• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

İlk yerli bilgisayar teknolojisi kuruluyor

İlk yerli bilgisayar teknolojisi kuruluyor
Türkiye'nin ilk yerli ''know-how''ı (yapabilme bilgisi)ile üretim yapacak yatırımcı arıyor.

İzmir'de kurulu TageM Teknoloji Ar&Ge şirketi, rmasyon-bilgisayar teknolojileri alanında geliştirdiği Türkiye'nin ilk yerli ''know-how''ı (yapabilme bilgisi)ile üretim yapacak yatırımcı arıyor.

Gelişmiş ülkeler arasında yer almanın en temel koşulu olarak gösterilen araştırma ve geliştirme alanında çalışan TageM adlı Ar&Ge firması, Türkiye'nin ilk yerli bilgisayar üretimine olanak tanıyacak know-how'ı üretmeyi başardı.

TageM Teknoloji Ar&Ge Genel Müdürü Rahmi Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2002 yılında İzmir'de bir yerli öz sermaye şirketi olarak kurulan TageM'in, temel olarak, ülkeye ithalatı yapılan teknoloji ürünlerinin üretimini, sadece montaj sanayi olarak değil, bilgisine de sahip olarak yurt içinde yapılabilmesini sağlamayı amaçladığını söyledi.

Teknoloji ürünlerini yerli olarak üretebilmenin temelinde araştırma ve geliştirme faaliyetleri bulunduğuna işaret eden Deniz, kendilerinin de bu alanda çalışan bir firma olarak iletişim ve bilgisayar teknolojileri ile tıp sektöründe biomedikal ürünler tasarladıklarını bildirdi.

-İLK YERLİ BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ-

Rahmi Deniz, halen yoğun olarak rmasyon teknolojileri (IT) olarak adlandırılan bilgisayar teknolojileri üzerinde çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:

''İnformasyon teknolojilerinde kullanılan ürünlerin büyük bir kısmının Türkiye'de üretiliyor olması için çaba harcadık ve şu anda elimizde bu alanda çeşitli modellerimiz var. Bu konuda yatırımcıları bekliyoruz. Halen bu alanda, tasarımı, üzerindeki işletim sistemleri ve protokolleri bize ait olan system on chip (gömülü sistem) bilgisayarlarımız var. Buradaki hedefimiz, endüstrinin bilgisayar kullanılan bütün alanlarında yerli ürünlerin kullanılmasını sağlamak.''

Bilgisayar teknolojileri alanında Türkiye'nin henüz üretici konumda olmadığını, halen Türkiye'de bu alanda yapılan üretimin sadece parçaları bir araya getirerek bir tümleştirme işi olduğunu dile getiren Deniz, ürettikleri know-how'ın bu anlamda, Türkiye'nin gerçekten bilgi teknolojisi üretir hale gelmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

-''BİZİM İŞİMİZ AR&GE, ÜRETİM SANAYİCİNİN İŞİ''-

Rahmi Deniz, ürettikleri know-how'ın mamul ürün olarak hayata geçirilmesi için öncelikli hedef sektörler olarak endüstri, eğitim teknolojileri ve Telekom'u belirlediklerini belirtti.

Bunun için görüşmelerinin sürdüğünü, ancak sanayicileri bu alanda yerli know-how kullanarak üretim yapma noktasında ikna etmekte güçlük çektiklerini dile getiren Deniz, şöyle devam etti:

''Özellikle sanayi odaları ve ticaret odalarından gelen talepler oldu. Üniversitelerde, fuarlarda görüştüğümüz firmalar oldu. Ama maalesef alışkanlıklarımızı değiştiremiyoruz, yani hazırdan vazgeçemediğimiz için, bilginin burada olması ya da yapılabiliyor olması düşünülmediği için, sanayicimiz bunu bir türlü anlayamıyor ve hala da anlamak istemiyor. Ama, biz bu alışkanlığı değiştirmek istiyoruz.

Bir de sanayicilerimiz bize genelde, 'Bu işler çok karlı, neden siz kendiniz yapmıyorsunuz?' şeklinde yaklaşıyor. Oysa biz bir araştırma-geliştirme şirketiyiz, know-how üretiyoruz ve ürettiğimiz bu bilgiyi de çeşitli zamanlarda çeşitli ülkelere, çeşitli şirketlere sattık. Kendi ülkemizde de bizim ürettiğimiz know-how'ı kullanan işletmeler var. Biz, Türkiye'de know-how üreten ve Ar&Ge pazarında büyümek isteyen bir şirketiz. Bundan da sapmak istemiyoruz, üretim bizim işimiz değil.''

-''150 MİLYAR DOLAR KAYNAK YURT DIŞINA ÇIKTI''-

Deniz, dünyada know-how pazarının çok büyük bir pazar olduğunu ve Türkiye'nin bu alanda hiçbir şey üretmediğini belirtti. Türkiye'nin gelişmesi için mutlaka kendi know-how'ını üretir ve bunu dünyaya satar hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Deniz, şöyle konuştu:

''İnformasyon teknolojilerinde dünya pazarına know-how ürünü veren firma ve ülkelerin sayısı çok azdır aslında ve bunlar da bildik Batılı ülkelerdir. Bizim ülkemizde de bunun başlamasını istiyoruz, yani bizim gibi şirketlerin çoğalmasını istiyoruz. Pekala burada üretilen bir know-how bütün dünyaya satılabilir. Bu çok büyük ekonomik bir iddia. IT sektörü olarak sadece GSM'i de içine katarak bilgisayardan bahsedersek, ülkemizde 1990'lı yılların başından bu yana yaklaşık 150 milyar dolar civarında bir kaynak akışı söz konusu. Bu kaynağın ülkemizden akıp gittiğini görürüz. İşte bunu biraz tersine çevirmek gerekiyor. Araştırma geliştirme ciddi bir yatırımdır, ama siz bunu pahalı diye yapmazsanız birisi yapar, size getirir, o kazanır. Bu durumda siz hiçbir şey kazanmıyorsunuz. İşte biz bunu tersine çevirmek, Türkiye'nin IT sektöründe de sadece kendi içinde değil, dünyaya ürün vermesini istiyoruz.''

Ar&Ge'nin kesinlikle pahalı bir yatırım olduğuna inanmadıklarını ve gerçek anlamda her alanda buna önem verilmesi gerektiğini ifade eden Deniz, ''Üretim yapmadığınız her şey pahalıdır. Biz know-how üretmenin pahalı bir iş olduğuna katılmıyoruz. Öncelikle üretim yapanımız gerekiyor. Evet, biz şu anda bir üründen bir tane üretiyoruz ve bu bir tane üretim için 300 bin, 500 bin dolar harcıyoruz. Ama, 1 milyon adet ürettiğinizde, o know-how maliyetini 1 milyona böldüğünüzde bunun maliyeti düşüyor'' dedi.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim