• BIST 108.504
  • Altın 144,715
  • Dolar 3,5003
  • Euro 4,1140
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 24 °C

işitme azlığı

işitme azlığı
# İşitme Azlığı Tipleri Nelerdir? Dış ve orta kulak sesi iletir, transforme eder; iç kulak ise algılar. Dış ve orta kulakta bir rahatsızlık olduğu zaman, iletim tipi işitme kaybı gelişir.
    • . İç kulaktaki bir rahatsızlıkta, sinir tipi (sensörinöral) işitme kaybı ortaya çıkar. Hem dış ve orta kulak hem de iç kulaktaki rahatsızlık birlikte ise karışık tip işitme kaybı oluşur.
  • İletim Tipi İşitme Kaybı:
    • İletim tipi işitme kaybı, dış kulak yolunun kapanması, kulak zarında delik oluşması, orta kulak enfeksiyonları veya orta kulak kemikçiklerinin rahatsızlıklarında oluşabilir. Bu tip bir işitme azlığı genellikle düzeltilebilir niteliktedir.
    • İletim tipi işitme kaybı olan kimse, sanki kulakları dolu veya tıkanıkmış gibi hisseder. Kendi sesi kulağına kuvvetli geldiği için, sıklıkla yavaş ve belli bir tonda konuşur. Genelde kalabalık ortamlarda daha iyi duyar. Patlamış mısır gibi hışırtı çıkartan yiyecekleri yerken, sesler kulağına çok yansır ve konuşmaları anlamak için çiğnemesini durdurma ihtiyacı hissedebilir. Bu tip bir iştme kaybında kişi, telefonda rahatça konuşabilir.
    • Neyse ki iletim tipi işitme kaybına sahip insan, bu rahatsızlığından dolayı hiçbir zaman tam sağır olmaz. Uygun bir operasyon veya işitme cihazı ile her zaman duyması sağlanabilir.
  • Sinir Tipi (Sensörinöral) İşitme Kaybı:
    • Bu tip işitme kaybı, iç kulak dolaşımının bozulması veya sıvı basıncının yükselmesi veyahut sinir iletimindeki bozukluklardan meydana gelir. En sık sebebi, yaşlanma ile sinir uçlarında olan değişikliklerdir. Bu tip işitme kaybı düzeltilemez, fakat nadiren sağırlığa yol açar.
    • Sinir tipi işitme kayıplı hasta, etrafında söylenenleri duyduğunu fakat anlayamadığını söyleyebilir. Ses şiddetinin artması, sadece kafasının karışmasına yol açar. Konuşmayı duyulabilir fakat net algılayamaz. Sessiz ortamlarda daha rahat duyar ama telefonda konuşulanları duymakta zorlanır. Pes sesleri, tiz seslerden daha rahat algılar, bu yüzden bir erkeğin dediklerini, sesi ince bir bayanın dediklerinden daha anlaşılır bulabilir. Zil sesini veya diğer odada çalan telefon sesini duyamayabilir. Telefon ve zil seslerini buna göre ayarlamak gerekir.
  • Bir Kulakta İşitme Kaybı:
    • Bir kulakta oluşan işitme kaybı, kişinin, sesin geldiği yönü tayin etmesine engel olur. Rahatsız olan kulak tarafından konuşulduğunda veya akustiğin iyi olmadığı yerlerde duymakta zorlanır.
    • İletim tipi işitme kaybında ise, düzeltici cerrahi ile şikayeti azaltmak mümkündür. Sinir tipi işitme kaybında, özel tipte işitme cihazları yardımcı olarak kullanılabilir.
  • Rehabilitasyon:
    • İşitme kaybının sebebini, derecesini anlamak için kişinin, bu işle uğraşan bir kulak, burun, boğaz hekimi ve bir odyolog tarafından işitme testleri yapılarak değerlendirilmesi lâzımdır.
    • Tedavi seçeneği, bazı eksikliklerin giderilmesi, önleyici tedbirler, ilaç, cerrahi veya bunların birleşimiyle olabilir. İşitme kaybı olan her kişinin yeterli rehabilitasyona ihtiyacı vardır.
    • İyi bir rehabilitasyon programı, dudaktan okumayı, işitme eğitimini, konuşma eğitimi ve geliştirmesini, işitme cihazı kullanımını ve sosyal faaliyetlerin geliştirilmesini içerebilir. Bütün bunlar bir kişi için uygulanmayabilir, herkes gerekli olduğu kadarını alarak yardım görür. Bu yöntemler yabana atılmamalıdır, yardımı, tahmin edilenden çok fazla olabilir.
  • İşitme Kayıplı Kimselerin Akraba ve Arkadaşlarına İpuçları
    • İşitme problemi olan kişilerle haberleşmeyi önemli ölçüde etkileyebilecek birçok faktör vardır. Konuşmanın gerçekleşmesi için bir konuşan bir de dinleyici bulunması gerekir. Konuşma, hayal edilen her yerde gerçekleşebilir. İşitme engelinin bazı yönlerini bilmek, sizi, daha verimli konuşma fırsatına hazırlar.
    • Konuşma (dudak) okuma:Bazen "Gözlüklerim olmadan hiçbir şey duymuyorum" sözünü, işitme bozukluğu olanların söylediğine tanık olabilirsiniz. Bu cümle, o kişinin "konuşma (dudak okuma)" yönteminden faydalandığını ortaya koyar. Kişiler, bunu, farkına varmadan öğrenmiştir. Yıllar süresince kişi, sesleri ayırdetme ile konuşan kişinin dudak ve yüz hareketlerine dikkat ettiği için, böyle bir yetenek geliştirmiştir.
      • Diğer taraftan birçok kimse, bunun düzenli eğitimini almıştır. Hangisi olursa olsun, kişi, dinlediği insanın yüzüne bakarsa, anlamasına yardımcı olur. "Dil, diş ve dudak" gibi konuşma organları, birçok sesin çıkartılmasında görülebilir. Konuşmacı, konuşurken ağzını kapatıyor, sakız çiğniyor, pipo içiyorsa, işitme zorluğu olanlar anlamalarını kolaylaştıran görsel faktörlerden mahrum kalırlar. Kötü konuşma, sadece görsel bozukluk sağlamaz aynı zamanda kelimelerin anlaşılmasında da zorluk oluşturur. Diğer taraftan, ağız hareketlerinin çok itina ile gösterilmeye çalışılması da kelimelerin bozulmasına yol açar. Dudak okuyanlar, "normal konuşma"yı anlamayı öğrenmişlerdir.
    • Dikkat: İşitme zorluğu olan kişilerin akrabalarından sık sık "Duymak istediği zaman duyar," sözünü işitiriz. Bazen kişi, belirgin bir zorluk çekmeden duyar ve anlar. Bu durum, ideal dinleme ortamında, yani, sessiz, kısa konuşma mesafesinde ve net konuşan bir insanla olduğu zaman gerçekleşir. Gürültülü ortam, bir odadan diğerine konuşmak veya kötü konuşan bir kimse ile konuşmayı anlamaya çalışmak genellikle başarısızla sonuçlanır. İşitme zorluğu olan kişinin, dikkatle gazete okuduğu veya televizyon seyrettiği zaman bizi anlamasını da bekleyemeyiz. Duyma şartları, zamana ve yere göre değişir. Duyma engelli de bu şartlardan etkilenir. Konuşulan ortamın değişen şartları, kişiyi, işitme zorluğu olan kişinin konuşmaya ilgisiz kaldığı yargısına götürebilir. Gerçek olan, işitme zorluğu olan kişinin önemli noktaları ayırdetmek için çok fazla gayret sarfettiğidir. Bu kişilerin anlamak için sarfettiği enerji, konuşmacınınkinden daha fazladır.
    • Ses ayarlaması: İşitme cihazına yardımcı olmak, konuşanın bağırması olmamalıdır. Kişi bilmelidir ki, işitme cihazı sesi arttırmaktadır, bunun üzerine bir de bağırılarak konuşulursa, cihazı kullanan, fiziksel boyuta ulaşacak kadar rahatsızlık duyar. Şayet bir kişi duyuyor fakat anlamıyor izlenimi veriyorsa, bağırmak anlamasına yardımcı olamayacaktır. Bağırmak için zorlandığımızda, seslerin kalitesi daha bozulur. Dinleyenin ayırdetme probleminin yanında, bağırmanın etkisi ile konuşma, anlamsız sözlerden oluşan bir gürültü hâline dönüşür.
    • Hatırlanması gereken bir diğer nokta da, cümlenin sonuna doğru, sesin şiddetinin azaltılmamasıdır.
    • Telaffuz: Kişi, her ne kadar iyi bir işitme cihazı almış ve bunu uygun bir şekilde ayarlamış olsa da, telaffuzu bozuk bir konuşma, anlaşılmayı engeller, çünkü bu cihaz telaffuzu değiştirmemekte, sadece gelen sesi yükselterek kulağa iletmektedir. Kişi, dikkatli konuşmalı, aynı zamanda kelimeleri abartmamalıdır. Kişinin telaffuzunu abartması, konuşmasının bozulmasına yol açar. Hatırlanmalıdır ki, bütün sesler doğru telaffuz edilse bile, işitme zorluğu yaşayan kişi, hepsini algılayamayacaktır. Yanlış telaffuz ise bunu daha da kötüleştirir. Şimdi yazılacak olan cümleyi anlamanın zor olduğunu, bir de bunun anlaşılan kısımlarının yanlış telaffuz edildiğini düşünürseniz onlara daha fazla hak verirsiniz:
    • "Xötü telaxxuxla konuxma xıkxıkxa anlaxılmamaxx yxl axax."
    • Hız: Bazı şöhretler, özellikle haber sunucuları hızlı konuşmaları ile ün yapmışlardır. Mamafih, işitme zorluğu olanlar için hızlı konuşmayı anlamak çok zordur. Kelimeler arka arkaya gelir ve birbirine karışır. Aynen şimdi sizin şu cümleyi anlamanızdaki zorluk gibidir:
    • "Arkaarkayagelenkelimelerianlamakzordur."
    • Konuşurken kelimeler bir saniyeden daha kısa sürer. Beyin, bu sürede sesleri algılayıp bir anlam vermeye çalışır. Şayet bu seslerden bir veya birkaçı, hızlı konuşma sırasında bozulur, yutulur ise, dinleyenin anlaması etkilenir. Konuşma süreklilik arzettiği için, dinleyicinin her kelimeyi anlamak için kısa bir zamanı vardır. Bu süre, yukarıda arka arkaya yazılan kelimeleri okuyan kişinin süresinden çok daha kısadır. Sıklıkla, işitme zorluğu olanların, sorulara yanlış cevap vermelerinin sebebi, cevabı bilmemelerinden değil, soruyu yanlış anlamalarından kaynaklanır.
  • Konuşma çeşidi: Karışık ses (kelime) gruplarının ayırdedilmesi, işitme zorluğu olanlar için en önemli husustur. İşitme zorluğu yaşayanların, bazı sesleri anlamaması ve yanlış yorumlamasından dolayı, konuşan kişinin bahsettiği konu hakkında doğru kelimeleri seçmesi önemlidir. Bir konuyu anlatmak için değişik kelimeler kullanılabileceği için, işitme zorluğu olan kişi ile konuşurken konu ile ilgili kelimelerin seçilmesine özen gösterilmelidir. Örneğin "Gazeteyi görmek ister misin?" yerine, "Gazete; gazeteyi okumak ister misin?" demek, daha iyi anlaşılmaya sebep olacaktır.
    • Görüyorsunuz ki, işitme bozukluğu karışık bir durumdur. Bir zorluğa karşı uyum sağlamak zor ve korkutucudur. Bu zor işi, bazı püf noktalarını hatırlayarak hafifletebilirsiniz. Dikkatini çekin, yeteri kadar sesli ve iyi bir telaffuzla konuşun. Hızlı konuşmayın. Bütün bunların ötesinde, sabırlı olun.
  • Gürültü, Kulaklar veKorunma
    • Ülkemizde geniş bir araştırma yapılmamıştır fakat Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bir araştırmada her on Amerikalı'dan birinde normal konuşmayı anlamayı engelleyecek kadar işitme kaybı olduğu bulunmuştur. "Yükses sese maruz kalmak" en sık karşılaşılan sebeptir.
  • "Gürültü" Gerçekten Kulaklarıma Hasar Verebilir Mi?
    • Evet, gürültü tehlikeli olabilir. Yeteri kadar yükses ve uzun süreli olursa, işitmenize zarar verebilir.
    • Gürültünün sebep olduğu hasar, sinir tipi işitme kaybı olarak adlandırılır; birçok sebep bu tip işitme kaybına yol açabilir ama gürültü kaynaklı olanın önemli bir ayrıcalığı vardır-ilerlemesi durdurulabilir veya olmadan tamamen önlenebilir.
  • Kulaklarımı Alıştırabilir Miyim?
    • Hayır. Şayet hep gürültüde büyüdüğünüz için buna alıştığınızı zannediyorsanız bu yanlıştır. Gürültü işitmenizi azaltmıştır ve hiç bir ilaç, operasyon veya işitme cihazı gürültünün kulağınızda yaptığı hasarı tam olarak düzeltemez.
  • Kulak Nasıl Çalışır?
    • Kulak dış, orta ve iç olmak üzere başlıca üç bölümden oluşmuştur. Dış kulak, kulak kepçesi ve dış kulak yolundan meydana gelmiştir. Kulak zarı, dış kulak ile orta kulağı birbirinden ayırır. Orta kulaktaki üç küçük kemikçik ses dalgalarının iç kulağa iletilmesini sağlarlar. İç kulakta işitme siniri başlar ve sesi beyine taşır.
    • Her türlü ses kaynağı, havaya ses dalgaları veya titreşimleri gönderir. Bunlar dış kulak yolundan geçerek kulak zarınıza çarparlar ve zarınızı titreştirirler. Titreşimler orta kulaktaki kemikçikler vasıtasıyla iç kulağa, işitme sinirine iletilirler. Burada titreşimler, sinir uyarılarına dönüşürler ve beyinde ilgili bölgeye gönderilirler. Beyin, sesi "müzik, kapı çarpması, insan sesi" şeklinde ayırarak yorumlar.
    • Gürültü çok şiddetli olursa iç kulaktaki sinir hücrelerini öldürmeye başlar. Gürültüye daha uzun maruz kalındıkça daha fazla işitme siniri hasar görür. İşitme sinirinizde sinir sayısı düştükçe de işitmeniz azalır. Ölü sinir hücrelerini hayata döndürmek mümkün değildir; hasar kalıcıdır.
  • Gürültünün Zararlı Olduğunu Nasıl Bilebilirim?
    • İnsanların gürültüye karşı hassasiyetleri değişir. Genel olarak şu şartlarda gürültü kulağınıza zarar verebilir: *kendinizi duymak için bağırmak zorunda kalıyorsanız *gürültü kulağınızda ağrı oluşturuyorsa *kulak çınlamanız oluyorsa *gürültüye maruz kaldıktan sonra birkaç saat hafif sağır gibi oluyorsanız.
    • Ses, bilimsel olarak iki türlü ölçülebilir. Sesin yoğunluk veya şiddeti ki "desibel" cinsinden ifade edilir. Frekans, sesin saniyedeki titreşim sayısıdır. Ses, alçak frekanslarda "kalın(pes)", yüksek frekanslarda "ince(tiz)" duyulur.
  • Sesin Frekansının Benim İşitme Kaybımla İlgisi Nedir?
    • Frekans saniyedeki titreşim olarak ifade edilir. İşitmenin en iyi seviyede olduğu çocuklar, saniyede 20 ile 20.000 titreşim arasındaki sesleri duyabilirler.
    • İnsan sesi 300 ile 4000 frekans arasındadır ve insanlar bu aradaki sesleri diğerlerinden daha iyi duyarlar. İşitme kaybı başladığında ilk önce yüksek frekanslarda duyma azalır işte bu sebepledir ki kişiler ince sesli bayan ve çocukların seslerini duymada zorlanırlar.
    • Yüksek frekanslardaki kayıp, sesin yapısını da bozabilir; bu yüzden kişiler işitse bile işittiklerini tam olarak anlamakta zorluk çekerler. İşitme kaybı olanlar çoğunlukla birbirine benzeyen sesleri ayırdetmede zorlanırlar.
  • Desibel Nedir?
    • Sesin şiddeti desibel (dB) cinsinden ölçülür. "0" desibel insan kulağının işitebileceği en düşük ses olarak kabul edilir. "180" dB ise roketin fırlatılış anında çıkardığı ses olarak ölçülür.
    • Desibeller logaritmik olarak artar ve azalır. Bu şu anlama gelir. 20 dB, 10 dB'den 10 kat daha şiddetlidir. 30 dB, 10 desibelden 100 kat daha şiddetlidir.
    • Yaklaşık ses Örnek seviyesi (dB)

SES SEVİYESİ
( DESİBEL)

BİLİNEN SESLER

0 dB
İnsan kulağının duyabileceği en düşük ses

30 dB

Fısıtı, sessiz konuşma

50 dB

Yağmur düşüşü, sessiz ofis, Buzdolabı, Havalandırma

60 dB

Bulaşık makinası, Dikiş makinası, normal bir konuşma.

70 dB

Yoğun trafik, vakumtemizleyici,saç kurutma makinası

80 dB

Çalar saat, Metro ;fabrika gürültüsü

90 dB

Traş makinası, Kamyon trafiği, Çim biçme makinası

100 dB

Kar aracı,çöp kamyonu,müzik seti

110 dB

Rock konseri,elektrikli Testere

120 dB

Uçağın havalanışı,gece klübü

130 dB

Delici çekiç

140 dB

Av tüfeği,Hava hücum uyarı sistemi

180 dB

  Roket fırlatıcısı

  • Desibeller Kulağımı Etkilemeden Ne Kadar Yüksek Olabilir?
    • Uzmanlar 85 desibel üzerindeki sese sürekli maruz kalmanın tehlikeli olabileceğinde anlaşmışlardır.
  • Duyduğum Sesin Süresinin, İşitmemi Etkileme Tehlikesi İle Bir İlgisi Var Mıdır?
    • Kesinlikle vardır. Yükses şiddette sese ne kadar uzun süre maruz kalırsanız, işitmenizde o kadar fazla hasar oluşur. Aynı zamanda ses kaynağına ne kadar yakın olursunuz o kadar fazla etkilenirsiniz.
    • Her silah sesi, yakındaki kişilerin işitmesinde hasar meydana getirebilir. Uzun namlulu silahlar ve top daha şiddetli ses çıkardıkları en kötüleridir. Fakat oyuncak silahlar bile şayet yakınsanız işitmenizde hasar meydana getirebilirler.
    • Son zamanlarda gençlerde yapılan araştırmalar önemli ölçüde alarm vermektedir. Çok gürültülü diskolar ve kulaklıklarla yüksek sesli müzik dinlemek bunun sorumlusu olabilir.
  • Gürültü, İşitmemin Dışında Daha Fazla Bir Zarar Verebilir Mi?
    • Gürültüye maruz kalındıktan sonra ortaya çıkan kulak çınlaması çoğunlukla kalıcıdır. Bazı kişilerin, yüksek ses karşısında endişe ve hassasiyeti artabilir, nabız ve kan basıncında artış olabilir veya mide asit salgısında artış görülebilir.
    • "Yüksek gürültü" ayrıca iş ortamında dikkati dağıtarak verimi düşürebilir.
  • İşitme Koruyucular Kullanmalı Mıyım?
    • Şayet çok gürültülü bir ortamda çalışıyorsanız, işitme koruyucuları kullanmalısınız. Ayrıca çok gürültülü bir alet veya silah kullanırken de kullanmalısınız.
    • İşyerinde günde sekiz saatten fazla 85dB veya yukarısında gürültüye izin verilmemelidir. Çalıştığınız yerde ortalama ses şiddeti sekiz saat süre ile 90 dB'den yüksek ise işitme koruyucuları kullanmalısınız.
  • İşitme Koruyucuları Nelerdir ve Ne Kadar Etkilidirler?
    • Bu koruyucular zara ulaşan sesin şiddetini azaltmaya yararlar. İki türde karşımıza çıkarlar: kulak tıkaçları ve kulaklıklar.
    • Kulak tıkaçları dış kulak yoluna takılan ve sesin şiddetini önleyen tıkaçlardır. Bunların etkili olabilmesi için kulak yolunu tam tıkamaları gerekir. Çeşitli boyutlarda satılmaktadırlar. Kullanırken temiz olmalarına ve dış kulak yolunu tahriş etmemelerine titizlik gösterilmelidir.
    • Kulaklıklar bütün kulağı kaparlar ve bir bant ile iki kulaklık birbirine bağlıdır. Etkili olması için kulak kepçesini sıkıca kapatması gerekir.
    • Tam uygulanan kulak tıkaçları ve kulaklıklar sesin şiddetini 15 ile 30dB kadar azaltırlar. İkisi birbirine eşit etkili olsa da kulak tıkaçları düşük frekanslarda daha fazla, kulaklıklar yüksek frekanslarda daha fazla etkilidirler.
    • Beraber kullanıldıklarında ek olarak 10-15dB daha fazla koruma sağlarlar. Gürültü 105dB'den yüksekse beraber kullanımları önerilir.
  • Niçin Kulaklarımı Sadece Pamuk İle Kapatamam?
    • Kulak kanalına sokulan basit pamuk ve kağıtlar sesi çok etkili önleyemezler sadece 7dB kadar şiddeti azaltırlar.
  • İşitme Koruyucularının Genel Problemleri Nelerdir?
    • Bu tür işitme koruyucu kullanan işçilerin faydalanmaları gereken koruyuculuğun yarısından daha azı ile korundukları bulunmuştur. Bunun sebebi koruyucuların uygun ve sürekli kullanılmamalarıdır.
    • Sekiz saat devamlı kullanıldığında 30dB koruma getiren koruyucular mesela sadece bir saat takılmazlarsa koruyuculukları 9dB'e düşmektedir.
    • Koruyucular yıpranmış veya yırtılmışsa kişiler yaklaşık 1000 kat daha fazla ses enerjisine maruz kalmaktadırlar.
    • Bunlara ek olarak, gürültüye maruz kalma, birikim yapar. Evde veya oyunda karşılaşılan gürültü de günlük limite eklenmelidir. İşyerinde maksimum günlük doza ulaşılmışsa sonradan gürültülü bir ortamda bulunmak veya yüksek sesli müzik dinlemek güvenlik limitini geçmeye sebep olur.
  • İşitme Koruyucular Kullanırken Diğer İnsanları veya Makinelerin Sesini İşitebilir Miyim?
    • Güneş gözlükleri nasıl görüşü daha kolaylaştırırsa, işitme koruyucular da etraftaki gürültüye rağmen konuşmaların daha net anlaşılmasına yardımcı olurlar. Gürültü olmayan bir ortamda bile işitme koruyucu kullanan kişiler normal bir konuşmayı duyabilirler.
    • İşitme kaybı ve dil problemi olan kişilerde, işitme koruyucular önemli etki yaratmazlar ki zaten bu kişiler işitmelerinin daha fazla bozulmaması için koruyucu kullanmalıdırlar.
    • Bazen "işitme koruyucu kullanan işçilerin makinenin bozuk ses çıkardığını duymadıkları" iddia edilir, fakat işçiler bir süre sonra buna alışırlar ve ses değişikliğini farkederler.
  • Şayet İşitmem Hali hazırda Hasar Görmüşse Ne Olabilir? Ne Yapabilirim?
    • İşitme kaybı, genellikle yıllar içerisinde gelişir. Ağrısız ve yavaş yavaş olduğu için farkına varmayabilirsiniz. Uzun süre yüksek sese maruz kalmayla ortaya çıkan "çınlama" sesini fark edebilirsiniz. Özellikle gürültülü ortamlarda insanların ne dediğini anlamayabilirsiniz. Bu durum yüksek frekans işitme kaybının başlangıcı olabilir ve işitme testinizin yapılması gerekir.
    • Bazen bu durumlara sadece bir kulak kiri veya kulak iltihabı yol açar ve kolayca tedavi edilebilir. Fakat gürültünün yol açtığı işitme kaybı da olabilir. Bu durum kalıcı olduğu için tedbirin elden bırakılmaması gerekir. İşitme kaybınızdan şüphe ettiğinizde kulak, burun, boğaz hekimine başvurunuz. Doktorunuz işitme probleminizi ortaya koyacak ve en iyi tedavi yöntemini önerecektir.


    • ANİ İŞİTME KAYBI

      TİP I .... İşitme Kaybı genellikle alçak frekanslardadır.Orta ve yüksek frekanslarda (2000-8000 Hz arası) eşiklerde düşme fazla değildir.
      SRT ve SD skorları fazla bozuk değildir.

      TİP II....İşitme kaybı,konuşma frekansları olan 500,1000 ve 2000 Hz de belirgin olan düz bir trase şeklindedir.Yüksek frekanslarda işitme kaybı yüksektir.SRT ve SD skorları bozulmuştur.

      TİP III..Total işitme Kaybı Mevcuttur.SD skorları ölçülemez.

      DİĞER İŞİTME KAYIBLARI

      NORMAL İŞİTME : Hava ve kemik yolu iletimi üst üste çakışmış durumdadır.

      İLETİM TİPİ İŞİTME KAYBI: Hava yolu iletim eşiği yükselmiş ve kemik iletimi normal veya normale yakın olduğu zaman iletim
      Tipi işitme kaybı mevcuttur.

      SENSORİNEURAL İŞİTME KAYBI:Kemik ve hava iletim eşiklerinin her ikiside yükseldiği zaman işitme kaybı sensorineural tiptir.

      MİKST TİP İŞİTME KAYBI: Hava ve kemik yolu iletim eşiklerinin her ikiside yükselmiş,ancak hava iletimindeki kayıp kemik yolundan
      Daha fazla ise (aradaki açıklık-gap devam ediyorsa) mikst tip işitme kaybı mevcuttur.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim