• BIST 89.466
  • Altın 146,241
  • Dolar 3,6463
  • Euro 3,9145
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 18 °C

Kanadoğlu'ndan çarpıcı açıklamalar

Kanadoğlu'ndan çarpıcı açıklamalar
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Kanadoğlu Güney'in ifadelerini yorumladı.

Ergenekon soruşturması kapsamında evinde arama yapılan ve teknik takibe takıldığı ortaya çıkan Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Star Ana Haber Bülteni'nde Uğur Dündar'a önemli açıklamalarda bulundu.

Tuncay Güney'in 8 yıl önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde verdiği ifadesini değerlendiren Sabih Kanadoğlu, “O dönemde bu ifadeyi ciddiye alınmamasını sağladıkları için meslektaşlarımı kutluyorum” diye yorumladı. Kanadoğlu, ayrıca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun zaman kaybetmeden bu soruşturmanın bir an önce çözümlenmesi için miktar olarak fazla kişilerin görevlendirilmesi geriktiğini söyledi.

70 MİLYON YURTTAŞIMA HERGÜN İÇİN GEÇMİŞ OLSUN DİLİYORUM

Star TV Haber Grup Başkanı Uğur Dündar'ın konuğu olan Sabih Kanadoğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Uğur Dündar'ın ‘Geçmiş olsun’ dileği ile başladığı sorularına Kanadoğlu, “Benim de geçmiş olsun dileğim var” diyerek, “Bu ülkede eğer ucu açık olan çok önemli bir soruşturmanın savcısı siyasi iktidarın başı ise, eğer bu ülkede belirli bir biçimde tanıklıktan çekinme hakkı olan bir kişi bilgi alınmak üzere tanıklık yapmak üzere eğer gözaltına alınabiliyor ise eğer bu ülkede yargının bağımsızlığı tam gerçek anlamıyla ortaya konmamış ise, eğer bu ülkede izlenme işi yani teknik takip denen konu...

İzlenme konusu bunun için çıkarılan bir yasa Cumhurbaşkanı tarafından iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi'ne gönderiliyor ve o mahkemenin ekonomi uzmanı başkanı 4 sene gündeme getirmiyor ise eğer Türkiye'de 70 milyon kişi izlenme imkanına kavuşturulan bir siyasi iktidar ile karşı karşıya ise o zaman bende 70 milyon yurttaşıma geçirdikleri her gün için geçmiş olsun diliyorum” dedi.

‘O DÖNEMDE BU İFADEYİ CİDDİYE ALMAYAN MESLEKTAŞLARIMI KUTLUYORUM’

Tuncay Güney'in 8 yıl önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde verdiği ifadesini değerlendiren Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, “Klasik bir söz olacak ama 'Allah' derim. O dönemin İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcısı ve diğer savcı meslektaşlarımı kutlamak istiyorum. Çünkü o dönemde bu ifadeyi ciddiye alınmamasını sağladıkları için kendilerini kutluyorum.

Görüntülerde yazılanlanları ve sesini kapatın ve yüzene bakın zaten psikiyatri yönünden bir izlenime kapılıyorsunuz. Onun için belirli ifadelerin bir yasal delil niteliğinde olup olmadığını düşünmek lazım. Söylediği sözlerin dikkate alınacak olur ise yani bir soruşturmada bize bir yol gösterir düşüncesini getirse dahi birbiriyle çelişen, itibar edilecek bir durum görmedikleri için o kutladığım meslektaşlarım bunu ciddiye almamışlar” diye konuştu.

Uğur Dündar'ın, “Tuncay Güney, çeşitli televizyon programlarına katılarak bu ifadenin işkence altında alındığı söyledi. Görüntelere bakıldığında işkence gören bir insan izlenimi vermiyor ama şu olabilir mi... Birkaç gün bekletildikten sonra ya ben bunlara bildiklerimle birlikte bir sürü yalanı da söyleyim ve bu işten yakamı sıyırayım şeklinde düşünmüş olabilir mi?” sorusuna Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu şu yanıtı verdi:

“Öyle olduğunu bir an için varsayalım. Dediğim gibi bu bir yasal delil niteliği midir ? Bu dinlediğimiz hususlar üzerinde söylediği kişilerin bir terör örgütünün üyesi, yöneticisi veya lideri olduğu konusunda bir karar verme imkanına sahip değilsiniz. Yani bu tür iddialar diyelim herhangi bir şekilde başka delillerle belgelenmedikçe ona dayanak olmadığı sürece bunu zaten kullanamazsınız. Birisi çıkacak anlattıklarını bütünüyle dinlediğimizde şunu söyleyeceksiniz. ‘Bu adam neymiş, bu adam kimmiş.’ O her işin içinde. Şimdi örgütü sayıyor. Devrin Genelkurmay Başkanı burda. Kuvvet komutanları burda. Bunlar örgüt kuruyorlar. Ama bir başka önemli olay var. Buna bir değer taşıyan kişiler, milletimizin, halkımızın aklıyla alay etme yoluna sapmış olurlar. Onun için böyle birşeye teşebbüs etmek bunu ortaya koyar.

YARGI ADINA ÜZÜLÜYORUM

Tabi bir yönüyle bakarsanız farz. Bir yönüyle bakarsanız büyük bir trajedi. Böyle bir kişinin bu yakıştırmaları komik demekten de öteye gidiyor. Ama şu bir gerçek, ülkeye uzun yıllar o rütbelerle hizmet etmiş kişileri böyle bir kişinin bu yavtalamasıyla halka ihbar etmek onun bilgisine sunmak yapılabilecek en büyük kötülüktür. Ama bir yönde de yarar görüyorum oda şudur. Türk halkı aslında bu olayın ortaya çıktığını söyleyen kişinin ne olduğunu bütün yüzüyle görmüş oldu. Bunun da büyük bir faydası var. Ve bir gerçek daha ortaya çıktı. Bu kişi, bu davanın müdahili, sanığı, tanığı ve bilirkişişi. Böyle bir soruşturma ortaya atılıyor ise böyle bir izlenim veriyor ise Türk yargısı adına büyük üzüntü duyarım.”

GÜNEY'İN İFADE SIRASINDAKİ DURUMUNU DEĞERLENDİRDİ

Tuncay Güney'in işkence altında ifade verip vermediği konusunda görüntülere bakıldığında bir fikir sahibi olmanın mümkün olduğunu dile getiren Kanadoğlu, “Bu tekrar ifadesi alınan, tekrar ekleme yapılan yani ifadelerinin gerçekte böyle rahat rahat alınmadığı ve işkence altına alındığı iddialarda söylenebilir. Ama bunların hiçbiri kişinin kendisi ile ortaya çıkmış bir gerçektir. Yani korkuyorum böyle bir ifadenin böyle bir soruşturmanın dayanağı olarak gösterilmesi gerçekte mutlaka sorulması ve araştırılması lazım gelen bir soruşturmayı sulandıran bir duruma gelmesinden endişe ederim” dedi.

‘HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜN DİKKATE ALINMADIĞI BİR ÜLKE HALİNDEYİZ’

Uğur Dündar'ın “İfadede şu anda toplumda saygın konumlarını muhafaza eden insanların adları bir anlamda karalanıyor. Bunları doğruluk derecesi teyit edilmeden belgelendirilmeden bu şekilde daha önce iddianamenin eklerinde çarşaf çafşaf yayınlanması ve bugün de haber kanallarıyla toplumla paylaşılması hukuka ne kadar sığıyor ? Bu insanlar kendilerini nasıl aklayacak ?” sorusuna cevap veren Sabih Kanadoğlu, “Türkiye'nin bir hukuk devleti olmadığının net kanıtıdır. Hukukun üstünlüğünün hiç dikkate alınmadığı bir ülke halindeyiz. Bu elbetteki bir Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılmalıdır.

Soruşturmalar gizlidir. Eğer bir soruşturmayı bir takım medyaya bir soruşturma götürüyorsanız ortaya çıkan durum o ülkede ne demokrasinin olduğunu kanıtlar ne yargının bağımsızlığı söylenebilir ne de ülke bir hukuk devletidir. İlk yapılması gereken iş budur. Belirli amaçlara hizmet etme için yapılan servis ve açıklamalar Türkiye'nin geleceğine dinamit koymakla eş anlamlıdır. Adalet memleketin temeli olmaktan çıkıyor ise o memleketin yaşam olanağı yoktur” diye değerlendirmede bulundu.

BU İŞİN BAŞLANĞICI SUSURLUKTUR

Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, “Bundan 8-9 ay önce ‘Siz ne yapardınız’ diye soruldu. Örgüt olduğunu kabul ediyorum ama bu ne örgütüdür. Bu acaba geçmişten gelen ve Susurluk adını taşıyan örgütün devamıdır. Yoksa ondan ayrılanların ayrıca kurduğu bir örgüt müdür?. Yoksa diğer örgütlerden takviye alarak hareket eden bir örgütmüdür. Bu çözülmelidir.
Yani yurttaşın rahat bir şekilde bu işin üzerine yargı gidiyor ve çözecektir demelidir. Bu işin başlangıcı Susurluktur. Çünkü ben bu sırada görev başında iken bir buz dağının dibindeki ufacık bir bölgeyi çözmeye çalıştık. Ama bize gelen dava örgüt kurma idi ve belirli kişiler için açılmış bir davaydı. Bir Meclis soruştuması denen bir kurum vardı. Bu Meclis soruşturması başbakan ve bakanlar hakkında yapılır. Başbakan ve bakanlar hakkında yapılan soruştuma sonucunda bir suç olayı tespit edilirse Yüce Divan'da yargılama olanağı vardı. Bu söylediğim çapta örgüt bu yollarla bozulabilir” dedi.

Sabih Kanadoğlu son olarak yapılması gereken bir gerçek olduğu belirterek, “Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun hiç zaman kaybetmeden bu soruşturmayı yürütmekte olan Savcılar Kurulu'na yetenek, bilgi itibariyle bu soruşturmayı canlandıracak tekrar hayata geçirecek çok değerli ama miktar olarak fazla kişilerin görevlendirilmesi lazım. Bunu tutacaksınız, 3 kişi mi 4 kişi mi, bunu 40 kişi yapabilirsiniz. Çünkü bu işi artık savsaklamaya, bunu bir tarafa bırakmaya tahammülü yok. Bu olayın mutlak bir biçimde açıklamaya ihtiyacı var. Bunu açıklamadan rahat etme olanağımız yoktur. Bunu yargı kendi başına bırakılmak kaydıyla çözer” dedi.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim