Projelerin
sahibi besteci ve
multimedya sanatçısı Sinan Bökesoy tarafından tasarlanan sistemde canlı
olarak
İstanbul Boğazı’nın 2 önemli noktasına; Kız Kulesi ve Sepetçiler
Kasrı/Sarayburnu’na yerleştirilen mikrofonlar ile ortam sesleri
dinleniyor ve
özel bir yazılımla sesler ayrıştırılarak, vapur düdüğü, tekneler, martı
ve ezan
seslerinin tetiklediği insan boyunda robotlar aracılığıyla 7 ayrı
perkusyon
enstrümanının performansına dönüşüyor. Mikrofonlardan internet aracılığı
ile
Istanbul’un kalbi Taksim’e canlı olarak nakledilen sesler elektronik
olarak da
işlenerek buradaki robotların performansına eşlik ediyor.
“Gelecekten
Masallar” projesi
kapsamında ortaya çıkan İstanbul Boğazının titreşimlerinin tercüme
edildiği bu
müzikal tasarım 2 Temmuz Cuma günü, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti
Ajansı’nın ev sahipliğinde, Taksim Metrosu Sergi Salonun’a yerleştirilen
enstelasyon sistemi ile İstanbullularla paylaşıldı.
İstanbul
2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı
Müzik ve Opera Yönetmenliği’nin destekleriyle besteci ve multimedya
sanatçısı
Sinan Bökesoy tarafından hayata geçirilen “Gelecekten Masallar” (Tales
Of
Future) “1 city 1001 vibrations” yerleştirme projesi, İstanbul
Bogazı'nın
akustik potansiyeli ve yerel vurmalı çalgılar arasında metafor kurmayı
hedefleyen multimedya etkinliğinde oluşuyor.
Kaydedilen seslerin özel bir yazılım ile
mikrofondan seslere ayrıştırıldığı ve robot kolları tarafından
enstrümanlarla
icra edildiği proje kapsamında İstanbul Boğazı’nda gündelik hayatta
karşılaştığımız ses kaynakları, yeni bir yorumla işlenerek robotların
çevresindeki hoparlörlerden tüm İstanbul’a yayılacak.
“Gelecekten Masallar” projesi, 2 Temmuz Cuma
günü, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Genel Sekreter
Yardımcısı
Mehmet Gürkan ve proje sahibi Sinan Bökesoy’un da katılımlarıyla Taksim
Metrosu
Sergi Salonu’na yerleştirilen robotlar eşliğinde İstanbulluların
ilgisine
sunuldu.
Boğazın Akustik Seslerinin Ritmine
Kapılmak
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı
Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Gürkan, projeyle ilgili olarak şu
değerlendirmelerde bulundu: “Müzik Yönetmenliğimizin projelerinden biri
olan
“Gelecekten Masallar” yapay zekaya sahip sanayi robotlarının,
algıladıkları
İstanbul’un seslerini notalara dökerek, perküsyon çalan sanatçılar
haline
dönüşmeleri çok farklı ve ilgi çekici bir proje. Tren yolculuklarında
tekerler
rayların üzerinde hızla dönerken, bir süre sonra hoşumuza giden bir ritm
yakalar
kulaklarımız ve kapılıp gideriz bu ritme.. Gelecekten Masallar adlı bu
proje de,
İstanbul Boğazı’nın akustik potansiyelini teknoloji aracılığıyla
dinletiyor
bize.. Boğazın ritmine kapılıyor insan. Gemi düdüklerinin, martıların,
ezanların
ve motor gürültülerinin ritmine..”
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti
Ajansı’nın, bu farklı projeye başlangıçtan itibaren destek olmasından
dolayı
duyduğu mutluluğu dile getiren Sinan Bökesoy, sanatla teknolojiyi
bütünleştirdiği projesini şu cümlelerle tanımladı: “Aslında yaptığım
İstanbul
Boğazı tarafından sürekli beslenen bir etkileşim tasarımı; yani
İstanbul’a ait.
Ancak sanat ve teknoloji birlikteliği çok üst düzeyde ve yaratım
zekasına sahip.
Sistemin yapıtaşlarını oluşturdum ve düğmeye bastığımda kendi kendine
yaratmaya
başlıyor ve biz izliyoruz. Bu öncü projeyi, hayallerini ve ideallerini
gerçekleştirmek adına çalışmaktan yılmayacak olan gençlere armağan
ediyoruz.”
Sanayi Robotundan Müzik
Performansı
Sanayi robotu üretiminde dünyaca ünlü bir
marka olan ve aynı zamanda Holywood filmleri de dahil olmak üzere
değişik
sektörlerde robotlar ile uygulamalar yapan Alman Kuka Robotics ve
Japonya’dan
Rhizomatiks’in de katkılarıyla gerçekleşen “Gelecekten Masallar”
projesinin
sanat ve teknoloji birlikteliğinde birçok ilki gerçekleştirmesi
bakımından
uluslararası alanda da ses getirmesi öngörülüyor.
Sinan Bökesoy’un günümüzü gelecekten geriye
bakış ile ifade ettiği “Tales of Future” albümünde yer alan eserlerden
ve
sanatçının İstanbul Boğazı temalı yeni eserlerinden oluşacağı ve Çırağan
Sarayı’nın katkıları ile sarayın bahçesinde İstanbul Boğazı’na hakim bir
şekilde
20 Eylül de gerçekleşecek bir açık hava konseri ile devam edecek olan
proje
kapsamında İstanbul Taksim Metrosu’ndaki yerleştirme bir ay boyunca
İstanbullularla buluşacak.