• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C

HALİL RIFAT PAŞA SAKİNLERİ SARIGÜL’E KARŞI MAHKEMEYİ KAZANDI

HALİL RIFAT PAŞA SAKİNLERİ SARIGÜL’E KARŞI MAHKEMEYİ KAZANDI
Halil Rıfat Paşa Mahalle sakinlerinin Mustafa Sarıgül’ün ruhsatsız kurduğu semt pazarına karşı açtığı dava sonuçlandı. Mahkeme Mustafa Sarıgül’ü haksız buldu.

 “HER ŞEYE RAĞMEN GALİP GELDİK”

Mahalle sakinleri; Sarıgül bir taraftan en sevilen belediye başkanı seçtirilirken bir taraftan da bizlerle mahkemelik olması Şişli’deki tezatlığı bir kez daha gün yüzüne çıkartmıştır. Ama tüm baskı ve duyarsızlıklara rağmen pes etmedik ve sonuca ulaştık. Şimdi başkanın mahkeme kararına uymasını bekliyoruz diye açıklama yaptılar.

 

İTFAİYEDEN SAKINCALI RAPORU

Mevcut Pazar yeri Şişli’de bulunan ve tüm İstanbul’a hizmet veren itfaiyenin çıkış yollarını kapatıyordu. İtfaiye de bu pazar yerinin can ve mal güvenliğini tehlikeye atığına dair bir de rapor vermesine rağmen Mustafa Sarıgül görmezden gelmişti. Üstelik mevcut pazarın ruhsatı da yok.

KAYMAKAMI VE SİYASİLER DUYARSIZ KALDI

Mahalleli Şişli’de gitmediği yer çalmadığı kapı kalmadı. Herkes duymuyor ve görmüyordu. Son çare olarak ta adaletin kapısını çaldı. Ruhsatsız bir Pazar yerine üstelik itfaiyenin can ve mal güvenliği tehlikesi var raporuna rağmen ne Şişli Kaymakamı ne Şişli’nin muhalefet partileri olan Ak Parti ve CHP ne de bir başka kişi, kurum ve kuruluşlardan destek alamadı. Ama yüce adalet Mustafa Sarıgül’ dur dedi. 

 

 

 

Mahallelinin Mustafa Sarıgül aleyhine açtığı mahkemenin kararı;

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Karar veren İstanbul 8. İdare Mahkemesi’nce davacı taraf yürütmenin durdurulması istemini hakkında işin gereği görüşüldü;

            3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. Maddesinde Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak hâlihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış bölümlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmakta; Uygulama İmar Planı ise tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerini yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmaktadır.

            Aynı Kanun’un 18. Maddesinde ise; İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir…

Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumi hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz” hükmü öngörülmüştür.

Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinde de anlaşılacağı üzere, imar planları, insan, toplum, çevre ilişkilerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek amacıyla hazırlanmaktadır. Aynı şekilde imar uygulamaları ile bir yandan imara uygun komut alanı elde etmek bir yandan da düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve orta öğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, Pazar yeri ve karakol gibi umumi hizmetlere ait alanlar için gerekli olan arazilerin elde edilmesi amaçlanmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; bakılmakta olan davanın Şişli ilçesi Şişli Bölgesi İtfaiye Grup Amirliği önündeki Taşkızak Sok. ve Yüzer Sokak kesişiminden itibaren Yüzer Havus Sok. ve Arel Sok. üzerinde davalı idarece Pazar yeri kurulmasına ilişkin kararın yürütmesinin durdurulması  ve iptalinin istemiyle 21.03.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizin 30.02.2012 tarihli ara kararına cevaben davalı idarece verilen 22.0.2012 havale tarihli savunma dilekçesinde ihtilafa konu pazarın kurulduğu alanın 16.04.2005 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında 10’ar ve 15’er metrelik araç yolu olarak planlandığı belirtilmiştir.

Bu durumda, çağdaş ve düzenli şehirleşmeye geçilebilmesi açısından yürürlüğe konulan ve uyuşmazlık konusu alanı kapsayan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı yol olarak öngörülen ve fiiliyatta da yol olarak kullanılagelmekte olan cadde ve sokakların, başta hijyen ve sağlık olmak üzere ulaşım, trafik güvenliği ve asayiş ile itfaiye hizmetlerinin sağlanması açısından doğuracağı sakıncalar dikkate alınmaksızın 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8.  Maddesi uyarınca imar plan ve programlarını yapmak ve uygulamakla görevli davalı idarece mer’i planların aksine Pazar yeri olarak düzenlenmesinde söz konusu sakıncaların bulunmadığı daha uygun yerler araştırılıp sorunun çözümlenmesi gerekirken buna uymaksızın çevre sakinlerinin gündelik yaşamlarında yaya ve araç trafiği için tahsis edilen ulaşım güzergahlarında Pazar yeri kurulmasında hukuka ve şehircilik ilkelerine uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanun 27. Maddesi uyarınca teminat alınmaksızın YÜRÜTÜLMESİNİN DURDURULMASINA, kararının tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere 30/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

------------------------------------------------------------------------------

 

Mahkeme kararından sonra Mustafa Sarıgül karara itiraz etti. Mahkeme Sarıgül’ün itirazını da reddetti. Sarıgül mahkeme kararını uygulamazsa suç işlemeye devam etmiş olacak.

Mahalleli yetkilileri başkana mahkeme kararını uygulatmaları için göreve, muhalefet partilerini de oy istemeye geldikleri gibi haklarını savunmaya davet ediyor.

 

MAHALLELİDEN GAZETEMİZE MEKTUP

 

Sayın Şişli Gazetesi yetkilileri

Halil Rıfat Paşa Mahallesi’nde kurulan pazar yerinin kaldırılması için 30.05.2012 tarihli mahkeme kararına rağmen Şişli Belediyesi hala mahkeme karına uymamaktadır. Hem mahalle sakinlerini hem de Türk Adaleti’ni hiçe saymaktadır. Şişli Gazetesi aracılığı ile konuyu kamuoyuna duyurulmasını talep ederiz. Mahkeme kararı ekte bilgilerinize sunulmuştur.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim