• BIST 108.153
  • Altın 153,530
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 3 °C

Dondurma kabusunuz olmasın

Dondurma kabusunuz olmasın
Tarihi Romalılara kadar dayanan, kralların tatlısı diye bilinen dondurmayı kim sevmez?

Ne var ki yaz aylarıyla birlikte tüketimi artan, büyük küçük herkesin zevkle yediği dondurma, sağlıksız koşullarda yapıldığında ve uygun olmayan yerlerde saklandığında tifoya kadar varabilen çeşitli hastalıklara neden olabiliyor. Dondurmadan kaynaklı hastalıklar önce ishalle ortaya çıkıyor. Bu keyifli yiyeceğin kabusa dönüşmemesi için ise üretim sürecinde hijyene çok dikkat edilmesi gerekiyor.

Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları uzmanı Yrd. Doç. Dr. Özlem Alıcı, dondurmanın besin değerinin oldukça yüksek bir gıda olduğunu, içinde protein, karbonhidrat, yağ gibi temel besin ögelerinin yanı sıra A, C, D, E ve B grubu vitaminleri ile kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi çeşitli mineraller içerdiğini söyledi. Sağlık kurallarına uygun yapılan dondurmanın hiçbir zararının olmadığını, içinde bulunan minerallerin faydalı olduğunu belirten Alıcı, ancak ''sağlıksız koşullarda yapılan, uygun olmayan yerlerde saklanan dondurmanın, tifoya kadar varabilen çeşitli hastalıklara neden olabileceği'' uyarısında bulundu.

Alıcı, ABD'de, geçmiş yıllarda bozuk yumurtalarla yapılmış olduğu belirlenen ev yapımı dondurmalara bağlı salgın hastalıklar görüldüğünü söyledi. Ciddi sağlık problemlerine neden olabilecek enfeksiyon hastalıkları riskini önlemek için dondurma yapımında kullanılan tüm maddelerin temiz bir ortamda, standart ölçü ve ısıda hazırlanması, gereken ısıda depolanmasının zorunlu olduğunu belirten Alıcı, ''Bu koşulların eksiksiz yerine getirilmiş olması, dondurmanın hem lezzetli hem de güvenilir olmasını sağlayacaktır'' diye konuştu.

Alıcı, üreticilerin insan sağlığını gözetmesi gerektiğini ifade ederek, özellikle süt, yumurta ve krema gibi kolay bozulabilen malzemelerin temininde, kullanımında ve saklanmasında özen gösterilmesi gerektiğini dile getirdi. Dondurmadan kaynaklanan gıda zehirlenmelerine seyrek de olsa rastlandığını anlatan Alıcı, ''Dondurma üretiminde kullanılan ham maddeler uygun koşullarda depolandığı ve işlendiğinde, bakteriyolojik açından çok sorun yaratmaz. Bu maddeler maya, küf, mezofil bakteri, koliform bakteri ve lipolitik bakteri yönünden incelenmelidir'' dedi.

DONDURMA İLE BULAŞABİLEN HASTALIKLAR


Alıcı, dondurmadan kaynaklanan hastalıkların genellikle kendini ishalle gösterdiğini belirterek, tıp dilindeki adlarıyla Salmonella ssp, Escherichia coli, Brucelle ssp, Yersinia Enterocolitica, Bacillus Cereus, Listeria Monocytogenes ve Campylobacter Jejuni gibi çeşitli bakterilerin görülebileceğini kaydetti. Salmonella ssp grubundaki bakterilerin, besin zehirlenmesinden tifoya kadar değişebilen çeşitli hastalıklara yol açabileceğini anlatan Alıcı, ''Genellikle ishal, baş ağrısı, karın ağrısı ve kusma ile seyreden hastalık tablosuna yol açar'' dedi. ''Escherichia Coli''nin, kaynatılmamış süt ile pastörize edilmemiş meyve veya meyve sularından bulaşabildiğini kaydeden Alıcı, hastalığın ateş ve kanlı ishal ile belirti verdiğini söyledi.

Alıcı, ''Burucella ssp''nin de pastörize edilmemiş veya çiğ süt ile bulaştığını ifade ederek, ''Hastalık, mikrobun alınmasından 2 hafta-2 ay içerisinde, özellikle geceleri yüksek ateş, eklem, vücut ağrıları ve gece terlemeleri ile kendini gösterir'' diye konuştu. ''Yersinia Enterocolitica''nın hijyenik olmayan süt ve özellikle ev yapımı dondurma ile bulaştığını ifade eden Alıcı, hastalığın yüksek ateş, kanlı ishal ve karın ağrısı ile ortaya çıktığını kaydetti. Alıcı, ''Bacillus Cereus''un da dondurma yapımında kullanılan süt tozu ya da kurutulmuş süt ürünlerinde bulunduğunu belirterek, 3-12 saat içinde başlayan sulu ishal, kusma, bulantı ve mide kramplarının, hastalığın göstergesi olduğunu söyledi. ''Listeria Monocytogenes''in de yeterince hijyenik olmayan, pastörize edilmemiş gıdalarla, dondurma dahil süt ürünleri ve çiğ süt ile bulaştığını, yüksek ateş ve sarılıkla seyreden bir hastalığa yol açtığını ifade eden Alıcı, ''Campylobacter Jejuni ise yeterince hijyenik olmayan, pastörize edilmemiş süt ve dondurma ile bulaşır. Ateşle birlikte ishal, kusma, karın ağrısı, aşırı gaz, mide bulantısı görülür. Mikrobun alınmasında 2-5 gün sonra hastalık başlayabilir ve 7-10 gün sürebilir'' dedi.

KRALLARIN TATLISI

Dondurmanın nerede ve nasıl ortaya çıktığı araştırıldığında, net bir cevap alınamasa da değişik bilgiler ortaya çıkıyor. Dondurmanın tarihi ilk olarak Romalılara dayanıyor. Savaşçılığı ve boğazına düşkünlüğüyle tanınan Roma İmparatoru Neron, gladyatör dövüşlerini izlerken kendisine lezzetli yiyecekler sunanları ödüllendirir. İmparatorun hizmetçilerinden biri, dağın zirvesinde bulunan topladığı karı, bal ve çeşitli meyvelerle karıştırarak gladyatör dövüşü izlemekte olan İmparator Neron'a ikram eder. İmparator Neron, o güne kadar hiç tatmadığı bu yiyeceği çok sever, hizmetçisini ödüllendirir.

Bir başka bilgiye göre, yüzyıllar önce zamanın İngiltere Kralı 1. Charles görkemli bir ziyafet vermek ister. Ziyafette, menü zamanın en gözde yiyeceklerinden oluşmaktadır. Sarayın Fransız ahçısı, ziyafette herkesi şaşırtan hiç bilinmeyen, soğuk, yeni yağmış kara benzeyen, tatlı, kremamsı tatlıyı ikram eder. Kral ve misafirler tatlıyı çok beğenirler. Fransız aşçı hemen huzura çağrılır. Kral, soğuk ve lezzetli tatlının tarifinin gizli kalmasını, sadece kendisinin vereceği davetlerde ikram edilmesini ister. Bunun için aşçıya yılda 500 pound öder. Ancak 1649 yılında Charles, halk ayaklanması ile krallıktan uzaklaştırılır. Aşçı DeMirco, sözünde durmaz ve buzlu tatlının tarifi sır olmaktan çıkar.

Başka bir bilgiye göre ise ilk dondurma, günümüzden yaklaşık 3 bin yıl önce Çinliler tarafından yapılır ve İpek Yolu sayesinde İran'a ve Arap yarımadasına yayılır. Avrupa dondurma ile 1296 depolanır ve konsantre üzüm suları ile karıştırılarak dondurma benzeri buzlu tatlılar elde edilir. Anadolu'da dondurma, keçi sütü, şeker ve salepten yapılır. Dondurma çok kalın olduğu için bir kancaya asılır ve büyük bir bıçak yardımıyla porsiyonlar halinde kesilerek, baklavayla ikram edilir.




  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • İstanbul'a 11 ayda 6 milyon turist05 Aralık 2007 Çarşamba 00:00
  • Turizmcilerin yeni gözde sitesi27 Kasım 2007 Salı 00:00
  • 10 ayda 5.5 milyon turist geldi05 Kasım 2007 Pazartesi 00:00
  • İstanbul'un saklı cennetleri16 Ekim 2007 Salı 00:00
  • 2008'de 115 gün resmi tatil var15 Ekim 2007 Pazartesi 00:00
  • Aqua Fantasy'de sağlıklı kış15 Ekim 2007 Pazartesi 00:00
  • Dünyanın en iyi 10 oteli arasında 2 Türk10 Ekim 2007 Çarşamba 00:00
  • Hılton'da Roma Esintisi02 Ekim 2007 Salı 00:00
  • Türkiye'nin önemli kuş cennetlerinden olan28 Eylül 2007 Cuma 00:00
  • Doğumgününün 800. yılında Mevlâna,26 Eylül 2007 Çarşamba 00:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim