• BIST 89.496
  • Altın 146,559
  • Dolar 3,6433
  • Euro 3,9136
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 17 °C

Bugün o kara gün: 2 Temmuz

Bugün o kara gün: 2 Temmuz
Unutturmamak adına bir kez daha 2 Temmuz'da, o acı olayların 17. yıldönümünde yitirdiğimiz canları saygıyla anıyoruz.

Yıllar oldu, o acının üzerinden, yüreklerimizin yanmasının üzerinden nice seneler geçti. Bizler hala dimdik ayaktayız. Onların verdiği güçle, demokrasimiz uğruna kanlarını akıtan isimsiz nice yiğidin verdiği güçle.

Mücadelemizde onları nefer edindik, rehberimiz onlar oldu, Hasan Hüseyin'in de dediği gibi,

"Ekmeği bol eyledik
Acıyı bal eyledik
Sıratı yol eyledik
Geldik bugüne."

Evet bugünlere geldik. Verdiğimiz mücadeleler ve ödediğimiz bedellere en azından orası bir et lokantası olmaktan çıktı önce, sonrasında devletçe satın alınarak kamulaştırıldı.

Ama bu günü, bu acı günü, yüreklerimizin yandığı günü, bize unutturmak isteyenler var. İşte unutmamak için, o günü ve dostlarımızın adını, yüreklerini ve paylaşımlarını geleceğe yaymak için bir kez daha Aleviler olarak Sivas'tayız.

Sivas yitirdiğimiz canları başta Aleviler olmak üzere, Habercem ekibi olarak da anıyoruz.

2 TEMMUZ'DA YİTİRDİĞİMİZ DEĞERLİ CANLARIMIZI SAYGIYLA ANIYOR VE BİR KEZ DAHA HAYKIRIYORUZ: MADIMAK OTELİ MÜZE OLSUN

PEKİ O GÜN NELER OLDU, SONRASINDA NELER YAŞANDI? GELİN BİR DAHA HATIRLAYALIM

Sivas Katliamı ya da Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilmiş olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin yakılması ve 2'si gösterici, 2'si otel görevlisi toplam 37 kişinin yanarak ya da dumandan boğularak hayatlarını kaybetmesi ile sonuçlanan olaylardır.

Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında, aralarında Aziz Nesin'in de bulunduğu pek çok sanatçı ve fikir insanı dönemin Sivas valisi Ahmet Karabilgin'in özel davetlisi olarak bu kente geldi. Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla çıkan taşlı sopalı çatışma, polis tarafından fazla büyümeden, zor kullanılarak önlendi.

Binlerce kişiden oluşan karşıt grup, Kültür Merkezi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na geldi. Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak, slogan atmaya devam etti. Grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı. Madımak oteli tutuşturulan perdeler ve alt katta bulunan eşyalarla birlikte yakıldı. Otele sığınmış olan kişilerden, aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin'in de bulunduğu 35 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi. Aralarında Aziz Nesin'in de bulunduğu 51 kişi de olaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. İtfaiye merdiveniyle kurtarılmaya çalışılan Aziz Nesin, merdiven trabzasındaki görevli tarafından darp edilip, merdivenden itfaiye aracı etrafında toplanan azgın kalabalığa doğru itildi.

Başından yaralanan Aziz Nesin'i linç girişiminden araya giren polisler kurtardı. Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi`ne götürüldü.

Olaylar sonucunda 33 konuk, 2 otel görevlisi yaşamını yitirdi. Akşam saatlerinde valilikçe ilan edilen ”2 günlük sokağa çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hakimiyet sağlayabildi.

Yargılama

Olaydan bir gün sonra 35 kişi gözaltına alındı. Daha sonra gözaltına alınanların sayısı 190'a çıktı. Gözaltına alınan 190 kişiden 124'ü hakkında "laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma" suçlamasıyla dava açıldı,[8] geri kalanlar serbest bırakıldı. Kamuoyunda Sivas Davası olarak bilinen davanın ilk duruşması, Ankara 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde 21 Ekim 1993 günü yapıldı. 26 Aralık 1994'te karara bağlanan dava sonucunda, 22 sanık hakkında 15'er yıl, 3 sanık hakkında 10'ar yıl, 54 sanık hakkında 3'er yıl, 6 sanık hakkında 2'şer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraat kararı verildi.

Müdahil avukatlar, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını "taraflı, hukuka ve adalete aykırı" olarak niteleyerek, ayrıntılı bir savunmayla temyize gittiler. Yargıtay 9. Ceza Dairesi katliamın "Cumhuriyete, laikliğe ve demokrasiye yönelik olduğunu" belirterek Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını esastan bozdu. Ankara 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, Yargıtay'ın bozma kararına uyarak yargılamayı yeniden başlattı.

28 Kasım 1997'de açıklanan kararda, 33 sanık Türk Ceza Yasası'nın 146/1 maddesine göre idama[9] ve 14 sanık 15 yıla kadar değişen hapis cezasına[8] mahkûm edildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24 Aralık 1998'de hapis cezalarını onadı, 33 idam cezasını ise usül noksanlıkları nedeniyle bozdu. Şubat 1999 tarihinde usül eksikliklerinin giderilmesi için başlayan yargılama sonucunda 16 Haziran 2000'de 33 sanık Devlet Güvenlik Mahkemesi'nce yeniden idam cezasına çarptırıldı. 2002 yılında idam cezasının yürürlükten kaldırılmasıyla idam cezası hükümlülerinin cezaları müebbet ağır hapis cezasına çevrildi.

Sanıkların avukatlığını Refahyol iktidarının Adalet Bakanı Şevket Kazan üstlendi ve bakanlığı sırasında onları hapishanede ziyaret etti.

Geçen bu zaman zarfı içerisinde sanık sayısı tahliyelerle 33'e düştü. Olayın kilit ismi olarak nitelendirilen, dönemin Sivas Belediye Meclisi üyesi Cafer Erçakmak ve Yargıtay'ın 1997'deki bozma kararından sonra firar eden 8 sanık ise halen yakalanamamıştır.

Sivas Davası İstiklal Mahkemeleri sonrasında, tek bir davada, bu kadar çok idam cezasının verildiği ilk davadır.

Hayatını kaybedenler

* Muhlis Akarsu - 45 yaşında, sanatçı
* Muhibe Akarsu - 35 yaşında, Muhlis Akarsu'nun eşi
* Gülender Akça - 25 yaşında
* Metin Altıok - 52 yaşında, şair, yazar
* Ahmet Alan - 22 yaşında
* Mehmet Atay - 25 yaşında, gazeteci
* Sehergül Ateş - 30 yaşında
* Behçet Aysan - 44 yaşında, şair
* Erdal Ayrancı - 35 yaşında
* Asım Bezirci - 66 yaşında araştırmacı, yazar
* Belkıs Çakır - 18 yaşında
* Serpil Canik - 19 yaşında
* Muammer Çiçek - 26 yaşında, aktör
* Nesimi Çimen - 62 yaşında, şair, sanatçı, üç telli curanın son ustası
* Carina Cuanna - 23 yaşında, Hollandalı gazeteci
* Serkan Doğan - 19 yaşında
* Hasret Gültekin - 23 yaşında şair, sanatçı
* Murat Güneş,Murat Gündüz - 22 yaşında
* Gülsüm Karababa -22 yaşında
* Uğur Kaynar - 37 yaşında, şair
* Asaf Koçak - 35 yaşında, karikatürist
* Koray Kaya - 12 yaşında
* Menekşe Kaya - 17 yaşında
* Handan Metin - 20 yaşında
* Sait Metin - 23 yaşında
* Huriye Özkan - 22 yaşında
* Yeşim Özkan - 20 yaşında
* Ahmet Öztürk - 21 yaşında
* Ahmet Özyurt - 21 yaşında
* Nurcan Şahin - 18 yaşında
* Özlem Şahin - 17 yaşında
* Asuman Sivri - 16 yaşında
* Yasemin Sivri - 19 yaşında
* Edibe Sulari - 40 yaşında, sanatçı
* İnci Türk - 22 yaşında
* Kenan Yılmaz - 21 yaşında

Sivas Katliamı üzerine şiirler ve bestelenen şarkı ve türküler

* Fethi Aslan, "Sivas`da Temmuz Ateşi"
* Edip Akbayram, Türküler Yanmaz
* Ozan Emekçi, Sivas Ağıdı
* Sunay Akın, Kova Kaleci
* Grup Yorum, Sivas (Gün Tutuşur)
* Mahzuni Şerif, Sivas Dramı
* Demirhan Baylan, Bildiğin Şeyler (Yangın)
* Almora, Güneşin Ozanları
* Radical Noise, Çığlık
* Akın Eldes, Madımak
* Moğollar, Issızlığın Ortasında
* Antisilence, Died On 2nd Of July
* Aşık Gülabi, Sivas Madımakta Canlar
* Metin - Kemal Kahraman, Renklerde Yaşamak
* Ferhat Tunç, Kızılırmak Boylarında Bir Şehir
* Serhad Raşa, Ey Felek
* Şahverdi, Madımak Oteli
* Fazıl Say, "Metin Altıok Ağıtı"
* Selda Bağcan, "Canımı Yakanlar Baktı Dumana"
* Aziz Nesin, "Sivas Acısı"

Yazında Sivas Katliamı

* Zeki Büyüktanır, Madımak Çığlığı, Can Yayınları (Ali Adil Atalay), İstanbul, Ekim 2006, ISBN 9789756358788

* Hikmet Çetinkaya, Zambak Sana da Bulaştı Kan, Çağdaş Yayınları, İstanbul, Şubat 1997

* Soner Doğan, Sivas: 2 Temmuz 1993, Ekim Yayınları, İstanbul, Mart 2007, ISBN 9789750109119

* Aziz Nesin, Sivas Acısı, Adam Yayınları, İstanbul, Temmuz 1995, ISBN 9754183244

* Öner Yağcı, Sivas'ı Unutmak, İleri Yayınları, İstanbul, Mayıs 2006, ISBN 9789756288108

* Lütfi Kaleli, Sivas Katliamı ve Şeriat, Alev Yayınları, İstanbul, Ağustos 1995, ISBN 9753350120

* Ali Yıldırım, Ateşte Semaha Durmak, Yurt Yayınları, Ankara, 1993

* Attila Aşut, Sivas Kitabı Bir Topluöldürümün Öyküsü, Edebiyatçılar Derneği, Ankara, Eylül 1994, ISBN 9757872024

* Yiğit Bener, Öteki Kâbuslar ("Alaz" öyküsü), Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, Ağustos 2009, ISBN 9789750816499

Sahnede Sivas Katliamı

Genco Erkal'ın yazıp yönettiği Sivas '93 adlı belgesel tiyatro oyunu, 11 Ocak 2008'de yoğun güvenlik altında Muammer Karaca Tiyarosu'nda sahnelendi. Belgelerden yararlanarak yazılan oyunun anlatıcıları arasında Genco Erkal'la beraber Meral Çetinkaya, Yiğit Tuncay, Nilgün Karababa, Murat Tüzün, Çağatay Mıdıkhan ve Şirvan Akan yer aldı. Oyunun müziğini Fazıl Say besteledi.

Ayrıca Serdar Doğan ve ekibinin yazdığı ve sahnelediği Simurg adlı belgesel de Sivas Katliamı'nı konu ediniyordu.

DAKİKA DAKİKA SİVAS KATLİAMI

13:30 - Paşa Camii önünde görevli emniyet ekibi (3860 kodlu) tarafından, Paşa Camii ve Meydan Camii’nden, Cuma namazından çıkan 500-1000 kadar kişiden oluşan grubun dört koldan Hükümet Konağı’na doğru ilerlediklerini bildirir.

13:40 - Hükümet Meydanı gerisinde oluşturulan polis barikatını aşan yaklaşık 2 bin kişi, meydanda, “Vali istifa”,”zafer İslam’ın”,”Şeytan Aziz”,” İslamiyet’i ezdirmeyeceğiz” vb. sloganlar atarlar.

13:55 - Sayıları yaklaşık 3 bini bulan grup, Osmanpaşa Caddesi ve Buruciye Medresesi civarında benzer sloganları yinelerler.

14:10 - 3 bin 500 dolaylarında gösterici, Kültür Merkezi önüne gelmiş ve içerdeki karşıt grupla slogan mücadelesi başlamış, çatışma polis tarafından önlenir.

14:40 - Kültür Merkezi’nden ayrılan grubun sayısı, 4-5 bini bulmuştur.

14:45 - Grup, Buruciye Medresesi’ne gelir.

14:50 - Buruciye Medresesi önünden Hükümet Meydanı’na geçen 6 bin dolayındaki gösterici, aynı sloganları tekrarlarlar.

15:00 - Grup, Hükümet Meydanı’ndan Atatürk Caddesi’ne yönelir.

15:10 - Atatürk Caddesi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na gelinirken, sayı yaklaşık 8-9 bini bulmuştur.

15:30 - Hükümet Meydanı’ndan İstasyon Caddesi yoluyla Kültür Merkezi’ne gelen göstericiler, bir gün önce dikilen anıtı kısmen tahrip etmiş Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla taşlı sopalı çatışma, polisçe, fazla büyümeden, zor kullanılarak önlenir.

15:48 - Valilik tarafından görevlendirilen Belediye Başkanı, Kültür Merkezi önündeki topluluğu sakinleştirmek için sözde bir konuşma yapar ancak halk daha fazla galeyana gelmiştir.

15:55 - Hızını alamayan yaklaşık 10 bin kişilik saldırgan ve faşist güruh ,Kültür Merkezi’nden İstasyon Caddesi yoluyla yeniden Hükümet Meydanı’na ve Madımak Oteli civarına gelir ve slogan atmaya devam eder.

18:00 - Madımak Oteli önünde toplanan yaklaşık 15 bin göstericiye, Valilik’ten gelen istek üzerine, Belediye Başkanı ve Büyük Birlik Partisi İlçe Başkanı birer konuşma yapmışlardır.

18:30 - Belediye İtfaiye araçları, Hükümet Meydanı’na gelmiştir.

19:14 - Kültür Merkezi önündeki heykel, belediye garajına konulmak amacıyla Meydan’dan geçirilirken, topluluk tarafından Madımak Oteli önüne getirilmiştir.

19:50 - Madımak Oteli önündeki araçlar ve heykel ateşe verilmiştir.

20:00 - Otele yaklaşmak isteyen itfaiye araçlarına, göstericiler yere yatarak engel olmuşlardır.

20:05 - İtfaiye, otele güçlükle yaklaşabilmiştir.

20:10 - Yangın Otele de sıçramıştır.

20:20 - Afyon Sokak’tan (arka taraftan) gelen itfaiye, yangını söndürmeye başlamıştır.

20:40 - Hükümet Meydanı’na gelen göstericiler, Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya başlamışlardır.

20:50 - Güvenlik kuvvetleri havaya ateş etmiş ve göstericiler dağılmaya başlamıştır.

21:00 - Kalabalık, küçük gruplar halinde şehrin çeşitli kesimlerine yayılmıştır.

21:40 - Atatürk - Kongre ve Etnografya Müzesi önünde bulunan Atatürk büstü tahrip edilmiştir.

22:00 - İçişleri Bakanı Valiliğe gelerek, olaylarla ilgili bilgi almıştır.

23:00 - Valilikçe ilan edilen ”sokağa çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hâkimiyet sağlamışlardır.

YETKİLİLER NE DEDİ?

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel “Halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyiniz”

Başbakan Tansu Çiller “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir”. Daha sonra TBMM’de yaptığı bir konuşmada da Van’da yakılan bir oteli, Sivas’takiyle karıştırmış ve “Bir vatandaş, sigortadan para almak için sigortalı oteli yakmıştır”

İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu “Aziz Nesin’in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir”

Sivas Emniyet Müdürü Doğukan ÖNER: Olaylara müdahale etmeyin.

Sivas Emniyet Müdürü Doğukan ÖNER “... Bu Perşembe günü de, Aziz NESİN Buruciye Medresesine gitmiş, Buruciye Medresesinde öğleye kadar kitap imzalamış, o akşama kadar belirli yerlerde gezmiş. O akşam çıkıp Madımak Oteli’ne gitmiş. Gece saat 21.00’de bir tek siyasi şubemizin korumasıyla birlikte yanında 8 kişi ile Madımak Oteli’nden çıkmışlar, Atatürk Caddesinden inmiş aşağıya orada Sarayhan Restorantı var Sarayhan Restorantı'na yaya gitmişler. Orada içki içtikten sonra da yine yaya olarak aynı ekiple o şekilde gitmişler. Yani ben şunu arz etmek istiyorum, yani olay bir tek Aziz NESİN’e yönelik olan bir hadise değildir. ... Bu işte kesin provokasyon vardır. Bu işte kesin dışarıdan gelme birtakım güçler vardır. İlk defa camiye gittiğim zaman o caminin ön tarafında belirli birtakım gruplar vardı... Ben o grupları Madımak önünde görmedim...”

Sivas Emniyet Asayiş Müdürü Mehmet YILDIZ “Heykel getirildi, topluluğun önüne atıldı. Atılınca gerçekten insanlar artık çok çılgınca hareket ediyorlardı. Dişleriyle dahi ısıranları gördük, kafasını vuranları gördük... Paşa Camisinden anons edilince, diyelim ki 200 kişi pankart astı. Amerikan Bayrağını yaktılar...”

Millet Partisi İl Başkanı “Paşa Camisinde namaz bitmişti, bir kısım imamı beklemeden namaz biter bitmez dışarıda bir gürültü patırdı oldu... Amerikan Bayrağının yakılışını bizzat gördüm. Pankartı da cami duvarında asılı olarak gördük.”

Tabiblar Odası Başkanı Dr. Hüseyin POLAT “Öncelikle bu saldırı devlete karşı yapıldı. Laik Cumhuriyete ve Atatürk’e karşı yapıldı. Belediye Başkanı ‘Gazanız mübarek olsun’ diyerek manevi destek verdi.”

Kültür Bakanlığı Sivas İl Müdürü Mehmet TALAY “Aziz NESİN Sivas’a ilk kez gelmedi. Aziz NESİN bundan yedi, sekiz ay veya bir sene kadar önce kitap imza gününe gelmişti. Sonra Aziz NESİN’in konuştuğu gün Perşembe günü, olaylar 24 saat sonra çıkıyor. Tepki olarak olsaydı aynı gün tepki olurdu...”

ANAP İl Başkanı Şakir ŞEKER ”Caminin içinden insanlar çıkmaya başladığı anda, 20 veya 25 kişilik namazla hiç alakası olmayan ve namaz kılmayan bir grup, bahçede namaz kılan yere gelir ve bunlar bir pankart açtılar, arkasından da bir Amerikan Bayrağı ateşe verdiler...”

BAZI SİVAS ÜZERİNE YAZILAN ŞİİRLERDEN SEÇMELER

SIVAS ACISI-AZİZ NESİN

Ben tanırım
Bu bulut bizim oranın bulutu
Hemşeriyiz ne de olsa
Benim için kalkmış ta Sıvas'tan gelmiş
Yurdumun bulutu
Başımın üstünde yeri var

Ben bilirim
Bu rüzgâr bizim oranın rüzgârı
Hemşerimiz ne de olsa
Benim için kopup gelmiş yayladan
Yurdumun rüzgârı
Kurutsun diye akan kanlarımı

Ben anlarım
Bu acı bizim ora işi hançer acısı
Bir ülkedeniz ne de olsa
Aynı dili konuşsak da
Anlamayız birbirimizi
Hançerin nakışı
Tanıdım acısından Sıvas işi

Ben duyarım duyumsarım
Bizim oranın sızısı bu
Binip kara bir buluta Sıvas ilinden
Sıvas rüzgârında uçup gelmiş
Helallik dilemeye

Ey yüreğimin onmaz acıları
Ey beynimin dinmez sancıları
Suç ne bende ne de sende
Suç seni karanlıklara gömenlerde
Ne de olsa yurttaşımsın
Kapalı olsa da bütün vicdan kapıları yüzüne
Bilmelisin bir yerin var canevimde

KIZILIRMAK BOYLARINDA BIR SEHIR-İHSAN GÜVERCİN

Adini söylesem dilim takilir
Sanki yüregime bir sey cakilir
Orda semah dönen nara yakilir
Kizilirmak boylarinda bir sehir

Güvercinler gide baykuslar öte
Ne kisi azala ne cilen bite
Hafikten bu yana Banazdan öte
Kizilirmak boylarinda bir sehir

Can alici kuslar oraya doldu
Günes utancindan sararip soldu
Otuzyedi gülü dalinda yoldu
Kizilirmak boylarinda bir sehir

ALMORA-GÜNEŞİN OZANLARI

sen güneşin ozanlarını
durdurabilir misin sandın?
rüzgarın şarkısını
susturabilir misin sandın?

korkmuyorum şiddetinden
ateş tutan ellerinden
ürkmüyorum nefretinden
ve karanlık nefesinden

boyun eğmem asla sana
yaksan bile bedenimi
ben doğarım küllerimden
gücün varsa durdur beni!

kayaların ruhundamın ben,
yüzyılların öyküsü bende
otuzyedi güneşim var
ışıldar durur yüreğimde

tutamassın zincirlerinle
yıldızların ışığını
susturamassın nefretinle
güneşin ozanlarını

boyun eğmem asla sana
yaksan bile bedenimi
ben doğarım küllerimden
gücün varsa durdur beni

KOVA KALECİ - SUNAY AKIN

Yedi kova su yeterliydi

sıvas'taki ateşi söndürmek için

oysa her biri

devlet dairesindeki kovaların

üstüne yazılı

altı harfli bir sözcüktü yangın

Yedinci kova

taşar engellenemez biçimde

çünkü emekçilerin

alın teriyle doludur

işte bu yüzden

sinek ölüleri yüzemez üstünde

Futbol takımında mahallenin

kova kaleciydi lakabım

ilk kez sevinecektim buna

ama yalnızca

avuçlarıma alabildiğim suyu

bir kova gibi sıvas'a taşıyamadım

G harfi boştur yangın kovalarının

ki ortaya çıkar

dolu olanları okununca

madımak oteli'nin merdivenlerinde

kurtulmayı bekleyenler için

verilen karar: Yan ın

Ve başında anladım ki bir kuyunun

ipin ucunda

derinlerdeki suya uzanan

birer kova gibidirler

yangınları söndürmek isteyen

darağacına asılı devrimciler

Sivas katliamında ölenler anılıyor

2 Temmuz 1993 tarihindeki Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Sivas Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu 33 aydın ve 2 otel görevlisinin yaşamını yitirdiği Madımak Katliamı’nda hayatını kaybedenler olayın 17. yılında anılıyor.

Sivas’taki anma töreni saat 10.00’da başlayacak. Anma törenine katılacak birinci grup, saat 10.00’da Eğitim-Sen Sivas Şubesi önünden yürüyüş korteji oluşturup Kepenek Caddesi üzerinden Kız Meslek Lisesi önünden yürüyerek saat 11.30’da Ethem Bey Parkı önünde toplanacak. İkinci grup ise Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sivas Şubesi önünden saat 10.30’da hareket ederek saat 11.30’da Ethem Bey Parkı önünde diğer grupla bulaşacak.

Ethem Bey Parkı’ndan saat 12.00’de yürüyüş korteji oluşturularak anons aracı eşliğinde Mevlana Caddesi üzerinden yürünerek Atatürk Anıtı’na çelenk konulacak. Buradan Madımak Oteli’nin önüme gidilerek çelenkler ve karanfiller bırakılıp saygı duruşunda bulunulacak. Madımak Oteli önünde kurulan platform üzerinde günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapılarak anma sona erecek. Anmayı takiben aynı güzergâhtan yürüyüş korteji halinde Eğitim-Sen ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sivas şubesine dönülecek.

ANKARA’DAKİ ANMA TÖRENİ

Ankara’daki anma törenine katılacaklar saat 16.00’da Sıhhiye Toros Sokak’taki toplanmayla başlayacak. Burada toplanan kortej, Kolej Meydanı’na yürüyecek ve saat 18.00’de buradaki tören başlayacak. Törende Hasan Yükselir ve Yavuz Canpolat da birer konser verecek.

GÖZ GÖRE GÖRE KATLİAM

2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal’ı anmak için Sivas’a gelen 33 sanatçı ve aydın Madımak Otel’in ateşe verilmesi sonucu hayatını kaybetti.

Öğle saatlerinde toplanan gruplar önce etkinliklerin yapıldığı Kültür Merkezi’ne ulaşarak, bir gün önce dikilen anıtı kısmen tahrip etti. Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla çıkan taşlı sopalı çatışma, polis tarafından fazla büyümeden, zor kullanılarak önlendi.

Hızını alamayan binlerce kişi, Kültür Merkezi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na geldi. Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak, slogan atmaya devam etti.

GÜVENLİK GÜÇLERİ MÜDAHALE ETMEDİ

Bu zamana kadar güvenlik güçleri tarafından herhangi bir somut engelleme yapılmadı ve grup Madımak Oteli'ne sığınmış olan onlarca kişiyi diri diri yakmak için önce otelin önündeki araçları daha sonra da oteli ateşe verdi. Madımak oteli tutuşturulan perdeler ve alt katta bulunan eşyalarla birlikte yakıldı.

Otele sığınmış olan aydınlardan, aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen,Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin'in de bulunduğu 33 aydın yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi. Olayda 2 otel görevlisi ve 2 gösterici de hayatını kaybetti.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI DURDURDU

Aralarında Aziz Nesin'in de bulunduğu 51 kişi de olaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. İtfaiye merdiveniyle kurtarılmaya çalışılan ve olayların odak noktası haline gelen Aziz Nesin, itfaiye merdiveninde görevli tarafından darp edilip, merdivenden itfaiye aracı etrafında toplanan azgın kalabalığa doğru itildiği dönemin özel televizyonları tarafından belgelendi. Başından yaralanan Aziz Nesin'i linç edilmek istendi.

Gözü dönen grup, olaylar sırasında Atatürk - Kongre ve Etnografya Müzesi önünde bulunan Atatürk büstünü de tahrip etti. Olaylar ancak akşam saatlerinde valilikçe ilan edilen "2 günlük sokağa çıkma yasağı" ile durdurulabildi.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim