• BIST 83.105
  • Altın 146,901
  • Dolar 3,7669
  • Euro 4,0418
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -3 °C

BU RAKAMLAR MI KADER?

BU RAKAMLAR MI KADER?
Türkiye dünyada 3'üncü, Avrupa’da ise 1'inci sırada! Başbakan acaba bunu da kadere mi bağlayacak?

Türkiye iş kazaları bakımından dünyanın en güvensiz ülkeleri arasında. Milli geliri bakımından dünyada 16'ıncı sırada olmakla övünmek yanında keşke iş kazalarında da 16'ıncı sırada olmakla övünüyor olsaydık… Oysa iş kazaları ülke sıralamasında Türkiye dünyada 3'üncü, Avrupa’da ise 1'inci sırada! Başbakan acaba bunu da kadere mi bağlayacak?

AKP döneminde, 2003’ten itibaren sadece TTK’da yaşanan ölümlü
45 iş kazasında, Karadon’da geçici olarak açıklanan 28 kaybı da eklersek, 84 can kaybına ulaşıldı. Yaralananların sayısı ise 14 Bin 379’u buldu. Türkiye’de özel sektör dahil tüm maden kazaları dikkate alındığında ise 2003 sonrasında toplam 257 kayıp verildi. Uzun dönem istatistikleri ölü sayısını binlerle ifade etmektedir. Tersane kazalarının gene AKP döneminde nasıl patladığını da unutmamak gerekiyor.

Kuşkusuz bu kazalar AKP döneminde başlamadı. Ama AKP döneminde “
her şeyi satma, her işi özelleştirme” zihniyetiyle daha da tırmandırıldı. Nitekim TTK’nın Karadon Müessese Müdürlüğü’ne ait kömür ocağında kazayı tetikleyen ana nedenin özelleştirme ve taşeronlaştırma olduğu apaçık ortadadır. Devlete ait bu işletmede bazı katlarda kömür çıkarma işinin özel taşeron firmalara verilmesi ve bunların da en az maliyetle yani en az güvenlik önlemiyle en çok kömürü çıkarmak üzerine bir kar stratejisi geliştirmeleri sonucunda bu vahim kazanın ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Bu ve buna benzer kazaların arkasında, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin hiçe sayılması veya göstermelik yapılması, devlet adına yeterli denetim işlevinin yerine getirilmemesi, her türlü tedbirsizliğin ve ihmalin kol gezmesi ve bütün bunların bileşkesinde işçinin sendikalaşmasının önünün kesilmesi vardır. Kayıt dışı, deneyimsiz ve sigortasız işçi çalıştırma da örgütlenme önündeki engellerin bir sonucudur.

BAŞBAKAN NASIL BÖYLE KONUŞUR

Önlem alınmasını sağlamayan, denetim görevini layıkıyla yapmayan bir iktidarın başbakanı şimdi kalkıp nasıl “bu mesleğin kaderinde maalesef bu var” diye sorumsuz açıklamalar yapabilir? “Bu bölgenin insanı zaten bu tür olaylara aslında alışık” gibi insanların acılarına acı katan mazeretler öne sürebilir? Hükümet olmak ne demektir? Sizin işiniz nedir? Türkiye’yi Avrupa’nın sicili en kötü iş kazaları ülkesi konumundan çıkarmak değil midir sizin göreviniz? Kaza olduktan sonra olay yerinde boy gösterip, iki bakanı da nöbetçi bırakıp bir sonraki kazaya kadar arazi olmak mıdır hükümet etme görevi?

İnsana yatırım yapmak yerine din ve duygu sömürüsü yapan iktidarlara bu ülkenin emekçilerinin ihtiyacı yok. Boş sözlere milletin karnı tok.


Hükümet ne yapmalıdır?

1.
Her şeyden önce iş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda mevzuatı yeniden düzenlemeli ve bugüne kadar imzalanmamış olan İLO’nun 176 sayılı “Madenlerde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sözleşmesi”nin imzalayarak yürürlüğe koymalıdır.
2.
Taşeron uygulamasına hemen son vermelidir.
3.
Kaza ile ilgili hukuk sürecini başlatmalı ve sorumluları cezalandırmalıdır.
4.
Ölen ve yaralanan işçilere ve ailelerine gecikmeden ve sembolik olmayan düzeylerde tazminat ödemeye hemen başlamalıdır. Gerisi boş laftır.

Prof. Dr. Oğuz Oyan
CHP İzmir Milletvekili

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim