• BIST 107.901
  • Altın 151,680
  • Dolar 3,6982
  • Euro 4,3411
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

Eski istihbaratçıdan stratejik uyarı

Eski istihbaratçıdan stratejik uyarı
Eski İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu, Türkiye üzerinde oynanan oyunların şiddetlendiğine dikkat çekti ve çok açık bir uyarıda bulundu. Orakoğlu'dan 5 ayrı uyarı.

Türkiye kesinlikle ve kesinlikle orta doğuya çekilmek isteniyor. Yani Kuzey Irak içerisine Türkiye’nin girmesi isteniyor.

- Türkiye’nin üzerine oynanan oyunlar çok şiddetli oynanmaya başlandı.
- Türkiye Cumhuriyeti güçsüz gösterilmeye çalışılıyor.
- Kürt-Türk kardeşliğinin arasına nifak tohumları ekerek Türkiye’de bir iç savaşın tohumları atılmak isteniyor.
- Türkiye ile diplomatik yolla baş edemeyeceğini anlayan bazı dış güçler veya Türkiye’nin dış politikalarına tesir etmeye çalışan bir takım dış güçler bizim ülkemize işte bir takım dış güçleri destekleyerek bunlara eğitim veya lojistik desteği vererek Türkiye’de iç istikrarsızlık ve kaos oluşturmaya çalışıyorlar.

Yapımcılığını ve sunuculuğunu Feridun ve Arzu Erdoğral çiftinin yaptığı Basında Bugünde terör saldırıları masaya yatırıldı. Programa katılan isimlerden Emniyet İstihbarat Dairesi Eski Başkanı BÜLENT ORAKOĞLU önemli açıklamalar yaptı.

Emniyet İstihbarat Dairesi Eski Başkanı BÜLENT ORAKOĞLU

- PKK’nın son saldırısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Şimdi bu PKK örgütünün aslında sadece onun saldırıları değil. Bunları sizinle görüştük defalarca. Bu örgütün arkasında Türkiye’de kaos ve istikrarsızlık oluşturmaya çalışan, Türkiye’yi içine kapatmaya çalışan bir takım farklı güçler var. Yani Türkiye’nin üzerine oynanan oyunlar çok şiddetli oynanmaya başlandı.

Bu da dikkat ederseniz dikkat ederseniz biz uzun bir süredir PKK’nın saldırılarının arkasında birçok siyasi amaçlar olduğunu söylüyorduk. Bunlardan bir tanesi muhakkak her örgütün olduğu gibi Türkiye Cumhuriyet’inin güçsüz gösterilmesidir bu saldırıların amaçlarından bir tanesi. Ama en önemlisi de Kürt-Türk kardeşliğinin arasına nifak tohumları ekerek Türkiye’de bir iç savaşın tohumlarını atmaktır.

Zaten dikkat ederseniz bundan önceki süreçte yani Türkiye’nin yıllar önce işlenen faili meçhul cinayetlerde, siyasi cinayetlerde, faili belli cinayetlerde kasıtlı arkada bırakılan izlerle Türkiye’deki insanlar kutuplara ayrılmaya ayrıştırılmaya çalışılmıştır. Ancak Türk insanının birlik, beraberliği ve bütünlüğü bu amaca engel olmuştur. Ancak burada dikkat etmemiz gereken çok önemli bir şey vardır. Arka arkaya verdiğimiz şehitlerimiz bizleri çok üzmüştür.

"SOKAĞA DÖKÜLEN ŞER GÜÇLERİNE HİZMET EDER"

Türk milleti olarak yastayız. Ama bu yasımızı büyük bir millete yakışır bir tarzda kutlamamız gerekir. Bu yasımızı akıllıca ve büyük bir millete yakışır, üzüntümüzü kalbimize gömerek ama yerinde de müdahale edecek şekilde bu açıdan bakmak gerekir. Çünkü dün bu şehitlerimizle ilgili sokağa taşan kalabalık maalesef az öncede ifade ettiğim bu Kürt-Türk nifakını araya sokmak isteyen bir takım şer güçlere bilmeden hizmet etmiş olurlar. Çünkü dün medyaya bazıları yansıdı bazıları yansımadı.

Çok şiddetli bir şekilde galeyana gelen ve hatta bazı provokatörler tarafından sevk edilen bazı insanlar yani bu dediğimiz bazı işyerlerine, yani Kürt kökenli vatandaşların bulunduğu yerlere saldırmak istediler ama güvenlik güçlerimiz bunları engelledi. Tabii bunların arkasında provokatörler var.

Bunlar mutlaka güvenlik güçleri tarafından takip ediliyor. Yani ne denli bir oyun içerisinde olduğumuz çok açık ve net belli.

"DIŞARDAN YAPAMADIKLARINI KÜRT-TÜRK DÜŞMANLIĞIYLA YAPACAKLAR"

Şimdi bir kere bu PKK terör örgütünün bizi izleyen Türk milleti biliyor ki PKK terör örgütünün dış desteği çok önemli. Yani bu gün Türkiye ile diplomatik yolla baş edemeyeceğini anlayan bazı dış güçler veya Türkiye’nin dış politikalarına tesir etmeye çalışan bir takım dış güçler bizim ülkemize işte bir takım dış güçleri destekleyerek bunlara eğitim veya lojistik desteği vererek Türkiye’de iç istikrarsızlık ve kaos oluşturmaya çalışıyorlar.

Türkiye’nin Ortadoğu politikalarına tesir etmeye çalışıyorlar. Yani burada şu gözüküyor ki Türkiye kesinlikle ve kesinlikle Ortadoğu'ya çekilmek isteniyor. Yani Kuzey Irak içerisine Türkiye’nin girmesi isteniyor. Hatırlarsanız bundan çok kısa bir süre önce TBMM de tezkere kabul edilmişti. Kuzey Irak’a sınır ötesi operasyonla ilgili.

Burada Başbakan hükümet yetkilisi olarak Kuzey Irak’ın toprak bütünlüğüne siyasi bütünlüğüne saygılı olduklarını, Türkiye’nin politikası bu zaten. Ancak burada PKK’nın hedef alındığını söylemişti. Dikkat edin bundan hemen kısa bir süre geçmesinden sonra PKK terör örgütü gene güvenlik güçlerimizi hedef alan bir saldırıda bulundu.

"TÜRKİYE ORTADOĞU'YA ÇEKİLMEK İSTENİYOR"

Şimdi tabii Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlet bunu söylemeye gerek de yok. Yani bu terör örgütünü ve bu terör örgütünü dışardan destekleyen ve içerden alet olanları kısa sürede muhakkak ki kanun önüne çıkaracaktır. Ancak şu çok önemlidir.

Bugün Türkiye yine olduğu gibi Orta doğuda inisiyatif almak istemiyor. Bir tuzağa çekilmek isteniyor ancak burada devlet yetkilileri burada tüm istihbarat bilgileri kendilerine geldi. Başta Sayın Başbakan, Cumhurbaşkanı ve bütün yetkililer bu konuda hem üzüntü içerisindeler hem de gerekli tedbirleri en üst düzeyde almanın çabası içerisindeler.

"ŞEHİTLERİ SİYASETE ALET ETMEYELİM"

Bu bakımdan televizyonlarda siyasi iktidarın da eleştirildiği görülüyor. Burada şehitlerin siyasete alet edilmemesi gerekiyor. Dikkat ederseniz tüm bunların arkasında bizi Kuzey Irak’a çekebilirler, devletin otoritesini zayıflatmaya çalışabilirler en önemlisi de Türkiye’de bir iç çatışmanın tohumlarını atabilirler. Ama bunların üstesinden gelinebilecek şey birlik ve beraberliğimizdir.

İşte devletin kurumlarının da birlik ve beraberlik içerisinde olması gerekir. Bir konsensyus içerisinde olması gerekir. Devlet millet barışmasının en üst seviyede olması gerekir. Ki bu son şehitlerimizden sonra da tezkerede devletin siyasilerinin ve kurumlarının aynı düşündüklerini görüyoruz. Yani az farklılıkta olsa elbette ki olacaktır ama netice itibariyle terörle mücadelenin çok ciddi anlamda Türk milletiyle beraber, devletle milletle el ele bir bütünlük içerisinde baş edilebilir diye düşünüyorum.

- Başbakan Erdoğan dün açıklamasında ABD dış işleri bakanı Rice’nin kendisini arayarak biraz daha süre istediğini belirtti. Şimdi dış güçler hem Türkiye’yi karıştırmaya çalışıyor ve hem de Türkiye’yi oyalamaya çalışıyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

"BUNLAR TÜRKİYE İLE BAŞBAŞA KALACAK"

- Tabii bakın şöyle bir durum var. Türkiye kendi bölgesinde çok güçlü bir ülke. Yani Türkiye’nin Ortadoğu'daki politikaları engellenmeye çalışılıyor aslında. ABD burada bize Irak’la daha önce dikkat ederseniz PKK ile mücadelede bir terörist örgüt olduğu ancak iki yıl önce kabul edilebildi.

Ve şimdi ABD PKK terör örgütünün yani Kuzey Irak’taki bu sorunun çözümünde Irak’taki yetkililerle anlaşmamız imasında bulunuyor. Ancak görüldüğü gibi Irak’ta bir devlet yok. Burada çok başlılık var ve bu sözde bölgesel liderinin açıklamalarında da bu bir terör örgütü değildir gibi saçma sapan açıklamalarda bulundu.

Şimdi buradan baktığınız zaman bunların zaten ABD bizi Kuzey Irak’taki yetkililere yönlendiriyor ama o yetkililerin PKK’yı terör örgütü görmek gibi bir durumları yok. Çünkü bunları terör örgütü olarak tanımıyorlar ve böyle bir açıklamaları da yok. Yani şimdi tabii bu açıklamalar Türk milletini üzüyor çünkü hakikaten bu PKK konusunda veya terörle mücadele konusunda Türkiye’de de geçmişte çok yanlışlar yapıldı.

Ben şimdi bunları açmak istemiyorum. Birlik beraberlik içerisinde olmamız gerektiğini söylüyoruz ama biz Barzani ve Talabani gibi şimdi bizi eleştiren hainlere çok yardım ettik devlet olarak geçmiş dönemlerde. Şimdi bu kişilerin açıklamalarının bu şekilde meydan okumalarının ardında bunların destek aldığı ülkeler başta ABD ve İsrail olmak üzere var. Yani bunlar bunlardan cesaret alarak Türkiye’deki insanları tahrik edercesine hatta PKK’nın amaçlarına bu Kürt-Türk çatışmasına zemin hazırlamak için siyasi bir destek vermiş oluyorlar. Bunu da tahmin ediyorum ki bilerek yapıyorlar.

Tabii bu kişiler şunu anlayamıyorlar. ABD çok kısa bir süre sonra buradan ayrılacak ve bunlar muhakkak ki Türkiye ile baş başa kalabilirler. Türkiye bu güne hiç istilacı bir politika izlemedi. Türkiye Irak’ın toprak bütünlüğüne hem Talabani’den ve hemde Barzani’den çok daha fazla önem veriyor. Ancak görüyorsunuz ki Irak’taki kukla devletin kesinlikle PKK terör örgütüyle bir mücadelesi olmadığı gibi bu örgüte çok ciddi anlamda destek verdiği, bunlara çok ciddi anlamda eğitim verdiği ve bu örgütü Kuzey Irak’ta başıboş bıraktığı çok ciddi bir anlamda apaçık görülüyor.

Burada Türkiye tezkerede aldığı kararla bu olaylar devam ederse Kuzey Irak’a bir müdahalede bulunacak. İşte bu Başbakan tarafından açıklandı ve dikkat edin neye dayanıyordu Kuzey Irak’a girmemiz işte terör örgütün eylemlerini o taraftan gelerek yoğunlaştırması neden olarak görülüyordu. Yine maalesef kısa bir süre sonra bu askerlerimiz şehit oldu.

Burada tabii Türkiye’yi idare edenlerin karar merciinde bulunanların. Ellerinde bütün istihbarat raporları bulunuyor şuan da, en güzel kararı onlar verecek. Çünkü bazı televizyonlarda bu Kuzey Irak’a girelim, girmeyelim tartışması yapılıyor. Bakın dikkat edin biz bu hükümetin eksikliğini söylüyoruz ama bakın Sayın Başbakan, Cumhurbaşkanı birlik beraberlik noktasında tüm kurumlarla beraber görüşmeler ve toplantılar yapılıyor.

Birlik ve beraberlik içerisinde koordineli bir şekilde hareket ediliyor. Bu anlamda kafaları bulandırmamak gerektiğini düşünüyorum.

Haber7

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim