• BIST 89.764
  • Altın 145,477
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 12 °C

Ertuğrul Özkök ne istiyor?..

Ertuğrul Özkök ne istiyor?..
"Biz bu kirli ve kanlı oyunu daha önce yaşadık ve biliyoruz" diyen Abdurrahman Dilipak Özkök'ün Ertuğrul Özkök'ün yazılarının kirli ve kanlı bir oyunun maşası olduğunu savundu.

Bana kalırsa tehlikeli işler yapıyor. Saçma sapan tartışmalarla gündemi geriyor. Peki neden? Önümde bir faks var. Türkish Times’den alınma. Eylül sayısı. Derginin kapak konusu: Yeni Vezir Kim Olacak? Bırakın Anayasa-Türban tartışmalarını, derin gerçek şimdi vereceğim rakamlarda gizli. Koç Holding’in mal varlığı 12.4 triyon YTL. Borcu 17.6 trilyon YTL. Yıllık karı ise net 560 milyon YTL.. Doğan’a bakalım. Nakit varlık 2.8 trilyon YTL cıvarında. Borç 2.4 trilyon YTL Toplam varlıkları en büyük ilk 15 şirketten sadece 2 tanesinin nakit varlığı borcundan daha fazla.. 900 milyon nakit varlığı olup, 2,5 trilyon borcu olan var.. OYAK’ın 1,5 trilyon borcu var. Borçta 7. sırada, ama nakit varlıkta ilk 15’e bile girememiş. 2,5 trilyon YTL borcu olan bir holding, 75 milyon YTL bile geliri yok ki, net karda ilk 15 e girememiş.. Doğuş’un 1.7 trilyon nakit varlığına karşılık 2.8 trilyon borcu var. Hemen hepsi de TÜSİAD’çı bunların.. Yarın batarlarsa, hepsinin borcu kamuya kalacak. Vatandaşa yıkılacak. Sözkonusu olan KOMBASSAN, YİMPAŞ olunca malgalda kül bırakmayanlar, bu büyük şirketler olunca seslerini kısıyorlar. Çoğunun ahı gitmiş vahı kalmış.. İşte bugünkü asıl huzursuzluklarının sırrı burada gizli.. O mal varlıklarını nasıl edindiklerini biliyoruz.. Gümrük duvarları arkasına saklanıp, kötü malı ucuza kakalayıp milleti soydular. Uzun vadeli, düşük faizli, fon kaynaklı, kur garantili krediler alıyorlar, asıl karı bu vurgundan sağlıyorlardı.. Ziraat Bankası’ndan aldıkları ucuz kredileri Halk Bankası’ndan devlete borç verip, hazine bonoları, repolarla, %1500 gecelik faizlerle palazlandılar.. O zamanki defterlerine bakın, “faaliyet dışı kar” göreceksiniz.. Asıl sıkıntıları bu.. Kimi zaten örtülü KİT. Kimi kayıt dışı siyasetin taşeronluğuna soyunmuş. Kimi toplumu uluslararası güç odaklarının öngördüğü biçimde dönüştürmek için taşeronluk yapıyor. Kimi Mafiaya bulaşmış.. Kimi “beyaz” işine, kimi fuhuşa, kumara.. Özel ilişkileri zaten bir başka alem.. Bu milletin otobüs molaları ile ilgili bir derdi mi var? Ramazan’da iftar saatine göre mola vermeyen otobüs şirketi var mı? Birçok ile her saat başı otobüs kalkar. Kimi namaz satine göre, kimi hangi durakta durduğuna, oradaki lokantanın kalitesine bakar.. Bugüne kadar hiç böyle sorun olmadı. Toplumda başörtüsü sorunu da yok. Ama birileri sürekli kışkırtıyor. Sürekli hayali sorunlar çıkartarak ortalığı bulandırmaya çalışıyor. Mantık şu, başörtülülere izin verilirse, yarın başı açıklara müdahele ederler. “Mahalle baskısı” oluşur. Bundan çıkarılan sonuç şu: Onun için başörtülülere izin verilmemeli.. Hayali, muhtemel/muhayyel bir tehdit bahanesi ile gerçek, açık ve yakın bir tehdit, faşizan bir baskı oluşturulmaya çalışılıyor.. Müslümanlara karşı bir aşağılama sözkonusu.. Çünkü onlar tehlikeli. Onlar gerici. Bunu söylediğiniz zaman, “Biz de Müslümanız” diyorlar.. Aba altından sopa gösterip darbe iması yapıyorlar. İrticai bir darbe tehdidinden yola çıkıp, onlardan önce siz ne yapacaksanız yapın demeye getiriyorlar.. Akıllarınca zinde kuvvetleri harekete geçirecekler. Hep öyle oldu ya. Ama herkesin gördüğü bir gerçek var: Darbe şartları yok. Bir darbe girişimi bastırılır, bastırılamasa bile başarı şansı sıfır ve bu işe kalkışanlar bu kez ağır bir şekilde cezalandırılır.. Darbe olursa ne olacak? Yine malum taşaronluklar, imtiyazlı vurgunlar gündeme gelecek.. Borçlar bir şekilde buharlaşacak akıllarınca. Onlara Bakara suresinin ilk ayetlerini hatırlatmak isterim: “8- İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık." derler. 9- Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Halbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar. 10- Kalplerinde hastalık vardır. Allah da onların hastalığını artırmıştır. Yalan söylemelerine karşılık onlara elem verici bir azab vardır. 11- Hem onlara: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın." denildiğinde: "Biz ancak ıslah edicileriz." derler. 12- İyi bilin ki, onlar ortalığı bozanların ta kendileridir, fakat anlamazlar. 13- Onlara: "İnsanların (müslümanların) inandığı gibi inanın." denilince, "Biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız?" derler. İyi bilin ki, asıl beyinsiz kendileridir fakat bilmezler. 14- Onlar iman edenlere rastladıkları zaman: "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyle yalnız kaldıkları zaman: "Biz, sizinle beraberiz, biz sadece (onlarla) alay ediyoruz." derler. 15- (Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir. 16- İşte onlar o kimselerdir ki, hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar da, ticaretleri kâr etmedi, doğru yolu da bulamadılar. 17- Onların durumu, bir ateş yakanın durumu gibidir. (Ateş) çevresini aydınlatır aydınlatmaz Allah onların (gözlerinin) nurlarını giderdi ve onları karanlıklar içinde bıraktı, artık görmezler. 18- (Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.” Bunlar “farz” ile “sünnet” arasındaki farkı bile bilmeyen insanlar. İslâmı değil, hiç birdin hakkında bir fikirleri yok, ama Müslümanlara dini konularda akıl verme konusunda ise çok cesurlar.. İsterseniz Ertuğrul Özkök’ün Hürriyet’teki yazılarına bakın! Malum çevrelerin paniklemeleri, giderek artan saldırganlıkları, kabalıkları, gerçeklerin anlaşılması, imtiyazlarını kaybetme ve hesap sorulma korkusundan kaynaklanıyor.. Terör ve irtica tartışmalarının arkasındaki asıl sebeb de bu.. Laiklik, rejim tartışmaları, başörtüsü bu işin kandırmacası.. Ama bu tür tartışmalarla, her adımda biraz daha deşifre olmalarının ötesinde halkın gözünde suçüstü oluyorlar. Media, Mafia, sermaye, siyaset ve bürokrasi arasındaki karanlık ve kanlı ilişki burada da kendini gösteriyor.. Birileri bu ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerine kendilerine iktidar ve servet üretmek istiyorlar.. Biz bu kirli ve kanlı oyunu daha önce yaşadık ve biliyoruz.. Selam ve dua ile..

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim