• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 6 °C

Bel fıtığı görülme yaşı düşüyor.

Bel fıtığı görülme yaşı düşüyor.
Nasıl korunabiliriz?

Yaygın bir sağlık problemi olan bel ağrısı ve bel fıtığı görülme yaşının 21'e kadar düştüğü bildirildi.

Nöroşirurji uzmanı Prof. Dr. Tuncer Süzer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bel bölgesinin 5 omurdan oluştuğunu ve vücut ağırlığının önemli bir kısmınını taşıdığını söyledi.

Omurların arasında ''disk'' adı verilen, içi su ve kollajenden oluşan yumuşak dokular bulunduğunu belirten Prof. Dr. Süzer, diskin görevinin vücut ağırlığına destek olmak ve travma veya ani hareketlerle bel bölgesine binen aşırı yükü taşımak olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Süzer, yaş ilerledikçe disk içindeki su miktarı ve esnekliğinin azaldığına dikkati çekerek, esnekliği azalıp daha sert bir hale gelen disk dokusunun artık vücut ağırlığını yeterince taşıyamaz hale geldiğini anlattı.

Bunun sonucunda disk içindeki yapının dışarıya doğru kabardığını ya da çıktığını belirten Prof. Dr. Süzer, şöyle konuştu:

''Bazen ağır yük kaldırma veya ters bir hareket yapma gibi etkenler ile ani ve şiddetli bir ağrı şeklinde karşımıza çıkarken, bazen de uzun süreli giderek artan bir ağrı şeklinde de görülebilir. Bu taşmanın sonucunda bacağa giden sinirlere baskı başlar. Bu tablonun adı bel fıtığıdır. Bu dejenerasyonda etkili faktörler arasında ileri yaş, obezite, sürekli oturarak veya sürekli ayakta çalışma, uzun süre araba kullanımı ve sigara alışkanlığı yer almaktadır. Son yıllarda bazı genetik faktörlerin önemli olduğunu gösteren çalışmalar yayınlanmaktadır.''

-GÖRÜLME YAŞI DÜŞÜYOR-

Prof. Dr. Süzer, disk dejenerasyonu görülme yaşının giderek azaldığına dikkati çekerek, ''Son çalışmalarda 21-30 yaş arası sağlıklı kişilerin üçte birisinde disk dejenerasyonu, yani bel fıtığı sorunu olduğu görülmüştür. Bununla beraber, çocukluk döneminde bel fıtığı erişkinlerden çok daha az oranda karşımıza çıkmaktadır. Bu dönemde bel fıtığı görülme oranı, genellikle 11-16 yaş arası olup, 10 yaş altında çok nadirdir'' diye konuştu.

Çocukluk döneminde bel fıtığı görüldüğü zaman genellikle bir aile hikayesi, travma veya doğuştan kemik yapılarında problem olduğunun düşünüldüğünü anlatan Prof. Dr. Süzer, şöyle dedi:

''Özellikle adölesan döneminde bel ağrısına yol açan bel fıtığı dışındaki bir diğer problem ise 'spondilolistezis' dediğimiz bel omurlarında kayma hastalığıdır. Çocuklarda beden eğitimi derslerinde veya spor yaparken artan bel ağrısı şeklinde ortaya çıkar ve sıklıkla gözden kaçabilir.''

-''OBEZİTE ETKENLERDEN BİRİ''-

Prof. Dr. Süzer, obezitenin bel fıtığının gelişmesinde etkenlerden birisi olarak kabul edildiğine de değinerek, bel omurlarının vücudun yükünü taşıdığı için ağırlık artıkça omurlara ve diske binen yükün artacağını söyledi.

Bunun sonucunda hem disk dejenerasyonunun hızlandığını hem de kemik yapısında bozulmaların başladığını anlata Prof. Dr. Süzer, vücudun yükünü taşıyan omurlar arasındaki eklemlerde büyümeler başladığını, bunun sonucunda da hem bel fıtığı hem de kemik büyümelerine bağlı olarak sorunların ortaya çıktığını bildirdi.

Prof. Dr. Süzer, obez hastalarda yapılacak bel fıtığı ameliyatlarının da normal kişilere göre bazı güçlükler taşıdığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

''Küçük bazı ayrıntılara dikkat ederek bel sağlığımızı korumamız mümkündür. İş yerinde sürekli oturarak çalışan veya uzun süre araba kullanmak zorunda olan kişiler gün içinde en azından birkaç kere ayağa kalkıp küçük yürüyüşler yapmalıdırlar. Yerden ağır bir yük kaldırmak gibi bel omurlarımızı zorlayacak hareketler diskte küçük yırtıklara yol açarak bel fıtığına neden olabileceğinden bu tür aktivitelere dikkat etmek gerekir. Önemli noktalardan birisi obezite olduğu için bel omurlarına ve disklere binen yükü azaltmak için fazla kilolardan mutlaka kurtulmak gerekir. Hareketsiz bir yaşam kaslarda zayıflamalara yol açacağı için mümkün olduğu miktarda yürüyüş ve hareketler yapmak gerekir. Bununla beraber, karın ve bel bölgesindeki kaslarımız ne kadar güçlü olursa kemiklerin taşıyacağı yük o kadar azalacağı için disk yapısında dejenerasyon görülme riski azalır. Bel ve karın bölgesi egzersizleri kaslarımızın güçlenmesi yolu ile bel fıtığı gelişme riskini azaltmaktadır.''

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim