• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

'Hava'dan para kazanamıyoruz

'Hava'dan para kazanamıyoruz
Amerika'nın gökdelenleri para basıyor; Türkiye, 'havadan' para kazanmayı bilmiyor
Gökdelen turizmi İstanbul için bulunmaz bir fırsat. Kentin nefis manzarasını gökdelenlerden kuşbakışı izlemek isteyenler, alacakları bir biletle bu muratlarına erebilir. Neden olmasın! Amerikalılar bunu başarmış. Gökdelen sahiplerine duyurulur...

Fıkrayı bilenler bilir; ama biz bilmeyenler için hatırlatalım: Temel, ilk kez geldiği İstanbul'da bir gökdeleni hayran hayran seyrederken, Kayserili yanına yaklaşmış ve, 'Hemşerim kaçıncı kata bakıyorsun?' diye sormuş. Temel, hemen '10. kat' cevabını vermiş. Kayserili, “İyi, borcun o zaman 10 lira” diyerek Temel'den parayı tahsil etmiş. Temel kıs kıs gülerek oradan uzaklaşmış. Derken Temel, memleketine dönmüş ve hatıralarını dostlarına anlatmaya başlamış. “Uşaklar, inanmayacaksunuz ama Kayseriluyu kandurdum. İstanbul'da gökdelenin 20. katına kadar baktım; ama 10 kat parası verdim.” Bu fıkrayı niye mi anlattık? Belki Kayserili değil; ama Amerikalı, gökdelenlerden bakmaya para alıyor.

Turizm denince akla ilk deniz, kum ve güneş gelir. Onları; kongre, yayla, sağlık, inanç, tarih ve müze turizmi takip eder. Ama şimdi yepyeni bir turizmden bahsetmek istiyoruz. Gökdelen turizmi. Evet yanlış okumadınız! Gökdelen turizmi, yeni; ancak istikbali parlak bir yatırım alanı. Özellikle İstanbul için bulunmaz bir fırsat. Çünkü İstanbul'da, bir ucu neredeyse bulutlara değen birçok gökdelen var. Kapısına birer turnike konularak, buralar turizme açılabilir. İstanbul'un nefis manzarasını kuşbakışı izlemek isteyenler, alacakları bir biletle bu muradına erebilir. Neden olmasın! Amerikalılar bunu başarmış. Mesela New York'taki Empire State gökdeleni, İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi'nden daha fazla ziyaretçi ağırlıyor. Her yıl 3,5 milyon turistin ziyaret ettiği Empire States, kente gelen turistlerin görmek istediği yerlerin başında geliyor.

Yılda 200 milyon dolar kazandırıyor

Açıldığı yıldan bu yana 110 milyon turisti ağırlayan Empire State binasına ek olarak sayısız gökdelen, şehri seyretmek isteyen turistlere hizmet veriyor. Verilen bu hizmet binalara ve şehre önemli bir gelir kaynağı sağlıyor. Her yıl 10 milyonun üzerinde turist sadece binalara çıkıp etrafı seyretmek için 200 milyon dolar harcıyor.

Empire State binası ve Rockefeller Center, New York'un en meşhur iki gökdeleni. Bu iki gökdelenden birine çıkıp etrafı seyretmek için çoğu zaman 2 saat kuyrukta beklemeyi göze almanız gerekiyor. Kuyrukta beklemek istemeyenler için, normal fiyatın iki katına satılan “pas” bileti alma imkânı bulunuyor. Şehir turu yaptıran her şirketin listesinde yer alan bu iki bina, gözlem katlarıyla ilgi çekiyor.

Empire State binasında 320 metre yükseklikteki 86. kattan, Rockefeller Center'da ise 67. kattan New York'u seyretmek mümkün. Giriş biletinin alınmasıyla kuyruğa girip, güvenlik kontrolünden geçerek asansöre ulaşıyorsunuz. 20 kişinin rahatça bindiği bir asansörle katları onar onar çıkarken, kulaklarınızda hızlı yükselmeden kaynaklanan basıncı hissetmemenize imkân yok. Binaya giren herkesin fotoğrafını çeken şirket, isteyenlere fotoğrafların tanesini 25 dolardan satıyor. Çıktığınız katta New York'u anlatan yüzlerce hediyelik eşya da bulabiliyorsunuz.

1 yıl 45 günde tamamlanan 380 metre yüksekliğindeki bina New York'un simgesi haline gelmiş. Tişörtten çay fincanına kadar birçok ürünün üzerinde Empire State binasının resmini görmek mümkün. Onlarca filme konu olan yapı, en fazla King Kong filmiyle hatırlanıyor. Her gün farklı bir renkle ışıklandırılan bina, milli bayramlarda kırmızı, beyaz ve mavi, St. Patrick Günü yeşil, Cadılar Bayramı'ndan (Halloween) Şükran Günü'ne kadar kırmızı ve yeşil renklerle ışıklandırılmakta.

Bina sahibinin karısı Leona Helmsley bir vergi suçundan hapse girdiğinde, hapisten çıkana kadar binanın ışıkları hiç yakılmamış. Soğuk ve sıcağı fazlasıyla hissettiğiniz Empire State binasının terası, yılın 365 günü açık. Her gün sabah 08.00'den, gece 02.00'ye kadar terasa çıkmak mümkün.

Rockefeller Center ise, bir şehri barındıracak kadar geniş bir bina kompleksinden oluşmakta. İçinde banka, postane, restoranlar ve alışveriş merkezi bulunuyor. Central Park'ın büyüklüğünü görmek isteyenler için inanılmaz bir seyir mekânı. Empire State'i tam karşıdan gören Rockefeller Center'ın avlusunda kış aylarında buz pateni pisti kuruluyor. Yeni yıl öncesinde, Amerika'nın en büyük 'Christmas' ağacı da söz konusu avluda sergileniyor.

İstanbul'a gökdelenlerden bakmak yasak!

Amerika'daki gökdelenler her yıl milyonlarca turisti ağırlarken, Türkiye'de durum biraz farklı. Gökdelen denince akla ilk gelen İş Bankası kuleleri, Sabancı kuleleri, Garanti Towers, Tefken Holding, Kanyon ve Metrocity'den İstanbul'u kuşbakışı seyretmek mümkün değil.

Çünkü bu binalar genellikle bankaların ya da büyük şirketlerin genel müdürlüğü olarak hizmet veriyor ve yapılırken gökdelen turizmine uygun olarak inşa edilmemiş. Bu nedenle bu yüksek binalardan manzara seyretmek şimdilik imkânsız. İş Bankası ve Garanti Bankası gibi şirketlerin yöneticileri, binaların turizme uygun olsa bile ortaya çıkabilecek güvenlik zafiyetini göze alamayacaklarını, dolayısıyla gökdelen turizmine sıcak bakmadıklarını söylüyor. Süzer Plaza ve Masshattan gibi yapılar ise konut olarak kullanıldığı için, bu binalardan şehri seyretmek olanaksız.

Yüksek binalara alternatif olabilecek diğer binalar arasında ise genellikle oteller bulunuyor. Taksim The Marmara, Yeşilköy Polat Rönesans, Ataköy Holiday İnn Crown Plaza en yüksek binaya sahip oteller arasında. Bu otellerin birçoğunun en üst katı restoran olarak hizmet veriyor. Bu binaların arasında öyle bir otel var ki, İstanbul'un en güzel manzarası buradan izlenebiliyor.

Sultanahmet Golden Horn Otel'inin terası Adalar'dan Moda'ya, Ortaköy'den Bakırköy'e hemen her yeri görebilen bir konuma sahip. Tarihî doku içindeki otelin önünde duran Sultanahmet Camii, Ayasofya ve Topkapı Sarayı manzarası, görenleri adeta büyülüyor. Otel sahibi Selami Yaşık, müşterilerinin manzaraya hayran kaldıklarını, buradan İstanbul'u izleyenlerin müdavim olduğunu belirtiyor.

Bütün bunların yanında Galata Kulesi, Kız Kulesi ve Beyazıt Kulesi gibi tarihî yüksek yapılar var. Galata ve Kız Kulesi'ne ödenen ücret karşılığı çıkıp buralardan İstanbul'u seyretmek mümkün. 85 metre yüksekliğiyle İstanbul'un yedi tepesinden birine konuşlanmış Beyazıt Kulesi, Şubat 2006'da bağlı bulunduğu İstanbul İtfaiyesi'nden alınıp İstanbul Üniversitesi'ne müze olarak kullanılması için devredilmesi gerekiyordu. Fakat İstanbul İtfaiyesi bu devri gerçekleştirmediği için, kule kullanılamıyor.

İstanbul ve Boğaz manzarası tabii bunlarla sınırlı değil. Boğaz boyu sıralanmış kafe ve restoranlar, parklar, teraslar, çay bahçelerinden de Boğaz ve İstanbul manzarası en güzel şekilde seyredilebiliyor.

ALTERNATİF MEKÂNLAR

360 İstanbul: '360 İstanbul Restoran' Beyoğlu İstiklal Caddesi üzerinde tarihî Mısır Apartmanı'nın en üst katında bulunuyor. Yaklaşık üç yıldır hizmet veren mekândan Boğaz ve Beyoğlu manzarası izlenebiliyor.

Doğatepe Restoran: Rumelihisarı'nın hemen üstünde bulunan restoranda yemek yerken, eşsiz bir Boğaz manzarası izlemek mümkün.

Hamdi Restoran: Yaklaşık 40 yıldır Eminönü'nde hizmet veren Hamdi Restoran'da Eminönü üzerinden Galata ve Boğaz manzarası izlenebiliyor.

Golden Horn Otel: Sultanahmet'te bulunan otel, şehrin en güzel manzarasına sahip mekân. Çok geniş bir alanı gözler önüne seren otelden, Adalar, Beşiktaş-Ortaköy sahili, Boğaziçi Köprüsü, Sultanahmet Camii, Ayasofya Camii ve Topkapı Sarayı'nın yanı sıra, Sarayburnu'ndan Bakırköy sahiline kadar uzanan kıyı şeridi ile Kadıköy'den Çengelköy'e kadar birçok yeri görmek mümkün.

Holiday Inn Crown Plaza: Türkiye'nin en eski yüksek binalarından biri olan Holiday Inn Crown Plaza'nın en üst katında geniş bir Marmara manzarası görülebiliyor. Binanın en üst katında hizmet veren restoran, 17.00'den gece 01.30'a kadar açık.

Kız Kulesi: İstanbul ve Boğaz'ı 360 derece görebileceğiniz tarihî kuleye, Salacak'tan hareket eden teknelerle ulaşabilirsiniz. Eşsiz bir manzaraya sahip mekânda restoran da mevcut.

Atakule (Ankara): Ankara'nın en yüksek binaları arasında yer alan Atakule'den belli bir ücret karşılığında Başkent manzarası izlemek mümkün.

Metropol (Mersin): 52 katlı bina bir dönem Türkiye'nin en yüksek binasıydı. 16 katı otel olarak hizmet veren yapı, muhteşem bir şehir ve deniz manzarası sunuyor. Ancak bu bina da diğer gökdelenler gibi geziye açık değil. 46. katında bulunan restorandan şehir ve deniz manzarasını izlemek mümkün.

The Marmara Oteli: Taksim'de bulunan otelin en üst katında hizmet veren restoranından, şehri ve Boğaz'ı izlemek mümkün. Konumu itibarıyla da tepede olan binadan şehrin birçok yeri net bir şekilde görülebiliyor. Ancak fiyatlar oldukça yüksek.

Galata Kulesi: Yine İstanbul'u ve Boğaz'ı çok iyi gören yerlerden biri olan Galata Kulesi'ne bir miktar para ödeyerek çıkılabiliyor. Kule, gün batımının ve tarihî yarımadanın en iyi izlendiği mekânlar arasında bulunuyor.

Empire State binası, Topkapı Sarayı'ndan daha çok kazandırıyor

Yılda 3,5 milyon insan, Empire State binasına çıkıp New York'u seyrediyor. Bunun için kişi başı 12 ile 45 dolar arasında ödemek gerekiyor. Bu da ortalama 70 milyon dolar yapıyor. Türkiye'de gökdelen turizminin adı bile yok. Bir karşılaştırma yapacak olursak yılda 2 milyon kişinin gezdiği Topkapı Sarayı'nın kasasına 1 milyon YTL giriyor.

Cumaertesi



  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim