• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -2 °C

Genç kız sağlığı

Genç kız sağlığı
Ergenlik dönemi, çocukluktan genç kızlığa adımların atıldığı bir dönemdir. Bu dönemde bedensel gelişim ve kişilik gelişimi çok hızlıdır. Kızlarda 9-10 yaşlarında başlayan bu değişim 18 yaşına dek devam eder. Sağlıklı bir kadın olabilmek için gerekli olan

Dış görünüşünüzde meydana gelen değişiklikler

Ergenlik döneminin başlaması ile beraber önce kalçalar yuvarlaklaşmaya başlar, bunu cinsel organların etrafında ve koltuk altında tüylerin belirmesi takip eder. Göğüslerin büyüklüğü ve şekli değişir. Bu değişiklikler kişilere göre hızlı veya yavaş olabilir. Özellikle koltuk altındandaha fazla terleme başlar. Bu dönemde hormonların etkisi ile ciltte yağlanma artar ve sivilceler çıkar.

Ergenlik döneminden itibaren daha fazla salınmaya başlayan cinsiyet hormonlarının etkisi ile adet kanamaları ve adet siklusları başlar. Hormonların etkisiile duygu ve davranışlar da değişir, psikolojik yapı değişerek çocuk kişiliğinden genç kız kişiliğine geçilir.

İÇ VE DIŞ GENİTAL ORGANLAR

Üreme organları iç ve dış genital organlardan oluşur. Üreme ve cinsel fonksiyonlar beyinden gelen kimyasal sinyallerin kontrolünde bu organlarda gerçekleşir.

Dış Genital Organlar: Dış genital organlar vulva adı verilen iç ve dış dudaklar, klitoris, hiymen (kızlık zarı) ve çeşitli bezlerden oluşur. Vajinanın açıklığını çevreleyen iç ve dış dudaklar, yağ dokusu, ter bezleri ve kıl köklerini içeren deri kıvrımlarıdır. Vulva iç kısımda bulunan vajinanın girişini ve üretrayı (idrar deliğini) dış etkilerden korur. Klitoris erkekte penisi oluşturan yapının kadınlardaki kalıntısıdır. Hiymen (kızlık zarı) vajinanın girişini kaplayan ince bir zardır. Bu zarın kenarları arasındaki delikten adet kanı dışarıya akar.

İç Genital Organlar: İç genital organlar vajina, serviks (rahim ağzı), uterus (rahim), fallop tüpleri (yumurtalık kanalları) ve yumurtalıklardan oluşur.

Vajina, vulvadan rahme doğru uzanan ve kaslardan oluşan bir yapıdır.

Serviks (rahim ağzı) rahmin daralan uç kısmıdır. Vajina ile rahim arasındaki bağlantıyı sağlar. Rahim ağzındaki açıklık adet kanının geçmesine izin verirken mikropların rahme ulaşmasını engeller.

Uterus (rahim) armut şeklinde bir organdır. Rahim endometrium adı verilen ve her adet döneminde kalınlaşıp adet kanaması ile dökülen bir doku ile kaplıdır. Bu doku gebelik sırasında bebeğin yerleşmesine ve gelişmesine olanak sağlar. Rahim, vajinadan rahim ağzı ile yayılır.

Fallop tüpleri (yumurtalık kanalları) rahim ile yumurtalıklar arasında uzanan kanallardır. Yumurtalıklardan salınan yumurtanın döllenmesi bu tüplerde gerçekleşir. Döllenen yumurta tüplerden geçerek rahme ulaşır.

Yumurtalıklar rahmin iki yanında bulunan ceviz büyüklüğünde yapılardır. Kadınlık hormonlarını salgılayan yumurtalıklardan ergenlik döneminden menopoz dönemine kadar her ay bir yumurta olgunlaşarak atılır.

ADET SİKLUSU

Ergenlik döneminde beyinden gelen uyarılar, yumurtalıklardan östrojen ve progesteron adı verilen hormonların salınmasını sağlar. Adet siklusu bu hormonlar tarafından düzenlenir. Kız çocukları doğduğunda yumurtalıklarında 400.000 civarında yumurta vardır. Doğumdan ergenlik dönemine dek geçen süre içinde yumurtaların bir kısmı dejenere olur. Ergenlik ile birlikte her ay bir yumurta olgunlaşarak atılır. İlk adet kanamasına menarş denir. Adet kanaması 9-16 yaşları arasında başlar.

1-14 Gün: Bu günler siklusun östrojen fazı olarak da adlandırılır. Adet kanamasının başladığı ilk gün östrojen en düşük düzeydedir. Hipofiz bezine gönderilen sinyaller ile FSH adı verilen hormon salınır, bu hormon yumurtalıklardan östrojen üretimini uyarır.

1. Gün: Adet kanaması başlar. Miktarı önemli olmamakla birlikte kanamanın başladığı ilk gün siklusun 1. günü olarak sayılır. Kanama genellikle 28 günde bir görülür. Bu dönemde yumurtalıklardan salınan yumurta döllenmediği takdirde rahmin iç tabakası ile beraber atılır. Adet kanamasının başladığı ilk gün sancılı geçebilir.

2-5. Gün: Kanama giderek azalır.

6. Gün: Kanama durur, bu arada yumurtalıklarda folikül adı verilen kese içinde bulunna yumurta büyümeye devam eder.

7-12. Gün: Yumurtayı içinde bulunduran kesecik büyür ve östrojen üretimi devam eder. Rahmin iç tabakası giderek kalınlaşır.

13-14. Gün: Ovulasyon (yumurtlama), olgunluğa erişen yumurtanın yumurtalıklardan salınmasıdır. Bu dönemde cinseli lişkide bulunulursa gebelik gerçekleşebilir. Ovulasyonun (yumurtlamanın) gerçekleştiği günlerde karnın alt kısmında ve kasıklarda hafif ağrı olabilir. Çok az kanamanın da görülebildiği bugünlerde vücut ısısı artar.

15-28. Gün: Adet siklusunun ikinci yarısında yumurtalıklardan progesteron adı verilen hormon salınır. Progesteronun etkisi ile rahminiç tabakası kalınlaşarak gebeliğe hazırlanır.

15-18. Gün: Yumurtalıklardan salınan yumurta tüpler aracılığı ile rahme gelir. Bu arada östrojen düzeyi düşmeye başlar ve yumurtalıklardan progesteron adı verilen hormon salınır.

19-20. Gün: Rahim gebeliğe hazırdır. Progesteron endometrium adı verilen rahmin iç tabakasının kalınlığını arttırır. Premenstrual sendroma da neden olan bu hormon duygusal değişikliklere ve ciltte bozukluklara yol açar.

21-28. Gün: Progesteron ve östrojen yüksekliği devam eder. Bunlar göğüslerde ağrı ve hassasiyete, vücutta su toplanmasına ve belli gıdalara karşı aşırı istek duyulmasına neden olur. Tuzlu gıdalar yenildiğinde vücutta şişlik artar. Yumurta döllenmediği zaman gebelik oluşmaz, progesteron ve östrojen düzeyi düşer ve adet kanaması başlar.

ADET SİKLUSU İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ

Adet kanamaları başlamadıysa?

Adet kanamaları 9-16 yaşları arasında başlar. Spor yapan kızların yanında çok zayıf olan ve gelişmenin başladığı dönemlerde kilo veren kızlarda da menarş (ilk adet kanaması) gecikebilir.Genç kız 15 yaşına gelmesine rağmen hala adet kanamaları başlamadıysa bir hekime başvurup kontrolden geçmesi gerekir. Hekim genital organları kontrol eder. Bazı kızlarda vajinanın girişinde bulunan zarda normalde bulunması gerken ve adet kanının dışarı akmasına olanak veren açıklık bulunmaz. Çok nadir vakalarda ise vajina veya rahim gelişmemiş olabilir.

Adet kanamaları hangi sıklıkla olur?

Adet kanaması ayda bir olur. 25-30 gün arasında süren adet siklusları normaldir. Adet kanaması 3-7 gün s ürer. İlk günlerde daha fazla olan kanama giderek azalır. Adet kanamalarının başladığı dönemlerde bu kanamalar her ay aynı şiddette olmayabilir. Kanama bir ay daha fazla, diğer ay çok daha az olabilir.

Adet kanamaları düzensizse?

Adet kanamaları vücut ağırlığı, diyet, heyecan, stres, egzersiz ve hastalıklardan etkilenerek düzensizleşebilir. İlk yıllarda adet sikluslarının uzunluğu değişir. İlk 1-2 yıl adet kanamalarının düzensiz olması normaldir. Menarştan sonra üreme organları ve hormonların uyum içinde çalışmasının düzene girmesi zaman alır.

Adet siklusları çok uzunsa?

Bazı kızlar yılda sadece 3-4 kez adet görür. Stres, ağır egzersiz, ani kilo kaybı ve diyet nedeni ile adet siklusları çok uzun sürebilir. Bunun dışında hormonal dengesizlikler de bu sürenin uzamasına yolaçar. Polikistik over sendromu adı verilen kilo fazlalığı, aşırı tüylenme ve adet düzensizliklerinin görüldüğü durumda yılda sadece 3-4 kez adet görülür.

Adet siklusları çok kısaysa?

Stres, bazı tip egzersizler ve yaşam tarzındaki değişiklikler nedeni ile adet siklusları 21 günden daha kısa sürebilir. Bu durumda hekime başvurarak kontrolden geçmek gerekir. Fazla kanama kansızlığa neden olur. Kansız olan kişiler demir içeren besinlerden daha fazla yemeli veya demir hapları kullanmalıdır. Adet kanamalarının kaç günde bir olduğu, kanamanın kaç gün sürdüğü, kanama miktarı ve kramp gibi şikayetler not edilerek hekime iletilmelidir.

Bir ay adet görmemek önemli midir?

Stres, hastalık, kilo kaybı gibi nedenlere bağlı olarak birkaç ay adet görülmeyebilir. Birkaç ay adet kanaması olmadığında hekime başvurulması gerekir.

Adet kanaması sırasında ne gibi ürünler kullanılmalıdır?

Adet kanaması sırasında en sık kullanılan ürünler pedlerdir. Bunlar iç çamaşırına yerleştirilen ve emiciliği fazla olan ürünlerdir. Bunlar adet kanını emerek, pedin iç katlarına alır. Bir diğer yöntem ise tampon kullanımıdır. Tampon ülkemizde çok yaygın kullanılmayan bir üründür. Genç kızlar için üretilmiş ve vajinanın girişindeki zara zarar vermeyen tipleri de vardır. Cinsel hayatı aktif olan kişiler tamponu daha rahat kullanır. Tampon kullanırken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar vardır. Tampon kullanılması Toksik Şok Sendromu olarak adlandırılan önemli bir sağlık sorununa neden olabilir. Tampon kullanan kişilerin tamponu mutlaka 4-6 saatte bir değiştirmeleri ve temizlik kurallarına çok dikkat etmeleri gerekir.

Adet kanaması sırasında denize girilebilir mi?

Eskiden bu dönemde denize girilmemesi, spor yapılmaması ve normlade yapılan bir çok aktiviteden uzak durulması gerektiğine inanılırdı. Gerekli korunma sağlandığında yüzme ve diğer sporlar yapılabilir. Ağrı ve krampları olan genç kızlar bu aktiviteleri yapmaktan kaçınmalıdır.

Premenstrual Sendrom (PMS) nedir?

Premenstrual Sendrom (PMS) bir çok genç kızın karşılaştığı bir durumdur. Premenstrual Sendroma bağlı yakınmalar adet kanamasından 1-2 hafta önce başlar. Duygusal değişiklikler, göğüslerde ağrı ve hassasiyet, vücutta şişlik, sivilcelerin çıkması ve yorgunluk en sık görülen yakınmalardır. Bu yakınmalar adet kanamasının başlaması ile geçer. PMS yumurtlama döneminden sonra görülür. Östrojen ve progesteron hormonları beraberce bu bulgulara neden olabilir. Sağlıklı beslenmek, fazla karbonhidrat içeren öğünlerden, çikolatadan, çok tuzlu yiyeceklerden, kafein içeren kolalı içecekler ve kahveden uzak durmak ve dinlenmek ve bu yakınmaları önleyebilir.

Adet kanaması sırasında görülen kamplara ne yol açar?

Genç kızların bir kısmı adet kanaması başlamadan önce ve kanama sırasında karın ve kasık bölgesinde şiddetli ağrılardan yakınır. Bu kramplar genellikle hafif olmasına rağmen bazen genç kızların günlük yaşantısını devam ettirmesini engelleyebilecek kadar şiddetli olabilir. Genç kızların yarısından çoğu kramplardan yakınırken, her 7 genç kızdan birinde ağrılar çok şiddetlidir. Adet kanaması ile rahmin iç tabakası dökülmeye başlar ve prostoglandin adı verilen maddeler salınır. Prostoglandinler rahimdeki düz kasların kasılmasına neden olur. Rahimdeki düz kasların kasılması sırasında şiddetli kramplar hissedilebilir. Prostoglandin düzeyi bazen çok yükselir bu durum ağrının çok fazla olmasına neden olur. Rahim ile rahim ağzı arasındaki kanalın dar olduğu genç kızlarda bu kramplar daha şiddetli olur. Ayrıca stres de bu krampların şiddetini arttırabilir.

Adet kanaması sırasındaki kramplara başka yakınmalar da eşlik eder mi?

Bu kramplara baş ağrısı, bulantı, kusma, sık idrara çıkma ve barsak hareketlerindeki değişikliklere bağlı ishal veya kabızlık eşlik edebilir.

Kramplar nasıl tedavi edilir?

Yeteri kadar dinlenme, uyku ve düzenli egzersiz yapılması krampların şiddetini azaltır. Karın bölgesine sıcak pedlerin yerleştirilmesi de ağrıyı azaltabilir. Karın bölgesine sıcak su torbası uygulanabilir, fakat kullanılan su çok sıcak olmamalıdır. Prostoglandin üretimini azaltan ağrı kesiciler kullanılabilir. Ağrı kesicileri kullanmaya kramplar şiddetlenmeden başlamak gerekir. Ağrı kesicileri kullanmaya tahmini adet kanamasından bir gün önce başlanması ve ilaca kanama başladıktan sonra 1-2 gün daha devam edilmesi önerilir.

Ağrı kesiciler adet kanamasının artmasına neden olur mu?

Aspirin dışındaki ağrı kesiciler kanamanın artmasına neden olmaz. Ağrı kesicileri kullanmadan önce hekime danışılması ve ilacın yan etkilerinin öğrenilmesi gerekir. Başkalarında herhangi bir probleme neden olmayan bir ilaç size zararlı olabilir.

Adet döneminde sigara içmek zararlı mıdır?

Sigara içmek sağlığınızı olumsuz etkiler. Yapılan bilimsel çalışmalarda sigagranın üreme sağlığını da olmusuz etkilediği gösterilmiştir. Sigaranın içerdiği nikotin kan damarlarının büzüşmesine ve organların oksijen ihtiyacının karşılanamamasına yolaçar. Sigara adet sikluslarınnı düzenini bozarak ileride çocuk sahibi olmayı zorlaştırabilir.

Adet kanaması sırasında pıhtıların gelmesi normal midir?

Kanamanın fazla ve krampların olduğu ilk günlerde pıhtıların gelmesi normaldir. Vücudunuzda pıhtılaşmayı önleyen faktörler üretilir. Kanamanın çok yoğun olduğu günlerde üretilen bu faktörler yetersiz kalabilir ve pıhtılaşma olur. Fakat her zamankinden büyük pıhtılar geliyorsa hekime başvurulması gerekir.

Adet kanamaları arasındaki dönemde de kanama olur mu?

Adet kanamaları arasındaki dönemde lekelenme şeklinde kanamalar olabilir. Ara kanamaların en sık nedeni yumurtlama döneminde (yumurta çatladığında) görülen kanamadır. Bu durum endişelenmeyi gerektirmez. Üreme organlarındaki enfeksiyonlar ve tümörler de ara kanamalara ve lekelenmelere yolaçar.

JİNEKOLOJİK MUAYENE

İlk jinekolojik muayeneden korkmayın

Jinekoloji, cinsel sağlığı ve üreme sağlığını korumaya yönelik kadınlara özel tıbbi bir bakımdır. Bu bakım, hastalıklardan korur, kanserlerin erken tanısını, üreme organlarını etkileyen enfeksiyonların erken tanı ve tedavisini ve daha sonra görülebilecek kısırlık gibi komplikasyonların önlenmesini sağlar.

Jinekoloğa başvurulduğunda yapılacak işlemler

Bir çok genç kız için ilk jinekolojik muayene oldukça tedirgin edici gözükse de önemi düşünülmdüğünde bu randevunun kesinlikle ertelenmemesi gerekir. Bir genç kızın bu randevuda nelerle karşılaşacağını bilmesi endişelerini yenmesinde yardımcı olur. Öncelikle kişisel, ailesel, cinsel ve tıbbi öyküler alınır. Jinekolojik muayene yapılır ve laboratuvar testleri istenir. Muayenenin adet kanamasının olmadığı bir dönemde yapılması gerekir. Adet kanaması hem laboratuvar testlerinin sonuçlarını hem de muayeneyi etkiler. Muayene önesindeki birkaç gün vajinal duş ve krem kullanımından kaçınmak gerekir.

Sorulmak istenen soruların belirlenmesi;

Jinekologla ilk randevudan önce sorulmak istenen soruların belirlenerek not alınması randevunun daha verimli geçmesini sağlar. Jinekoloğa verilen bilgilerin ve aktarılan şikayetlerin eksiksiz olması gerekir. Jinekoloğa verilen tüm özel bilgiler gizli kalır. Yanlış ya da eksik bilgi verilmesi tedaviyi ve sorunların belirlenmesini olumsuz etkiler.

İlk jinekolojik muayenede doktora verilmesi gereken bilgiler nelerdir?

Tıbbi öyküde neler aktarılmalı;

  • Son adet tarihi
  • Adet sikluslarının uzunluğu
  • Adet kanamasının ne kadar sürdüğü
  • Ara kanamaların olup olmadığı
  • Genital ağrı, kaşıntı ve akıntı varlığı
  • Başka bir tıbbi problemin olup olmadığı
  • Aile fertlerinde görülen hastalıklara ait bilgiler
  • Önceden geçirilmiş hastalıklar, cerrahi işlemler ve kullanan ilaçlara ait bilgiler
  • Sigara, alkol ve beslenme alışkanlıkları hakkında bilgi
    Birçok genç kız ilk jinekolojik muayene öncesinde son derece tedirgin olur. Oysa jinekolojik muayene ağrıya yol açmayan kolay ve beş dakikadan fazla sürmeyen bir işlemdir. İlk muayene öncesinde kişinin kendini rahatsız hissetmesi son derece doğaldır ve muayenede neler yapılacağı konusunda önceden bilgi sahibi olmak endişeleri azaltır.

    Muayene nasıl yapılır?

    Jinekolojik muayene ile genital organların durumu ve jinekolojik problemler değerlendirilir. Jinekolojik muayene için iç çamaşırının çıkarılıp, jinekolojik muayene masasına yatılması istenir. Bu sırada karın ve bacakların örtülebileceği bir örtü verilir ve muayene başlamadan önce masanın uç kısmına kayarak ayakların muayene masasının iki yanında bulunan özel ataçmanlara geçirilmesi istenir. Doktorun muayene yapabilmesi için bacakları ayırarak yatmak gerekir. Bu pozisyonda kişinin kendini rahat bırakması muayene işlemini çok kolaylaştırır. Doktor eldiven giyerek dış genital organları muayene eder. Kızarıklık, tahriş, kist ve siğil olup olmadığını kontrol eder. Çok kısa süren bu işlem herhangi bir acı vermez. Karından yapılacak ultrasonografi ile üreme organları değerlendirilir. Jinekolojik muayene sonrasında doktor idrar tahlili ve kan sayımı gibi birkaç tahlil isteyebilir.

    Jinekolojik açıdan ilk muayene için “18 yaş”tan bahsedilse de yaşa bakılmadan mutlaka jinekolojik kontrolden geçilmesini gerektiren durumlar vardır;

  • Karnın alt bölgesinde ağrı
  • Adet düzensizlikleri, adet kanamasının olmaması veya aksaması
  • Anormal kanamalar
  • Dış genital organlarda ağrı, şişlik, kaşıntı, kitle ve yaralar bulunması
  • Vajinal akıntı, kaşıntı ve ağrı olması
  • On beş, on altı yaşına gelinmesine rağmen adet kanamasının olmaması
  • Cinsel temas yoluyla geçen hastalıklara maruz kalınması

    GENİTAL HİJYEN VE ENFEKSİYONLAR

    Genital hijyenin sağlanması, kadın sağlığı ve üreme sağlığının korunmasındaki en önemli basamaktır. Sağlıklı bir genç kızda genital organlar flora olarak adlandırılan birçok mikroorganizmayı içerir. Bu mikroorganizmalar arasındaki dengenin bozulması enfeksiyonlara yol açarak üreme sağlığına zarar verebilir.

    Genital temizlik nasıl yapılmalı?
  • Tuvalet sonrası temizlik mutlaka önden arkaya doğru yapılmalı
  • Temizlik yapıldıktan sonra genital bölge mutlaka kurulanmalı
  • Kokusuz ve ernksiz tuvalet kağıdı kullanılmalı
  • Vajinal duş, sabun, pudra ve sprey kullanımından kaçınılmalı
  • Banyo yaptıktan veya havuza girdikten sonra genital bölge iyice kurulanmalı
  • Pamuklu iç çamaşırları kullanılmalı
  • İç çamaşırları sık değiştirilmeli ve yıkandıktan sonra ütülenmeli
  • Dar, sıkı, bedene uygun olmayan iç çamaşırları ve pantolon giyilmemeli

    Adet kanaması sırasında genital temizlik nasıl yapılmalı?
  • Kullanılan pedlerin kokusuz ve renksiz olmasına dikkat edilmeli
  • Pedler sık değiştirilmeli. Kullanılmamış pedler poşetlerin veya temiz bir yerde kapalı tutulmalıdır. Açıkta duran ve kirli ellerle ellenen pedler mikrop taşıyarak enfeksiyonlara neden olabilir.
  • Belli bir cins ped kullanımından sonra kaşıntı, kızarıklık ve yanma gibi problemler olduğunda farklı bir ped denenerek yakınmalara yol açmayan bir ürün tercih edilmelidir.
  • Bu dönemde banyo yapılmasında hiçbir sakınca yoktur. Küvete sıcak su doldurarak yıkanmaktan kaçınılmalıdır. En uygun olanı ayakta duş alınmasıdır.
  • Adet döneminde kötü kokulardan kaçınmak için parfüm ve kolonya gibi ürünler fazla miktarda kullanmanın yararı yoktur. Özellikle genital bölgeye kolonya veya parfüm sürmekten ve kokulu pedler kullanmaktan kaçınılmalıdır.

Sağlıklı vajina nasıl olmalıdır?

Sağlıklı bir genç kızda vajina, vajinal florayı oluşturan birçok mikroorganizma içerir. Normal vajinal salgılar kokusuz ve renksizdir. Cinsel aktivite, yaş, menstrual siklusun dönemi, genel sağlık durumu ve beslenme vajinal salgıda değişikliklere yol açabalir.

Vajinal florada yer alan mikroorganizmalar arasındaki denge bozulduğunda bu mikroorganizmalardan biri veya birkaçı fazla çoğalarak enfeksiyonlara yol açar. Vajinal enfeksiyonlarda vajinal salgının miktarı, rengi ve kokusu değişir. Genç kızlarda en sık mantarların yol açtığı enfeksiyonlar görülür.

Hangi durumlarda vajinal enfeksiyonlar daha sık görülür?

  • Genital bölgenin nemli kalması,
  • Dar ve sıkı iç çamaşırlarının giyilmesi,
  • Genital bölgenin temizliğine dikkat edilmemesi,
  • Vajinal duş, sprey gibi kimyasal maddeler içeren ürünlerin kullanılması,
  • Vücut ağırlığının normalden fazla olması,
  • Şeker hastalığı
  • Uzun süre antibiyotik kullanılması,

vajinal mantar enfeksiyonlarının sık görülmesine yol açar.

Vajinal mantar enfeksiyonları hangi yakınmalara yol açar?

  • Kaşıntı ve hassasiyet
  • Beyaz peynirimsi vajinal akıntı
  • İdrar yaparken yanma

    Hijyenik kurallara dikkat edilerek bu enfeksiyonlardan korunmak mümkündür. Bu enfeksiyona ait yakınmalarınız olduğunda mutlaka hekime danışarak tedavi olmanız gerekir.

    ERGENLİK DÖNEMİNDE SIK KARŞILAŞILAN DİĞER PROBLEMLER

    Ergenlik döneminde yüzde tüylenme olur mu?

    Ergenlik döneminde androjenler (erkeklik hormonları) arttığı için bir miktar tüylenme olur. Tüylenme fazla ve adet kanamaları da düzensiz ise bir hekime başvurulması gerekir. Pilikistik over sendromu olarak adlandırılan hastalıkta aşırı tüylenme, adet düzensizlikleri, sivilcelenme ve şişmanlık görülür. Bu hastalığın tanısı ultrasonografik inceleme ile konur ve hormon preparatları ile tedavi yapılır. Kilo verilmesi de hastalığın tedavisinde önemli bir basamaktır.

    Fazla spor yapmak zararlı mıdır?

    Düzenli egzersiz ve spor yapmak sağlıklı yaşamın bir parçasıdır. Fazla ve ağır spor yapan genç kızlarda bu duruma beslenme bozukluğu eklendiğinde östrojen (kadınlık hormonu) azalır. Adet sikluslarının düzeni bozulur ve amenore (adet kanamasının hiç olmaması) görülür. Östrojen eksikliğine bağlı kemik erimesi başlar. Ağır spor yapan kızların % 60’ında amenore görülür.

    Aşağıdaki bulgular görüldüğünde hemen hekime başvurulması gerekir.
  • Kilo kaybı
  • Düzensiz adet kanamaları ve amenore
  • Yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu
  • Kas yaralanmaları
  • Kemiklerde stres kırıkları (bir travma olmadan meydana gelen kırıklar)

    Bu durum uzun süre tedavi edilmediğinde kemiklere, üreme sağlığına ve kalbe kalıcı zararlar verebilir. Beslenme düzenlenerek, kalsiyum ve vitamin takviyesi yapılmalıdır. Gerektiğinde hormon preparatları da kullanılabilir.

    Fazla spor yapıldığında;

    Adet kanamalarının tarihleri kaydedilerek izlenmeli,

    Öğün atlamadan ve düzenli beslenmeli,

    Bayan atletlerle çalışan diyetisyenlerden beslenme ile ilgili tavsiyeler alınarak, gerektiğinde vitamin, kalsiyum ve demir takviyesi yapılmalı,

    Sporu genç kızın kendisi için yaptığı ve sağlığın her şeyden önemli olduğu unutulmamalı.

Ergenlik dönemi niye gecikir?

En sık görülen neden yapısal gecikmedir. Araştırıldığında ailenin diğer bireylerinden bir kısmının da ergenlik dönemine geç girdiği öğrenilir.

Şeker, astım, böbrek hastalıkları gibi kronik hastalıklar,

Beslenme bozuklukları,

Hipofiz ve tiroid bezlerindeki bozukluklar,

Genetik hastalıklar ergenlik döneminin gecikmesine yol açar.

Her 100 gençten birinde ergenlik dönemi gecikir. Bu durumda genç kızın ailesi ile beraber bir hekime başvurması ve gecikme nedeninin belirlenerek tedavi edilmesi gerekir.

Ferti-Jin Kadın Sağlığı Merkezi
0 212 287 57 75

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim