|
Daha önceki programlarda hiçbir devlet yetkilisi
hazır bulunmazken, bu yıl ilk kez Devlet Bakanı Faruk Çelik, Vali Ali
Kolat ve Belediye Başkanı BBP'li Doğan Ürgüp, otel önünde anma programı
düzenledi. Bakan Çelik, "Madımak'ın acısı tüm Türkiye'nin acısıdır. Bu
olayın tarafı olmaz" dedi.
Sivas Olayları'nın yıldönümü etkinlikleri, ilk olarak Devlet Bakanı
Faruk Çelik'in ziyaretiyle başladı. Sabah erken saatte 'Ata' uçağıyla
kente gelen Bakan Çelik, Valiliği ziyaret ederek programlar hakkında
bilgi aldı.
6 BAKAN SİVAS'TA
Bakan Çelik'e AK Parti Sivas milletvekilleri Selami Uzun,
Hamza Yerlikaya, Osman Kılıç, Adıyaman Milletvekili Şevkit Gürsoy,
İstanbul Milletvekili Ayşenur Bahçekapılı da eşlik etti.
Bakan Çelik, daha sonra beraberinde kent Valisi Ali Kolat, Belediye
Başkanı BBP'li Doğan Ürgüp ve aralarında Cem Vakfı Sivas Şubesi Başkanı
Ali Rıza Kaçan'ın da bulunduğu kenttekti çeşitli sivil toplum örgütü
temsilcileriyle birlikte yürüyerek Madımak Oteli'nin önüne geldi. Otel
önünde hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda
bulunuldu.
'TARİHİMİZİN ACI GÜNLERİNDEN BİRİ'
Ardından konuşan Devlet Bakanı Faruk Çelik, 1993 yılındaki acı olaydan
dolayı duydukları üzüntüyü dile getirerek, "Hayatını kaybedenleri
rahmetle anıyoruz" dedi. "2 Temmuz 1993, tarihimizin acı günlerinden
biridir" diyen Bakan Çelik, şöyle devam etti:
"O gün sinsi odaklar karanlık senaryolarını sahnelemek istediler. O gün
hain mihraklar tırnağı etten ayırmak istediler. O gün farklılıklarımızı
istismar etmek suretiyle yüzlerce yıllık kardeşliğimizi kanla gözyaşı
ile sınamak istediler. O günden bugüne tam 17 yıl geçti. Biz o günü
unutmadık. Hayatlarını kaybedenleri anmak için bugün hep birlikte
buradayız. Madımak'ın acısı tüm Türkiye'nin acısıdır. Bu olayın tarafı
olmaz. Bu aslında yangını söndürmemek demektir. Aslında bir gerçek var.
Ortada birliğimizi dirliğimizi istemeyen unsurlar var ve burada
hayatlarını kaybedenl er var. Dolayısı ile bu işin tarafı yoktur herkes
73 milyon insanlık adına bir taraftadır. Oteli saran ateş hepimzin
bağrına düşmüştür. Bu olayı tezgahlayanları sinsi güçleri şiddetle ve
nefretle lanetliyorum. Hayatlarını kaybedenleri saygı ile anıyorum.
Yakınlarını kaybedenlerin acını yürekten paylaşıyorum."
'BİZ AŞURE GİBİYİZ'
Anadolu coğrafyasının binlerce yıl barışın kardeşliğin havzası olduğunu
Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli gibi gönül fatihlerinin bu
topraklarda filizlendiklerini kaydeden Bakan Çelik, şunları söyledi:
"Bu abide şahsiyetlerin dilinden dökülenler kaleminden damlayanlar bizi
birbirimize kaynaştırmıştır. Bu sebepledir ki değişik ırklardan
inançlardan insanlar bu topraklarda huzur içinde yaşamışlardır. Bu
topraklar birlikte yaşama modelinin en güzel örneği olmuştur. Anadolu
keder ve kader birliğinin adıdır. Bu birlikteliğimizi bozmayı defalarca
sınadılar. Maraş'ta sınadılar, Çorum'da sınadılar, Sivas'ta sınadılar.
Ama başaramadılar başaramayacaklar. Çünkü bu milletin hamurunu Mevlana,
Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veliler yoğurmuştur. Bu hamuru ayrıştırmaya
hiçbir karanlık odağın gücü yetmez. Çünkü biz millet olarak aşure
gibiyiz. Aşure binlerce yıllık kardeşliğimizi bir tat içinde
simgeleştiren en güzel örnek değil mi? Birbirini değiştirme kaygısı
gütmeden bir çok lezzet biraraya geliyor yeni bir tat ortaya çıkıyor.
Üzüm üzümlüğünü, nohut nohutluğunu, fasülye fasülyeliğini, bugday
bıydaylığını, kayısı kayısılığını koruyor ama hepsi bir araya geliyor ve
bu coğrafyaya özgü aşureyi oluşturuyor. İşte Anadolu'nun özeti budur,
Türkiye'nin özeti budur. Biz Alevisi ile Sünnisi ile tüm unsurları ile
bu topraklara nakış nakış işlenmiş ve rengarenk Anadolu kilimi
oluşturmuşuz. Aynı dertlerle dertlenmiş, aynı mutlulukları paylamşısız.
Kerbela'da susuz kalmış, Çanakkale'de 7 düvele karşı omuz omuza mücadele
etmişiz. Ülkemizin birliği için verdiğimizi şehitlerimizi aynı bayrağa
sarmış aynı toprağa yan yana vermişiz. Ama hiçbir güç, hiçbir acı birlik
ve beraberliğimizi bozamadı. Biz hep beraber müsade etmediğimizi sürece
de birlikteliğimizi bozamayacaklar."
"SIR PERDESİ AYDINLATILMAMIŞTIR'
İşte tüm bu nedenlerle 17 yıl önceki acı olayları unutmayacaklarını
söyleyen Bakan Çelik, "Kardeşliğimizi de hiçbir zaman unutmayacağız. Bu
olayı hatırladıkça daima kardeşliğimizi hatırlayacağız. Birbirimize her
zamankinden daha sıkı sarılacağız. Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin dediği
gibi 'Daima bir iri ve diri olacağız'. Madımak'taki vahşeti bize
yaşatanlara vereceğimiz en güzel cevap budur. 17 yıl önce burada yaşanan
olayların ardındaki sır perdesi ne Sivaslılar'ın ne de toplumumuzun
zihnindeki kuşkuları giderecek düzeyde ne yazık ki aydınlatılamamıştır"
diye konuştu.
Yakın geçmişte karanlık kalan tüm olayların araştırılması için TBMM'ye
bir araştırma önerisi verildiğini de hatırlatan Bakan Çelik, sözlerini
şöyle tamamladı:
"Çünkü geçmişteki karanlık olayları aydınlattığımız oranda geleceğimiz
de o kadar aydınlanacaktır. Bugünkü hukuk ve demokrasi ortamında
konuşmayanların daha cesur olacağına inanıyorum. Artık Türkiye kronik
sorunlarıyla yüzleşecek. Bu sorunlarını istismar eden odakların yakasına
yapışacak hukuki ve siyasi kararlığa sahiptir. Çalıştay da görüşülen
bir diğer husus da Madımak Oteli'nin durumu'dur. Bu konuyu da Valimizin
koordinasyonu ile kamulaştırma işlemlerini tamamlayarak 17 yıllık bir
sorunu gidermiş olacağız. Görünürdeki tüm sorunlar çözülür. Nitekim bu
sorunları gelecek kuşaklara bırakmak istemiyoruz. Talepler neyse
toplumun her alandaki talebi karşılanacak. Hepimizin önceliği sevgi
barış ortamını daha da geliştirmek en önemlisi ön yargılarını
zihinlerdeki Berlin duvarlarını kaldırmak lazım. Çocuklarımıza
kardeşliğimizi miras olarak bırakalım. Sivas'ta barış var kardeşlik var.
Sivas'ta yatırıma müsait her türlü ortam var. Sivaslılar yanlış bir
olayla anılmak istemiyorlar. Sivaslıların bu konuda ki duruşları gayet
net ve ortadadır. Birlikten yanalar, kardeşlikten yanalar. Bizim
derdimizin çözümü bizdedir Sivaslılar. Birliğimizi ve beraberliğimizi
daha ileri taşımak için hep birlikte atalım. 2 Temmuz 1993 yılında
hayatını kaybeden 37 kişiyi saygıyla anıyorum."
GENİŞ ÖNLEMLER
Olayların yıldönümü nedeniyle kentte sabah saatlerinden itibaren büyük
bir hareketlilik yaşandı. Kayseri, Tokat ve Malatya'dan gelen 500 çevik
kuvvet ekibinin de desteğiyle toplam 1900 polis etkinliklerde görev
aldı.
Sabah saatlerinden itibarden kente karayolu ile giriş sağlayan yollarda
polis ekiplerince arama çalışmaları yapıldı. Etkinlikler nedeniyle
Mehmet Akif Ersoy Caddesi, Hikmet Boran Caddesi, Mevlana Caddesi,
Cumhuriyet Meydanı, İstasyon Caddesi, Atatürk Caddesi'nin bir bölümü,
Meçhul Asker Sokak, otelin bulunduğu Eski Belediye Sokak, Afyon Sokak ve
Aliağa Cami Sokak trafiğe kapatıldı. Grupların yürüyüş için
kullanacakları güzergahlara geçişi sağlayan cadde ve sokaklara açılan
yollarda güvenlik barikatları oluşturuldu. Polis bu alanlara giren
vatandaşları tek tek aradı.
Bölgeyi görme imkzanına sahip olan 83 Mobese kamerası ile de polis
programları yakından takip etti. Ankara'dan getirilen özel eğitimli
köpeklerle, Bakan Çelik'in programı öncesinde Madımak Oteli'nde ve
çevresinde bomba araması yapıldı.
SON KEZ MADIMAK
24 Şubat'ta Devlet Bakanı Faruk Çelik'in kentteki sivil toplum
örgütleri ile yaptığı görüşme sonrası kamulaştırılması kararlaştırılan
Madımak Oteli, bu isimle son kez anma etkinliklerine mekan oldu.
Kamulaştırma süreci devam eden otelin istimlak bedeli için sahipleri ile
anlaşma sağlanamamıştı.
Otel sahiplerinin 16.5 milyon lira isteğine karşılık 4.5 milyon lira
teklif edilmişti. Uzlaşma sağlanmaması nedeni ile açılan dava Sivas
2'nci Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 12 Ekim 2010 tarihinde karara
bağlanacak. Bu tarihten itibaren otel resmen kamulaştırılmış olacak.
Kamulaştırma işlemi ile birlikte otelin tabelası kaldırılacak. Kentteki
sivil toplum örgütlerinin büyük bir bölümünün talebi doğrultusunda otel
kütüphaneye dönüştürülecek ve olaylarda yaşamını yitirenler için giriş
katında özel bir anma köşesi oluşturulacak.
|