• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C

Baykal'dan Erdoğan'a: Hesap ver

Baykal'dan Erdoğan'a: Hesap ver
Baykal partisinin grup toplantısında Erdoğan'a sert çıktı.

İşte Baykal'ın açıklamaları

Geçen haftaya damgasını vuran temel konu kuşku yok Ergenekon konusuydu. Konuşmamız gereken asıl sorun o gözüküyor. Geçen haftaki gelişmeler, Ergenekon konusunun gerçek niteliğinin özünün daha iyi anlaşılmasını, bu konunun iç yüzünün doğru teşhis edilmesine yardımcı olmuştur. Geçen hafta yepyeni bir tabloyla karşı karşıya kalınmıştır. Birden bire bu konuda yeni bir aşamaya gelindiği ve yeni bir noktaya gelindiği açıkça görülmüştür. Geçen hafta Çarşamba günü çok çarpıcı gözaltılar gerçekleştirilmiştir.
Gözaltına alınanlardan biri MGK’nın eski Genel Sekreteridir, bir orgeneraldir, bir tümgeneraldir ve yine Cumhuriyet Başsavcısı’nın evi Danıştay suçlaması ve Cumhuriyet gazetesi olayıyla ilgili olarak aranmıştır.

Toplumun en kritik noktalarında görev yapmış, görev yaparken bir suç işlememiş bu saygıdeğer insanları acaba niçin birden bire gözaltına alınıyorlar? Biz nasıl aldatılmışız. Meğer şimdi apar topar evlerinden gözaltına çekilmesi gereken insanlar imiş, ne halde bu toplum diye derin bir kaygı içine sürüklenmiştir.

Bizim başından beri Ergenekon davasıyla ilgili bir iddiamız var. Biz diyoruzki "Bu dava siyasi bir davadır. Siyasi talimatla siyasi yönlendirimle ile emniyet güçleri harekete geçmişitir." Bu talimatı verenlerin arasında bizzat Başbakan vardır. Cumhurbaşkanıdır.Bu dava benim gözümde inandırıcılığını kaybetmiştir. Türkiye bir hukuk devletidir. Herkes eşittir.

Bu davada ilgili gereğinin yapmanın yolu, kendi dokunulmazlığının kalkmasıdır, önce sen bir hesap ver. MGK Genel sekreterini tutukluyorsun, Deniz Feneri sanıklarına neden gücün yetmiyor?

Bu siyasi bir davadır. Eskiden sadece biz konuşuyorduk. Şimdi hukuk çevreleri de konuşuyor. Barolar biraraya geldi çok önemli bir değerlendirme yaptılar. YARSAV çok önemli tespitler yaptı. Olay hukuçuların da gündemine gelmiştir. Geçiştirilecek bir durum yoktur.

Böyle bir iddianame olamaz. Başındaki ve sonundaki mantığı birbirini tutuyor mu, belli değil. At sepete diye herşey yerleştirilmiş. Burada insanların haysiyetleri tehlikede. 2500 sayfalık iddianame oldu mu? Oldu. Bir defa ortada iddianame yok. Hukukçular farkına varmaya başladı. Aylar geçti ikinci iddianame yok. Millet bekliyor. Gözaltı soruşturmanın gereği bir tedbir olarak değil gözaltı bir cezalandırma yöntemi olarak uygulanmaktadır.

Terör örgütü diyorsun. Nereden terör örgütü. O silahları oraya kim koydu? Biz hukuk dışı çeteleşmeye karşı çalıştık. Siz Susurluk'a gulu gulu dansı yapıyorlar derken biz ciddi bir mücadele veriyorduk. 95'te CHP'nin başına seçilince derhal o günkü hükümete siz bu devleti kuşatma altına almışsınız sizinle ortak olmam diyerek ayrılma kararı aldım.

Başbakan da bu konuya bir kez daha müdahil oldu. Bu davayı sahiplenip savunma durumunda oldu. Sanki gerçek savcısı kendisiymiş gibi bu konuyu kamuoyu önünde sahiplendi. Eğer gerçekten vatandaşlar panik içindeyse senin bununla iftihar etmen değil bununla ilgili hesap vermen gerekir. Sen Başbakansın. Medya ve siyasetçiler panik içindeyse sen panik ortamı yaratmışsın. Biz demokrasi mücadelesinin nerelerden geçip bugüne geldiğini biliyoruz. CHP'nin kim olduğunu herkes bilir. Başbakan'a CHP'yle uğraşmamasını tavsiye ediyorum. CHP'ye yönelik saldırıyı yapmayı gücü yetse deneyeceğinden kuşku duymuyorum.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim