• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 7 °C

En düşük faizli kredi hangi bankada?

En düşük faizli kredi hangi bankada?
Bu dönemde kredi alınır mı? Faizler ne zaman düşüşe geçer? En cazip şartlar hangi bankada?

ABD’de başlayın Avrupa’ya yansıyan finansal krizin etkilerini Türkiye’de de kendini göstermeye başladı. Krizle birlikte maliyetleri artan bankalar tüketici kredilerinde faiz oranlarını artırmaya başladı.
ABD’de başlayan mortgega krizi büyük bankaların zarar yazmalarına neden olurken bu krizden ABD’li bankalar kadar Avrupalı bankalar da etkilendi. Kısacası geçen yıl başlayan ve hala derinliği hesaplanamayan krizle birlikte ABD ve Avrupa’daki bütün bankalar 2007 yılında zarar yazdılar. Zarar açıklamayan bankalar da çok ciddi karlar elde edemedi. Bankaların zararları bu yılın ilk çeyreğinde sürmesi bekleniyor. Hatta bazı uzmanlar krizin bu yılsonuna kadar etkilerinin devam edeceğini belirtiyor.
ABD ve Avrupa’da devam eden kriz gelişmekte olan ülke piyasalarını olumsuz etkilerken iç piyasalarda da siyasi gelişmeler fiyatlanmaya başladı. Öyle ki bankalar ilk olarak tüketici kredisi faiz oranlarını artırmaya başladılar. Bankalar konut ve taşıt kredileri son bir ayda iki kez artırarak yüzde 1.60 seviyelerine kadar yükseltti. 2006’nın Mart yüzde 1 seviyelerinde olan konut kredisi faiz oranları Eylül 2007’de ise 1.29 seviyelerindeydi. 2008’in mart ayında ise konut kredisi faiz oranları yüzde 1.30 ile 1.73 arasında değişiyor. Taşıt kredilerinde de durum farklı değil. Taşıt kredisi faiz oranları yüzde 1.45 ile 1.60 arasında değişiyor. 

 


KISA VADEDE DÜŞÜŞ ZOR

Peki ama tüketici kredilerinde faiz oranları bu yıl düşer mi? Genel beklenti yılın son çeyreğine doğru faiz oranlarının tekrar düşüş trendine gireceği yönünde. Ancak kısa vadede faizlerin düşmesi beklenmiyor. Hatta bir miktar artış bile olabilir. Çünkü dünyada likidite sorunu yaşanıyor ve paranın maliyeti de her tarafta artıyor. Bileşik faizlerin yüzde 19 seviyelerinin üzerine çıkması halinde tüketici kredilerinde de maliyetlerin artacağını söyleyen bankacılar, böyle bir durumda konut kredileri 1.60 – 1.70 seviyelerini görebileceğini belirtiyor. Taşıt ve ihtiyaç kredilerinde ise ciddi bir artış beklenmiyor. Taşıt ve ihtiyaç kredilerinde vadelerin konut kredilerine oranla daha kısa olması faizlerdeki artış beklentisini azaltıyor. Bu beklenti de özellikle uzun vadeli konut kredisi kullanarak ev almak isteyenlerin taleplerini ertelemesine neden oluyor.
Kısacası bankacılar yılın son çeyreğinden önce tüketici kredilerinin faiz oranlarında ciddi bir düşüş beklenilmemesi gerektiğini söylüyor. Yılın ikinci yarısından itibaren piyasaların normale dönmesi Merkez Bankası’nın da kısa vadeli faizleri düşürmeye başlaması bekleniyor. Böylece yılın son çeyreğinden faizlerin de düşebileceği belirtiliyor.
Konut kredisi faizleri yükseldiğinde fiyatların düştüğünü belirten uzmanlar, uygun fiyatla ev bulunduğunda taleplerin ertelenmemesi gerektiğini söylüyor.    
Kısacası piyasalarda yükselen tansiyon konut ve taşıt kredilerinde faizlerin yükselmesine neden oldu. Faizlerdeki görülen bu artışsa tüketicilerin özellikle taşıt ve konut kredileri taleplerini ertelemesine neden olurken, ihtiyaç kredilerinde ise kısmı canlanmaya neden oldu. Çünkü ihtiyaç kredileri daha çok kısa vadeli borçların kapatılması için kullanılıyor. Özellikle kredi kartı borcu ödemek için ihtiyaç kredisi çekiliyor.
Son dönemlerde tüketici kredilerindeki faiz artışları aylık ödemeleri ne kadar etkiliyor dersiniz? Üç ay önce aylık 1.25 faiz oranı ile 70 bin YTL kredi kullanan bir tüketici bu kredinin geri ödemesini 5 yıl vadeli yaptıysa aylık ödemesi bin 693 YTL oluyor. Aynı miktardaki kredi aynı vadede ancak son faiz artışından sonra 1.25 faiz oranı ile değil de 1.54 faiz oranı ile alınırsa aylık ödemesi bin 831 YTL oluyor. Aylık 138 YTL daha fazla taksit ödemesi gerekiyor. Bu tablo da konut kredilerine talebin azalması anlamanı geliyor.

ARTIŞ HIZI YAVAŞLADI


Merkez Bankası verilerine göre tüketici kredilerinin toplamı 21 Mart 2008 tarihi itibariyle 70 milyar 723 milyon YTL’ye yükseldi. Bu kredilerin yaklaşık yüzde 50’si (33.5 milyar YTL) konut kredilerinden oluşurken 31.3 milyar YTL’si de ihtiyaç kredilerinden oluşuyor. Taşıt kredilerinin miktarı ise 5 milyar 762 milyon YTL. Konut ve taşıt kredilerinde kısmı bir daralma olduğu söyleyen bankacılar ihtiyaç kredileri ile bankaların özel günler için hazırladıkları kampanyalı kredilere ise talebin sürdüğünü söylüyor. 

EN DÜŞÜK FAİZ ZİRAAT’TE…


Bankaların tüketici kredilerinde faiz oranlarına bakıldığında ise en düşük faiz oranı ile kredi veren bankanın Ziraat Bankası olduğu görülüyor. Banka hala 10 yıl vadeli konut kredisini 1.30 faiz oranı ile veriyor. Bu vadede en yüksek faiz oranı ile konut kredisi veren banka ise MilleniumBank. Bir dönem şube başına en fazla konutu kredisi kullandıran banka olan MelleniumBank’ın konut kredilerinde uyguladığı faiz oranı yüzde 1.73. Konut kredilerinde etkin olan ve piyasa koşullarını belirleyen özel bankalarda ise faiz oranları yüzde 1.44 ile 1.58 arasında değişiyor. Oyak Bank 1.41 faiz oranı ile konut kredisi kullandırırken Şekerbank 1.44 faiz oranı uyguluyor. Garanti Bankası’nda konut kredisi faiz oranı 1.49 iken İş ve Yapı Kredi Bankası’nda ise 1.54 civarında.

Zafer Kurtul Akbank / Genel Müdürü

“Faiz oranlarında düşüş trendi devam eder”

YTL kredilerin faizlerini belirleyen unsurları iç borcun miktarı, bütçe
dengeleri, Merkez Bankası’nın günlük faizleri ile enflasyondaki gelişme
belirler. Büyümenin durması enflasyon üzerinde düşürücü
etki yapacaktır. Dolayısıyla 2008 yılında politik istikrarın devam
edeceği varsayımıyla faiz oranlarındaki düşüş trendinin devam edeceğini
düşünüyoruz. Yılsonunda Merkez Bankası günlük kısa vadeli faiz oranlarını yüzde 14,25 seviyelerine indirmesini bekliyoruz.
İç piyasalarda bir hareketlilik var. Global çalkantılar ile mutlaka bir miktar etkisi olan içteki siyasi olaylara rağmen kurdaki dalgalanmanın normal boyutlarda olduğunu söyleyebilirim. Türkiye'deki güçlü ekonomik altyapıya, gerçekleştirilen reformlar olumlu etki yaptı. Kurdaki bir miktar düzeltmenin ihracatın desteklenmesi açısından olumlu katkı yapacaktır. Dalgalanmada hem yurt dışı, hem yurt içindeki gelişmelerin etkili olduğunu söyleyebiliriz. Ancak biz yüzde 60-70’i yurt dışı kaynaklı olduğunu düşünüyoruz.

Barış Bekar/Para dergisi

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim