• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -9 °C

'DYP ile birleşmemizi engellediler'

'DYP ile birleşmemizi engellediler'
Anavatan Partisi eski genel başkanı Erkan Mumcu DYP'ile neden birleşme olmadığını açıkladı.

Erkan Mumcu, DYP ile ANAVATAN'ın birleşmelerinin gerçekleşememesiyle ilgili HABERTÜRK'te Balçiçek Pamir'e çok önemli açıklamalar yaptı.


B.P : DYP ile ANAP birleşmesini yapabilseydiniz bugün AKP iktidarda olur muydu?

E.M : Ben bunu ta başından söyledim, "2007 seçimleri Kuzey Irak'ta kurulacak Kürt devletine hami bir Türkiye siyasetini meydana getirmek için yapılacaktır" dedim. "Uluslararası sistemin Türkiye'ye biçtiği rol budur. Ancak Türkiye'nin kendine ilişkin gelecek tasavvurlarıyla uymamaktadır. Türkiye bunu yönetebileceği bir siyaset ortamı üretmelidir. Onun için bu fedakarlığı yapıyoruz ve bu birleşmenin içerisine giriyoruz." dedim. Biz neden bu birleşmeyi arzu ettiysek, bana göre aynı nedenle olmamıştır.

B.P : Tansu Çiller bile şans dilemiş, değil mi? Biz yapamadık, inşallah siz yaparsınız demiş.

E.M : Bu konuyu televizyonda yüzyüze konuşmayı hep ben istedim. Dolayısıyla suskunluğu seçen bir taraf olmadım. Çünkü bu olayın benim tarafımdan anlatılacak her tarafı kamuoyu önünde oldu ve biliniyor. Son gün, son dakika bizim de seçime girmemizi imkansızlaştıracak biçimde ortaklaştığımzı listeleri seçim kuruluna göndermek yerine bu birliği çöpe atan adam çıkıp bunu anlatmalı. Neden bunu yaptığını anlatmalı. Bir nedeni olmalı.

B.P : Bilmiyor musunuz?

E.M : Bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum.

B.P : Benim aklım almıyor. Bir fikriniz yok mu? Hadi bilgiye sahip değilsiniz de fikir sorayım ya da tahmin sorayım, herkes bunu çok merak ediyor ve çok kızılıyor.

E.M : Ben de diyorum ki bana sorduğunuz kadar neden bu eylemin failine sormuyorsunuz ki? Televizyonlar, gazeteler, yayın organları neden?

B.P : Bir fikriniz var mı?

E.M : Mecbur bırakıldığını düşünüyorum.

B.P : Kim tarafından?

E.M : Üzerinde etkili olabilecek kadar güçlü merkezler tarafından, güç odakları tarafından. Caydırıldığını düşünüyorum.

B.P : Neden?

E.M : Çünkü AK Parti'nin tek başına iktidar durumunu sürdürmesi gerekiyordu. Çünkü bu model içerisinde Türkiye'ye uluslararası çerçeveden bir politika telkin edilebilirdi. Türkiye'nin kendi muhalefetini veya iç siyasi dengelerini gerekçe göstererek bu tutumları reddetme olasılığı ortadan kalkmalıydı. Mahkum bir siyaset isteniyorsa AK Parti tek başına iktidara gelmeliydi ve öyle oldu. Türkiye, Ermenistan konusunda tüm kamuoyunun gözünün içine baka baka, dünyanın en utanç verici yalanları söylenerek son derece yanlış bir mecraya sürekleniyor. Irak ve Kürt meselesi konusunda son derece yanlış bir mecraya sürekleniyor. Doğru sözleri söyleyebilecek insanların, tutarlı bir tavır gösterebilecek insanların ne parlamento da, ne medyada, ne sivil toplumun herhangi bir kesitinde bulunma hakkı bulunmuyor. Eğer buna çok fazla cüret ederseniz bir şekilde bundan caydırmanın bir yolu bulunuyor. Araçlar elinizden alınıyor, size meczup muamelesi yapılıyor, başka türlü iftira ve karalamalara muhatap oluyorsunuz.

B.P : Çok kötü bir tablo bu...

E.M : Ama Türkiye'nin gerçeği bu. Ben yıllar önce söyledim, bu gidişin sonu parti devletidir, hiç kimse farkına varmasada artık Türkiye Cumhuriyeti devleti bir demokrasi devleti değil, bir parti devletidir. Hiç kimse zannetmesin ki bunun sorumlusu AK Parti'dir, bunun sorumlusu Anayasa'yı demeokratik bir devlete dönüşmek yönünde kurgulamak yerine bir gizli parti rejiminde, gizli bir Baas rejiminde tutan zihniyetin ta kendisidir. Bu işte CHP'nin sorumluluğu AK Parti'den az değildir.

B.P : Biz DYP ile ANAP birleşiyor, liderler anlaşıyor görüntüsünü görürken mutfakta başkaları mı vardı yani?

E.M : Tabii ki, mutfakta başkaları vardı. Başka nasıl olabilirdi ki? Demek ki, öyleydi. Buna bir anlam verebiliyor musunuz?

B.P : Veremiyorum. Sürekli o yüzden size soruyorum.

E.M : Ben de veremiyorum. Bugüne kadar da veremedim. Tabii ki beni yaralayan şeyler de oldu. Emin Çölaşan yazı yazdı, cevabını gönderdim yayınlamadı. Bir karartma vardı, cevaplarım üzerinde, benim tutumum üzerinde. Bu konuda bana sorulabilecek bütün soruları cevaplamaya her zaman açık oldum. Birşey gerekiyor, bu kararı veren kişiyi de buraya getirmek gerekiyordu. Ondan da bir hesap sormak gerekiyordu. Ondan ve benden... Birlikte bir hesap sormak gerekiyor.

B.P : Mehmet Ağar'ı kastediyorsunuz?

E.M : Tabii Mehmet Ağar'ı kastediyorum.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim