• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

DSP'den 29 Kasım eylemine destek

DSP'den 29 Kasım eylemine destek
DSP, DİSK ve KESK tarafından düzenlenecek 29 Kasım mitingine katılacağını açıkladı.

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, DSP'nin DİSK (Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu) ve KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu) tarafından düzenlenen 29 Kasım mitingine katılacağını açıkladı.

Sezer, DSP Genel Merkezi'nde, DSP Genel Başkan Yardımcısı Osman Kılıç'la birlikte KESK Başkanı Sami Evren ve beraberindeki heyetle görüştü. KESK Başkanı Sami Evren'in "İşsizliğe Yoksulluğa ve Zamlara Karşı Emek Barış ve Demokrasi Mitingi"ne davet için geldiği ziyarette konuşan Sezer, DSP'nin her zaman emekten ve haktan yana olduğunu söyledi. DSP lideri, miting için başarılar dilerken, "Emekten, demokrasiden yana olan toplumsal güçlerin başarısına hepimizin ihtiyacı var. DSP, 29 Kasım'da o ses duyurma eyleminde KESK'le ve DİSK'le birlikte olacak" dedi.

Türkiye'de 6 yıldır uygulanan düşük kur yüksek faize dayalı, işsizliği, üretimsizliği artıran, sosyal adaleti yok sayan bir ekonomik ve sosyal politika uygulandığını kaydeden
Sezer, "Bu süreçte sizin sesinizi yükseltiyor olmanız çok önemli, onun için de biz emekten yana, dar gelirlilerden yana, çalışanların hakları için verilmiş ve kazanılmış mücadeleden doğmuş DSP olarak orada olacağız" diye konuştu."ARTIK YOLUN SONUNA GELİNDİ"

Sezer, küresel ekonomik krizin Türkiye'yi ve dünyayı ciddi bir şekilde etkilediğine işaret etti ve "6 yıldır uygulanan ekonomik politikaların yanlışlığı, Türkiye'ye çıkacak olan faturanın daha ağır olmasına da yol açıyor. Üretim yok, çalışanların, emeklilerin, köylülerin haklarını savunacak bir yönetim yok. Tam tersine onları baskı altına almaya çalışan bir yönetim şekli Türkiye'de 6 yıldır etkin. Bu son derece dikkat çekici. Ama artık herhalde yolun sonuna gelindi" görüşünü dile getirdi.

Başbakan'ın 'global ekonomik sistem' diye tarif ettiği acımasız kapitalizmin duvara tosladığını söyleyen
Sezer, "Sadece belli bir kesimin çıkarlarını savunan ya da belli odakların güdümüne girmiş ekonomik sistemin çöktüğünü, artık herhalde dünyada herkes kabul ediyor" dedi.

Sezer, AB Dönem Başkanı ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin "Ulusal şirketlerimizin yabancıların eline geçmemesi gerekir, onun için fon oluşturuyoruz" dediğini anımsatarak şunları söyledi: "Ama bizim ülkemizde Hükümet hala elde kalabilmiş sınırlı sayıda kurumu satma peşinde. Krizden çıkışın reçetesi olarak Maliye Bakanı Milli Piyango'yu satmayı düşünüyor. İşsizlik Fonu'nu da başka yerlere kullanma eğilimindeler. Bu son derece de yanlış ve kabul edilemez bir tutum"

"İŞSİZLİK RAKAMLARI YANLIŞ AÇIKLANIYOR"

Türkiye'de işsiz sayısına ilişkin rakamların yanlış açıklandığını, TÜİK'in de (Türkiye İstatistik Kurumu) buna alet edildiğini kaydeden
Sezer, "Var olan sorunu görmezden gelerek yok etmek mümkün değil" dedi. Sezer, Türkiye'de ev kadınlarının işsizler arasında sayılmadığını, onların sosyal güvenceden yoksun olduğunu, devletten umudunu kesip de İş Kur'a iş aramak için başvurmayanların işsiz sayılmadığını anlattı.

"KALKINMA SOSYAL POLİTİKALARLA DESTEKLENMELİ"

Sezer, Türkiye'de 2-3 milyon işsiz olduğunun açıklandığını ancak gerçek rakamların daha yüksek olduğunu ifade ederek şu görüşleri dile getirdi:
"Türkiye'de işgücüne katılabilecek durumda 20 milyon insanımız var. Aynı zamanda 20 milyonu aşan yoksulumuz var. Açlık sınırının altında yaşayan 1 milyon insanımız var. Kalkınma son derece de önemli gerekli, ama bunun acımasız kapitalist yöntemlerle gerçekleştirilemeyeceği ortada. O yöntemin duvara tosladığı belli olduğuna göre, başka şey yapmak lazım. Kalkınma sosyal politikalarla desteklenirse başarıya ulaşır. Türkiye'nin ciddi bir sosyal politika uygulamasını hayata geçirmeye ihtiyacı var. Ama ne yazık ki bugün Türkiye'de, sosyal güvenliği yok sayan bir hükümet anlayışı var. İşsizlik can yakmaya devam ettiği gibi, önümüzdeki süreçte daha da yoğunlaşarak karşımıza çıkacak"

"İKTİDARIMIZDA VERİLEN REFAH PAYI 6 YILDIR YOK SAYILMIŞ"

Türkiye'de "Dünya yıkılsa buna bir şey olmaz" denilen fabrikaların kapandığına işaret eden
Sezer, Türkiye'de inanılmaz bir sıkıntı olduğunu, söyledi. Sezer, "Köylü, çiftçi zaten batırılmış. Bizim dönemimizde çalışanlara verilen enflasyon üzeri refah payı 6 yıldır yok sayılmış. Emekliler büyük sıkıntıda, vergi sistemindeki adaletsizlik sürüyor. Açlık sınırını bile aşmaya yetmeyecek asgari ücretten vergi alınmaya devam ediliyor. 5 milyonu aşan kayıt dışı çalışan var. Ekonominin büyük bir kısmı kayıt dışı. Bu kayıt dışı ekonomiyle elde edilen haksız kazançları yurt dışına götürenlerin o paraları tekrar Türkiye'ye getirmesi için bir düzenleme yapılıyor. Türkiye kara para cenneti haline getiriliyor… Bu noktada KESK'in ve DİSK'in bu etkinliği, duyarlılığı, sesini yükseltmesi son derece de önemli. Biz sizinle olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Sezer, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin "CHP'ye katılan kara çarşaflı kadınlar için nasıl bir değerlendirmede bulunacaksınız?" sorusu üzerine "Sayın Baykal kara çarşaflılara rozet taktı, ama yine aynı Sayın Baykal, 2003'ün bahar aylarında Tayyip Erdoğan'a da Başbakanlık rozetini takmıştı. O yüzden bizim için çok şaşırtıcı olmadı" dedi.




  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim