• BIST 108.392
  • Altın 143,135
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 28 °C

Irak'ta 1 milyon sivil öldü

Irak'ta 1 milyon sivil öldü
Dünya Irak'taki kirli savaş ve büyük katliam karşısında hâlâ sessiz. Son raporlar Irak'ta 1 milyondan fazla sivilin öldüğünü ortaya koyuyor

Johns Hopkins Üniversitesi'nden araştırmacılar, Ekim 2006'da Avrupa'nın en önemli ve çok saygı duyulan tıbbi dergilerinden biri olan haftalık Lancet dergisinde kaynak niteliğinde bir rapor yayınladı. Bu rapor, ABD'nin öncülüğündeki istiladan dolayı 601,000'i şiddetten olmak üzere 650,000 Iraklının öldürüldüğünü tahmin ediyor. (1) Rapor, ABD'dedeki kamuoyu tartışmalarında çabucak etkisizleştirildi.

Araştırmacıların metodları kınanmadı. Onlar, doğal ve insan kaynaklı felaketlerin akabinde gerçekleşen doğum ve ölüm oranları gibi dünyanın genelinde kabul gören metodu kullandılar: derli toplu bir araştırmaydı. Araştırmalarını yürüttükleri tarzda hiç kimse önemli hatalar bulamadı. Bunun yerine onların bulguları göz ardı edildi çünkü onlar politik olarak suçlanan, kaç Iraklı öldü sorusunu sordular ve buldukları cevap kabul edilemez bir oranda yüksek çıktı.

Lancet tahmini, Temmuz 2006'da tamamlanan bir araştırmaya dayandığından ve yeni demografik çalışmalar yapılmadığından Just Foreign Policy (Adil Dış Politika: ABD dış politikasını değiştirmek için çalışan bağımsız bir örgüt), şavaşın başlamasından bu yana gerçekleşen toplam ölü sayısı sorununu tartışmaya açık tutma ile ilgili bir çabasında Temmuz 2006 tarihinde Lancet'in yaptığı şiddet ölümleri tahmininin güncellenmiş bir tutanağını oluşturdu. Biz bunu, Irak Ölü Hesaplama Projesi tarafından korunan, Batı medyasında haberi yapılan ölümlerin bir veri tabanından gelen kabul görmüş olan yolu kullanan Lancet'in tahminini kullanarak yaptık. (2) Düzenli olarak güncellediğimiz en iyi tahminimiz şudur: istila ve işgalin bir sonucu olarak bir milyonun üzerinde insan şiddete kurban gitti. (3)

Lancet çalışmasının olayı ele alış tarzı ve bulguları gerçekten istisnaidir. Diğer savaş bölgelerindeki araştırma sonuçları ölümlerin standart tahminlerine dönüştüler. Örneğin Darfur'da 200,000 insanın öldüğünü tahmin eden araştırma, sürekli hem ABD medyası hem de Bush yönetimi tarafından saptanmış gerçek olarak anılmaktadır.

Irak'ta istila sonrası ölümlerle ilgili birbirini çürütmeye çalışan bilimsel çalışmalar yok. ABD tarafından verilen savaşa girme kararının değerlendirilmesinde ölü sayısının önemine karşın--belki de bu önemden dolayı--ne işgal güçleri ne de Irak hükümeti Irak'taki ölümlerle ilgili resmi, bilimsel bir çalışma başlattılar. Başkan Bush'tan gelen temelsiz iddiaları bir tarafa bırakırsak, ABD hükümeti Irak ölüleri ile ilgili bir tahmine bile sahip değildir. Medya ve baskın politika yapıcılarının kullandıkları standart Irak ölülerinin sayısıyla ilgili tahminler yetersiz oldukları açık olan iki kaynaktan gelmektedirler. Bu kaynaklar: basın haberleri ve Irak hükümeti tarafından ileri sürülen politikleşmiş iddialardır.

Herhangi bir ülkedeki medya, şiddetten kaynaklanan bütün ölümlerin sadece bir kısmını verir. Patrick Ball'in gösterdiği gibi bu veriler, bilhassa olağan üstü düzeyde bir şiddet olmadığı zaman doğrudur. (4) Irak'ta medya, güvenli geçişlerin küçülen bölgeleri içine hapsedilmiştir. Irak'taki şiddet haberleri çok önemli ve çoğunlukla gazetecilerin cesaretleri sayesinde elde edilebiliyorlarken, nasıl gerçek toplam ölü sayısı ile ilgili bir değerlendirme verebilirler?

Irak hükümeti, ülkedeki ölü sayısı ile ilgili düzenli tahminler yayınlıyor fakat bunlar politik olarak taraflı ve güvenilmezlerdir. 2006 yılının başlarında Irak Sağlık Bakanlığı istilanın başından beri 40,000 ile 50,000 arasında insanın şiddete kurban gittiğini bildirdi. Ekim 2006'da, Lancet'te ölü sayısının 650,000 olduğunu tahmin eden aratırmanın yayınlandığı haftada bakan verdiği sayıyı üçe katlayarak ölü sayısının 150,000 civarında olduğunu söyledi. Irak'ta şiddete kurban gidenleri tek tek sayacak merkezi bir rapor sistemi yoktur.

Araştırmanın yayınlanmasından bu yana Irak Ölü Sayısı Projesi öldürülen Iraklı sivillerin sayısının 69,000 ile 76,000 arasında olduğunu söyledi. Fakat Lancet araştırmasının yazarlarından biri olan Les Roberts belirttiği gibi "Irak nüfusuna sahip bir ülkede doğal nedenlerle her yıl yaklaşık 120,000 veya 140,000 insanın ölmesi gerekir." Eğer Irak Ölü Sayısı Projesi, bütün ölüleri kayıt altına almışsa (ki bunu iddia etmiyor) son dört yıl içinde yıllık ölüm oranı %15'ten daha az bir oranda artmıştır. Roberts bunun, "dolup taşan morglarla , yeni mezarlık ihtiyacı ve yeni ölü toplama ekipleri ile ilgili duyduğumuz haberlerle" uyumlu olmadığına işaret ediyor. (5) Irak Ölü Sayısı Projesi'nin şiddete kurban gidenlerle ilgili tahminlerini, kendileriyle mülakat yapılan mültecilerin söylediği gibi hızlı kaçış sırasında bile şiddetten aile üyelerini kaybeden, evlerini terk etmiş 4 milyon Iraklı tahminleri ile uzlaştırmak da çok zordur.

Irak Çalışma Grubu'nun kendisi "Irak'ta bilinmeyen önemli bir şiddet var" tespitinde bulundu. Onlar, ABD istihbaratının 93 saldırıyı haber verdikleri Temmuz 2006 tarihindeki bir güne atıfta bulundular. "Sadece dikkatli bir haber araştırması bir tek gün içinde 1,100 şiddet olayını gün yüzüne çıkardı." (6) İngiliz Independent gazetesi, Irak hükümetinin gazetecilere, bombalama görüntülerini almalarını ve hastanelerin ölü sayısı ile ilgili bilgi vermelerini yasakladığı haberini verdi. (7)

9 Ocak 2007 tarihinde Fox News'ten bir haberci ABD Hava Kuvvetleri ile birlikteydi. Bu haberci bulunduğu bölgeden kalkan uçakların "binlerce savaş araç gereci taşıdıklarını ve Irak derinliklerinde 25 hedefi bombaladıkları" haberini verdi. Bu bombalamalar sonucu gerçekleşen herhangi bir ölü haberi hala İngilizce kullanan basına yansımadı. (8)

The Brookings Enstitüsü, ABD ordusunun genellikle düşman mahallelerde olmak üzere bir haftada düzenli olarak onbinlerle devriye hareketi gerçekleştiriğini haberini verdi. (9) Haber verilmediğinden, özellikle askerlerin kimin tehdit kimin olmadığından emin olamadığı, bu devriyelerde hangi sıklıkla öldürücü güce başvurulduğu bilinmiyor.

Şehir savaşçıları stresinin, ABD askerlerinin bütün Iraklıları düşman olarak görmelerine öncülük ettiğini göstergeler de var. ABD Ordusu'nun Ruhi Sağlık Danışman Takımı sadece kara askerlerini %47'sinin ve denizcilerin %38'inin "savaşçı olmayanlara itibar ve saygı ile davranılması gerektiğini" düşündüğünü gösterdi. Sadece denizcilerin %40'ı ve karacıların %55'i "masum bir sivili yaralamadan veya öldürmekten" dolayı birliklerinin üyesini haber vereceklerini söylediler. (10) The Nation son zamanlarda "çoğu aralarında çocuklarında olduğu Iraklı sivillerin Amerikan ateşinden dolayı öldüklerine şahit olan" elli Irak Savaşı gazisi ile mülakat yaptı. Gaziler bu öldürme vakalarının bilinmediğini ve sorumluların cezalandırılmadığını söylediler, onlardan biri çok yoğun olduklarından bir Iraklı sivilin öldürüldüğü veya yaralandığı her olayı araştırmanın imkânsız olacağını ileri sürdü. (11)

Biz aynı zamanda Latin Amerika'daki tecrübeden de büyük sayıda insanın "ortadan kaybolabileceğini" biliyoruz. Irak'taki mezhepçilikten dolayı öldürülmelerin çoğu söylendiğine göre Irak güvenlik güçleri veya bu tarz bir üstünü örtme yeteneğine sahip müttefik milisler tarafından gerçekleştiriliyor.

Maalesef ABD ordusunun Irak işgalini sonlandırıp sonlandırmayacağı ile ilgili tartışmada, ne kadar Iraklının öldürüldüğü ile ilgili doğru tahminler mevzu bahis edilmiyor en azından ABD'de yapılan tartışmada bunlar sözkonusu olmuyor. Daha kötüsü, eğer askerler çekilirse ölümlerin artacağı uyarısına karşı olanlar tarafından bile ne kadar Iraklı öldürüldüğüne duyulan ilginin azlığıdır. Bir sonuç olarak Amerikan kamuoyu kaç Iraklının öldürüldüğü söz konusu olduğunda tamamen cahil bırakılmıştır. Bu sorunun ortalama cevabı 10,000 altındaydı. (12)

En iyi tahmin, bir milyondan fazla Iraklının istila ve işgalin bir sonucu olarak öldürüldüğünü gösteriyor. ABD'deki politikacıların ve haber medyasının bu gerçeklikle yüzleşmeye zorlandığını varsaymak mantıklıdır, savaşın sonlandırılmasına yönelik baskı önemli ölçüde artacaktır, İran ve Pakistan'da yeni askeri harekâtlarla ilgili şövalyevari tartışmalar daha az olası olacaktır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim