• BIST 103.019
  • Altın 148,318
  • Dolar 3,5321
  • Euro 4,1743
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C

Gazozun gazını kaçıracak bir yazı

Gazozun gazını kaçıracak bir yazı
Siz yine bizden duymuş olmayın ama çocukları şu ürünlerden uzak tutmak için ne gerekiyorsa yapın.

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta'nın yazısı

Gazozun gazını kaçıracak bir yazı

 

İngiltere’de Sheffield Üniversitesi’nde yapılan ve geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir araştırma dikkatleri tekrar ‘katkı maddeleri’ üzerine çekti. Çünkü birçok gazlı içecekte katkı maddesi olarak kullanılan ‘sodyum benzoat’ın hücre DNA’sında ağır hasara ve bunun da başta Parkinson olmak üzere çeşitli sinir sistemi hastalıkları ve siroza yol açabileceği ve yaşlanmayı hızlandırabileceği iddia ediliyordu.

Gazozcular ayaklandı

Haberin medyada yer almasıyla gazozcular ayaklandı, zira bu, gazoz tüketiminin zirveye ulaşmasını bekledikleri şu günlerde satışları bıçak gibi kesebilecek, gazozun gazını kaçırabilecek türden bir haberdi.

Gazlı içecek üreten firmalar, ürünlerinde bulunan tüm maddelerin Amerika’da FDA (Besin ve İlaç Kurumu) ve İngiltere’de FSA (Besin Standartları Enstitüsü) tarafından onaylanan maddeler olduğunu bildirerek endişenin yersizliğini vurguladı.

Ancak, araştırmayı yapan moleküler biyoloji uzmanı Peter Piper gazozcularla aynı görüşte değil: O, bu katkı maddelerinin yıllar önce eski teknoloji ile test edildiğini ve buna güvenmeye devam etmenin doğru olmadığını söylüyor ve ekliyor:

‘Bundan 50 yıl önceki bilgi ve teknoloji ile ‘sağlığa zararlı olmadıkları’ belirlenen katkı maddelerinin günümüzün ileri imkânlarıyla mutlaka yeniden incelenmeleri gerekir.’

Katkı maddesi nedir?

Aslına bakarsanız, yiyeceklere ve içeceklere sonradan eklenen her türlü madde katkı maddesidir. Buna göre tuz da, şeker de, sirke de katkı maddeleridir. Atalarımız et ve balığa tuz ekleyerek salamurayı, meyvelere şeker ekleyerek reçeli, salatalık ve diğer sebzelere sirke ekleyerek turşuyu yaratmışlar ve böylece besinlerini uzun süre bozulmadan saklamayı başarmışlardır.

Günümüzde ise katkı maddeleri denince akla doğal maddeler değil de, besinlere renk, tat, koku vermek ya da onların bozulmalarını önlemek için eklenen yapay maddeler anlaşılır.

Katkı maddeleri sayesinde, besinler çok uzun süre saklanabildiği gibi, daha lezzetli, daha iştah açıcı olmaları da sağlanabilir.

Son yıllarda hazır yiyeceklerin daha çok tüketilmesine paralel olarak besinlerin üretimi, işlenmesi, ambalajlanması, taşınması ve depolanması sırasında kullanılan bu maddelerin sayısı her geçen gün katlanarak artmaktadır.

E21 olarak da bilinen sodyum benzoat, alkolsüz içecekler, reçel, meyve suyu, mayonez ve salçalarda bakteri ve küf mantarlarının üremesini engellemek için kullanılan birçok katkı maddesinden sadece biridir.

Katkı maddeleri zararlı mı?

Araştırmaya göre sodyum benzoat, hücrelerin enerji üretim merkezleri olan mitokondrilerdeki DNA’yı hasara uğratarak hücre fonksiyonlarını bozuyor ve bu da Parkinson, siroz gibi hastalıkların oluşumunu kolaylaştırıyor, yaşlanmayı hızlandırıyor. Benzoatın C vitamini ile karıştığında kanser yapıcı bir madde olan benzen oluşması da oldukça ürkütücü bir bulgu.

Bu, katkı maddeleri için yapılan ilk suçlama değil. Önceki yıllarda da, ilaçlarda ve kozmetik ürünlerde yaygın olarak kullanılan bu maddelerin, duyarlı kişilerde alerji, astım, migren tipi baş ağrıları, karaciğer büyümesi, kanser, depresyon ve çeşitli ruhsal bozukluklar... gibi pek çok hastalığa, hatta ölüme bile neden olabilecekleri ileri sürülmüştü. Çocuklardaki hiperaktivite ve dikkat eksikliği gibi psikolojik bozukluklarda katkı maddelerinin rolü olabileceğine dair araştırmalar da var.

Gelelim neticeye

Gazozcuların keyfi kaçmasın, zira eldeki veriler katkı maddelerini suçlamak için yeterli değil; daha pek çok araştırmanın yapılması gerekiyor. Siz yine benden duymuş olmayın ama, özellikle küçük çocukları bu tür katkı maddeleri içeren yiyecek ve içeceklerden olabildiğince uzak tutmak için ne gerekiyorsa yapın.

(Sağlık)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • İstanbul'a 11 ayda 6 milyon turist05 Aralık 2007 Çarşamba 00:00
  • Turizmcilerin yeni gözde sitesi27 Kasım 2007 Salı 00:00
  • 10 ayda 5.5 milyon turist geldi05 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
  • İstanbul'un saklı cennetleri16 Ekim 2007 Salı 00:00
  • 2008'de 115 gün resmi tatil var15 Ekim 2007 Pazartesi 00:00
  • Aqua Fantasy'de sağlıklı kış15 Ekim 2007 Pazartesi 00:00
  • Dünyanın en iyi 10 oteli arasında 2 Türk10 Ekim 2007 Çarşamba 00:00
  • Hılton'da Roma Esintisi02 Ekim 2007 Salı 00:00
  • Türkiye'nin önemli kuş cennetlerinden olan28 Eylül 2007 Cuma 00:00
  • Doğumgününün 800. yılında Mevlâna,26 Eylül 2007 Çarşamba 00:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim