başlandığı andan itibaren telomerler telomeraz enziminin aktivitesinin artması sayesinde uzamaya başlar.” dedi.

NE KADAR ŞİDDETLİ OLURSA OLSUN TEDAVİSİ MÜMKÜN

İnsanların depresyon halinde iken bu ümitsizlikten kurtulamayacağını düşündüklerini dile getiren Karaş, “Oysa depresyonun şiddeti ne kadar fazla olursa olsun tedavi seçeneği her zaman için bulunmaktadır. Bu noktada doğru tedavi arayışı önem kazanmaktadır. Depresyondaki kişilerin önemli bir kısmı ya tedaviye başvurmamakta ya da psikiyatri dışı tedavi arayışlarına yönelmektedir. Hafif şiddetteki depresyonlar bazen kendiliğinden, sosyal destekle ya da yaşam tarzını değiştirmekle düzelebilmekle birlikte depresyonun psikiyatrik tedavi yöntemleri dışında kanıtlanmış tedavi biçimi bulunmamaktır. Bu sıkıntılı ruhsal durumdan bir an önce kurtulmak için kolaycı ve mucizevi çözüm yöntemlerine yönelmek kişilerde ümitsizliği artırıp tedavi arayışlarını bırakmaya yol açmaktadır. Böylece depresyonun kronikleşmesine zemin hazırlanmış olur. Psikiyatrist ile işbirliği yapan hastalarda ise depresyonun iyileşme oranları oldukça yüksektir. Hafif şiddetteki depresyonda ise tek başına psikoterapi çoğu kez yeterli olmaktadır.” dedi.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim