• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 25 °C

Başkan Erzen'in Eski Sekreteri Cinayet Zanlısı

Başkan Erzen'in Eski Sekreteri Cinayet Zanlısı
İşadamı Ali Başot, Mövenpick Otel’in süit odasında 2 yıl önce ölü bulundu. Soruşturma dosyası, "intihar" notu düşülerek kapatıldı!

 Sürpriz bir şekilde geçen ay dosyayı savcılıktan isteyen Adalet Bakanlığı, bazı delillerin göz ardı edildiği gerekçesiyle dosyayı "cinayet" başlığıyla tekrar açtı.

O gece işadamının yanında bulunan Bakırköy Belediye Başkanı’nın o dönemki sekreteri Neriman Terkan bir numaralı cinayet zanlısı.

Levent’teki Mövenpick Otel’in 1115 No’lu süit odasında 16 Temmuz 2005 gecesi, 49 yaşındaki Bakırköylü işadamı Ali Başot’un ölü bulunmasının ardındaki sır aydınlanmaya başladı. Deliller ve tanıkların beyanına dayanarak, olaydan 5 ay sonra Şişli Cumhuriyet Savcısı Aydın Şen’in bir intihar vakası olarak değerlendirdiği dosyayı kapatması, işadamının eşi Havva Başot’u tatmin etmedi. Tam 2 yıl boyunca bir cinayet olduğunu iddia ettiği olayın peşini hiç bırakmadı. Havva Başot, savcılığın dosyayı kapatma kararı üzerine Beyoğlu 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Ali Başot’un saat 16.00’da giriş yaptığı süit odasında, o dönem Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen’in sekreteri olan, şimdi belediyenin Çevre Müdürlüğü’nde çalışan 22 yaşındaki Neriman Terkan da vardı. Bu nedenle Havva Başot itiraz dilekçesinde, Ali Başot İnşaat Ticaret ve Sanayii ile Bakırköy’de bir oto galerisinin sahibi eşinin ölümünden Terkan’ın sorumlu tutulması gerektiğini vurguladı. Neriman Terkan’ı, dayanağı olmayan bir şey için suçlamadığını söyleyen Havva Başot, gerekçelerini şöyle sıraladı:

BÖYLE İNTİHAR OLMAZ


"Oteldeki tanıklar, soğukkanlı bir sesle resepsiyonu arayarak olayı haber veren Neriman Terkan’a, kaçmak üzereyken asansörde rastlamış. Terkan iki ayrı yerde verdiği ifadesinde çelişkiye düştü. Önce eşimin sandalyede otururken intihar ettiğini, başka ifadesinde ise ayakta intihar ettiğini söyledi. Sandalyede intihar eden bir insan yüzüstü değil, sağa ya da sola doğru düşer. Olay Yeri İnceleme raporunda merminin sol kaş üstü giriş, sağ kulak üstü çıkışlı olduğu belirtilmiş. Oysa tabanca kocamın sağ elinde bulundu. Sağ elinde tabanca tutan bir insan nasıl kendisini sol kaşının üzerinden vurur? Savcılığın hazırladığı tutanakta ise bitişik atışı andıran vuruş halkası tespit edilemedi. Oysa bu, olayın intihar mı cinayet mi olduğunu anlamak için hayati önem taşıyor."

Dosyayı inceleyen ve Olay Yeri İnceleme’nin kayıt yaptığı CD’yi izleyerek hukuki bir mütalaa hazırlayan Doç. Dr. Muharrem Özen, vücutta oluşan ölüm lekelerinden yola çıkarak cesedin yerinin değiştirildiğini saptadı. Havva Başot, intihar ederek tabancayla temas eden ne eşinin ne de intihar etmesin diye tabancayı onun elinden alan Neriman Terkan’ın parmak izinin tabancada bulunamadığının altını da çizdi. 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, savcılığın kararını 3 Haziran 2006 tarihinde uygun buldu. Ancak bundan 1 sene sonra Adalet Bakanlığı sürpriz bir şekilde dosyayı istetti. Bakanlık, Havva Başot’un dilekçesinde belirttiği doğrultuda olayın cinayet olduğuna kanaat getirerek, dosyayı Yargıtay 1’inci Ceza Dairesine gönderdi. Burada esasa, "adam öldürme" başlığı altında kaydedilen dosyanın bir numaralı şüphelisinin ise Neriman Terkan olduğu belirtildi. Hazırlanacak iddianamenin ardından Terkan, Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak.

Merak edilen ve kafaları karıştıran sorular:

"Cinayet mi, intihar mı?"
"Cinayetin bir numaralı sanığı 16 Temmuz 2005 gecesi, olay saatlerinde telefonla kimleri aradı?"
Eğer bu olay cinayet ise; bir numaralı katil zanlısı, Başkan Erzen'in 22 yaşındaki sekreteri Neriman Terkan'ı kim korudu ve delilleri kimler karartmaya çalıştı?"

İlginç gelişmeler zinciri yaşanıyor


49 yaşındaki 3 çocuk babası Bakırköy’lü İşadamı Ali Başot, bundan tam 1 yıl önce 15 Temmuz 2005’de yine kendisi gibi Bakırköy’lü olan yakın arkadaşı, işadamı, CHP Bakırköy Belediye Meclis Üyesi Sefa Birinci ile inşaat ve otomotiv alanında faaliyetler göstermek üzere Denk Yapı İnş.  Oto. Turizm ve Dış Tic. Ltd. Şti. şirketini kurdu.

Başot şirketi kurduktan iki gün sonra 17 Temmuz 2005 Cumartesi günü ise Levent’te bulunan Mövenpick Oteli’ndeki 1115 nolu odada ölü bulundu. O gece Başot’un yanında bulunan ve ifadelerinden 6 yıldır sevgili hayatı yaşadıkları öğrenilen Neriman Terkan’ın ifadesine ve savcılık kararına göre Başot ruhsatlı tabancasıyla başına ateş ederek intihar etti.

Çevresi tarafından sevilen, maddi manevi hiç bir sıkıntısı olmayan Ali Başot’un intiharı esrarını halen koruyor. Ali Başot’un eşi Havva Başot; Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamada eşinin intihar etmediğini bir cinayete kurban gittiğini iddia ediyor. Ancak savcılık kararı olayın intihar olduğu yönünde.

O gün 1115 nolu odada ne yaşandı?


Savcılık dosyasından yer alan bilgilere göre 5-6 yıldır sevgili hayatı yaşayan Terkan ile Başot olay günü öğleden sonra 3-4 sularında buluşmuşlar.

Telefon kayıtlarından anladığımız kadarıyla Başot, Terkan’la Kartaltepe’de buluşmuş. Terkan ve Başot daha önceden rezervasyon yaptırdığı Maslak Prences otel gitmişler. Otel görevlileri silahla odaya çıkmaya izin vermeyince otelden ayrılıp Mövenpic otele geçmişler.

Olayın burdan sonrasını Terkan’ın ifadesinden özetleyelim; “... Mövenpic otelde önce bir oda tahsis ettiler. Küçük olduğu için değiştirdi. 1115 nolu süit odaya geçtik. Bir şişe viski aldı. Yemek yedik ve viski içmeye başladık. Ali bey annesi ile konuştu. Sıkıntılarından bahsetti. Telefonda ağladı. Sonra bana sana ayrı bir ev açayım orada beraber yaşayalım dedi. Ben de, eşinden ayrılma çocuklar üzülür, bu konuyu sonra konuşalım dedim. O da çocuklarını her zaman sevdiğini onları ihmal etmeyeceğini söyledi. Konşmalardan sonra dolabın üzerine bıraktığı silahı aldı masaya koydu. beni çok sevdiğini önce seni sonra kendimi vuracaktım ancak sen çok gençsin sana kıyamam, seni çok seviyorum dedi ve silahı aldı şakağına dayadı. Ben kendisine müdahale ederek, çocuk olma diyerek, kendisini ikna etmeye çalıştım. Silahı elinden aldım. Silahı dolaba bırakmamamı söyledi. Dolaba bıraktım. 10 dakika sonra dolaptan alıp delilik yapacağını düşünerek pantolonumun cebine koydum. Bu sırada hem alkol alıyor hem de ağlıyordum. Öğlen silahı getirmemi söyledi. Ben de silahı camdan attığımı söyledim. Yalan söylüyorsun deyip bütün odayı aradı. Ayrıca intihar edeceğini düşünmüyordum. Sinirden ve öfkeden böyle söylediğini düşünüyordum. Bu arada sürekli silahı istiyordu. Ben de vermemek için odadan çıktım. Peşimden Ali Bey çıktı. beni sarsarak silahı vermeden gidemezsin dedi. Beni tekrar odaya çekti. Ağlamaya başlamıştım. Birlikte çıkmayı önerdim. Ben burda kalacağım dedi. Silahı vermeden gidemezsin dedi. Bende ben çıkarsam arkamdan onun da evine gideceğini düşünerek çıkmak istedim. Bana, sana söz veriyorum şarjörü sana vereceğim dedi. Teslim ederken de şarjörünü çıkarmak istedim. Bana çocukluk etme sen bilmiyorsun elinde patlar dedi. Silahı verdim. Masanın üzerine koydum... Ben de otelden çıksın diye çantamı alıp kapıya yöneldim. Arkamdan hakkını helal et dedi. Bir adet silah sesi duydum. Geri döndüğümde şahsın elinde silahla düşüşünü gördüm. Çığlık atarak odadan çıktım.” ifade böyle sürüyor...

Savcılık olaya intihar dedi

Terkan ve Başot’un arasında o dakikalarda neler yaşandı bilinmiyor ama biz yine Terkan’ın ifadelerinden yola çıkarak olayı anlamaya çalışıyoruz. terkan’ın anlattığına göre ogün aralarında cinsel ilişki yaşanmamış. Fakat banyodaki islak havlular ve Terkan’ın sütyeni incelemeye tabi tutulmamış. Terkan’ın anlattığına göre Başot ani bir hareketle intihar etmiş. Daha sonra otel görevlilerine haber verilmiş. Otel görevlilerine olayın haber verilişi ise kayıtlara şöyle yansıyor: "Levent’teki Mövenpick Otel’in resepsiyonunu olay gecesi arayan bir kadın, sakin bir sesle “11’inci kata bir görevli gönderin. Bir şey sormayın” diyor. Otelin güvenlik şefi ile gece müdürü hemen 11’inci kata çıkmak için bindikleri asansörde panik içinde “şüphelendikleri” bir kadınla karşılaşıyorlar. Görevlilerin 11’inci kattan gelip gelmediğini sorduğu kadın, “Evet. 1115 numaraya girin. Şoka gireceksiniz” diyor. Süitin kapısını açan 2 görevli, yatağın yan tarafında kanlar içinde yüzüstü yatan, baş kısmı kapıya dönük, elleri göğüs altında duran sağ elinde tabanca olan Ali Başot’un cesedini görüyor. El svap analizinde Ali Başot’un sağ el dış yüzeyinde atış artıkları bulunuyor. Adli Tıp Kurumu, sol kaş üzerinde 3x2 cm ebadında mermi çekirdeği yarası, sağ kulak üzerinde de 4x2 cm yara izinin olduğunu saptıyor." 

Soruşturmayı yürüten Şişli Cumhuriyet Savcılığı, 5 ay sonra olayın “intihar” olduğu kanaatiyle dosyayı kapatıyor.

Uzmanlar farklı düşünüyor

Savcılık incelemesi sonrası ‘İNTİHAR’ olarak rapor edilen bu olayla ilgili tarafımıza ulaştırılan dava dosyasında dikkat çekilen noktaları gerekçe gösteren ve olayın intihar olmayıp cinayet olduğunu iddia eden ihbar telefonları aldık.

Dosyayı uzmanlarla incelerken; olay yerinde, karakolda ve savcılıkta ifadesi alınan Neriman Terkan’ın gerçek dışı ve çelişkili bazı ifadeleri dikkatimizi çekti.

Tam da bu günlerde eski belediye çalışanlarından Süsen Erkuş gazetelere de yansıyan basın açıklamasında Neriman Terkan’ın Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen’in sevgilisi olduğu yönünde bir de iddia ortaya attı.

Ali Başot’un ölüm yıldönümüne denk gelen bu sayımızda bu konunun uzmanlarca dikkat çekilen satır aralarını ve savcılık incelemesinde gözden kaçan bölümleri masaya yatırma kararı aldık.


İŞTE UZMANLARIN ÇELİŞKİLİ
VE EKSİK GÖRDÜĞÜ HUSUSLAR


1-) Ali Başot’un yapmış olduğu telefon görüşmelerinden ve Terkan’la konuşmalarından (Terkan’ın ifadelerinde yer alan) sevgilisi Neriman Terkan’a karşı ciddi bir güven bunalımına girmiş olduğu gözüküyor. Ali Başot’un kullandığı cümlelerden yola çıkarak bunun bir ihanet olayı olabileceği ihtimali göz önünde tutmalıyız.

2-) Ali Başot’un silahı ısrarlar yanında bulundurmak istemesi onun kafasında birşey olduğunu gösteriyor. Ancak bu sadece intihar etmek düşüncesi olmaz. Burda çok yönlü düşünmek lazım. Terkan’ı vurmayı da düşünüyor olabilir yada üçüncü bir şahıs tarafından kendisine yönelik bir tehdit içinde de olabilir.

3-)  Telefon kayıtlarında ve Terkan’ın ifadesinde Ali Başot’un annesini aradığı saat 16.30 civarı. Oysa Ali Başot’un annesi ifadesinde oğluyla akşam namazından sonra görüştüğünü söylüyor. Savcılık bu çelişkiye de dikkat etmemiş.

4-) Neriman Terkan ifadesinde Ali Başot’la saat 16.00’da bakırköy’de buluştuklarını söylüyor. Oysa otel kayıtlarında otele giriş saatleri 16.00. Terkan’ın bu ikinci gerçek dışı beyanı. Savcı bunu da dikkatinden kaçırmış.

5-) İntihar ettiği söylenen Ali Başot olay günü saat 11.00 da yazlığının elektirik işleri için ilgili kişiyi aramış. Olaydan iki gün önce yeni şirket kurmuş. Yeni kıyafetler sipariş etmiş.

6-) Başot ve Terkan’ın cep telefonları saat 21.30’dan sonra 00.47’ye kadar sanki kapatılmış gibi. Çünkü ne arayan, ne aranan, nede her hangi bir sms var. Savcılık GSM oparatöründen bu cihazların imei numaralarını vererek acaba başka bir hat takılarak aranma yada arama yapılmış mı sorusunu hiç merak etmemiş. Ayrıca otelin telefonundan yapılan bir görüşme olup olmadığı da dosyada yok.

7-) Bizim için şaşırtıcı olan iki durum var. Birincisi cinayet masası dedektifleri olay yerine çağrılmamış. İkincisi olay hakkında Terkan’ın ifadesi yeterli görülerek, olaya karışan 3. bir şahsın olup olmadığı araştırılmamış dolayısıyla o saatlerde otele giren ve çıkanların kamera kayıtları istenmemiş.

8-) Olay yeri raporu ve krokisine göre Ali Başot’un boyu 1.69 m. Kurşunun saplandığı yer 1.37 mt. başot oturarak veya ayakta ateş etmiş olsa bile kurşunun saplanma seviyesine uymuyor.

9-) Ali Başot yüzü koyun elleri karınının altında birleşmiş vaziyette, sağ elinde silahla ölü bulunuyor. Bu şekilde intihar eden bir kişinin silah tuttuğu elinin üzerine düşmesi görülmüş vaka değil. İntiharda kullanılan silah oldukça ağır bir silah. Bu silahın maktülün elinden düşmesi lazım.

10-) Olay yeri krokisinde yer aldığı biçime göre; silahtan çıkan boş kovanın bulunduğu nokta ile maktülün düşüş noktası arasında tam tersi bir hareket var. Kovan silahtan sağdan çıktığına göre ve Ali Başot’ta başına silahı dayadığına göre kovanın ileriye doğru gitmesi gerekir. Oysa kovan maktülün ayaklarının dibinden sekerek 1.5 metre geriye düşmüş.

11-) Neriman Terkan ve Ali Başot’un silahı defalarca kez ellerine aldıkları Terkan’ın ifadesinde sabit. Böyle olduğu halde yapılan balistik incelemede silahda ikisininde parmak izi çıkmadı. Bu sabit olmasına rağmen savcılık raporunda silahta maktülün parmak izi olduğunu yazıyor. Ayrıca Adli tıp raporları ile olay yeri inceleme tutanaklarındaki tesbitler bir birinin tam zıttı.
12-)  Terkan ifadesinde odadan çıkarken silahı kendisinden isteyen maktüle silahı vermeden önce şarjörünü çıkartmak istediğini, Başot’un “Çocukluk yapma, bilmezsin elinde patlar” dediğini belirtiyor. Ve, silahı maktüle verdim, masaya koydum diyor. İfadesinde bir kaç kez yalan söylemiş olan Terkan’ın bu çelişkisi de savcının dikkatinden kaçmış. Bu esnada horozu hassas olan silahın ateş alma ihtimali çok yüksek.

BAŞOT’UN SEVGİLİSİ
ERZEN’İN SEKRETERİ


İntihar olayının tek görgü tanığı 1983 doğumlu olan Neriman Terkan olayla ilgili ifadesini alan Şişli Cumhuriyet Savcısı Aydın Şen’e ilk cümlede yalan söylüyor. Terkan, Şen’e Bakırköy Belediyesi’nde ki işinden ayrılmış olduğunu belirtiyor, ancak Terkan halen belediyede çalışıyor. Terkan’ın Bakırköy Belediyesinde Başkan sekreteri olarak çalıştığını neden gizlediği bilinmiyor. Konuyu yakın bilen kişiler daha önce Bakırköy Belediyesi eski Meclis Üyelerinden Nezih Fırat’ın işyerinde sekreteri olarak çalışan Neriman Terkan’ın Bakırköy Belediyesi’nde Erzen döneminde çalışmaya başladığını, Terkan’ı işe Başot’un yerleştirdiğini ve ilkokul mezunu olan Terkan’ın Başot ile Erzen’in yakın ilişkileri nedeniyle Başkanlık sekretaryasında çalışmaya başladığını belirtiyorlar.

PROFESÖR KADAR MAAŞ ALIYOR

Bu olayın Belediye açısından dikkat çekici yanı ise 1-2 üniversite bitirmiş, konularında uzman bir çok çalışan 1- 1.5 milyar arası maaş alırken, İlkokul mezunu olan ve verilen görevle ilgili hiç bir vasfı olamayan Terkan’ın 1.6 milyar ile 3.5 milyar arası değişen rakmlarda aylık alması. Bu çelişkiyi rakamlarla değişik bir açıdan daha ortaya koymak lazım; Terkan sigorta sicil kayıtlarında yaptığımız incelemede 2004/1 hizmet dönemi 120 günlük kazancı 2.198.520.000 Tl. terkan’ın belediyede işe başladığı 2004/7 hizmet döneminde ise 30 günlük kazancı 2.783.000.000 TL

Başot intihara meyilli mi?


Bakırköy’de şaşkınlık yaratan intihar olayı ilçe gündemini uzun süre meşgul etti. Ali Başot intihara meyilli miydi? Acaba gerçekten intihar etmiş miydi. Yoksa bir kaza kurşununa yada bir cinayete mi kurban gitmişti. En çok merak edilen buydu. Her ne kadar savcılık dosyayı intihar olarak nitelendirip rafa kaldırdı ise de Başot’un yakınları bunun böyle olmadığı düşüncesinde.

Başot’un intiharı düşünmediği, intihar etmesini gerektirecek bir şey olmadığını en yakınları dile getiriyor. Dava dosyasını incelediğimizde Ali Başot’un o güne kadar intihar edeceği yönünüdeki tek ibarenin intihar anında yanında olan Neriman Terkan’ın sözleri olduğunu görüyoruz.

Bunun dışında ne bir arkadaşı, ne çalışanları, ne ailesi ne de iş ilişkisi içinde olduğu kişiler böyle bir ayrıntı hatırlamıyorlar.
Hatta olay günü yazlığının tamir işleri ile uğraşması, olaydan iki gün önce yeni bir şirket kurması, terzisine yeni takım elbiseler sipariş etmesi ayrıca sevgilisi Neriman Terkan’a ‘sana ev açayım beraber yaşayalım’ teklifinde bulunması Başot’un kafasında intihar ya da intihar benzeri başka bir fikir olmadığı yönünde.

KONUYLA İLGİLİ SORULAR:


1-) Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen ve Ali Başot olaydan 2-3 gün önce Fener Restaurant’ta biraraya geldiler mi? Burada küfürlü bir tartışma yaşandı mı? Yaşandı ise bunun nedeni Neriman Terkan mıdır?

2-) Ali Başot’un ölümünden iki gün önce birlikte şirket kurdukları, ortağı, yakın arkadaşı, tatillere dahi beraber çıktıkları (Neriman Terkan’ında olduğu) işadamı, Bakırköy Belediye Meclis Üyesi Sefa Birinci’nin olayla ilgili bir bilgisi var mı?
 
3-) Bakırköy’de yayınlanan bir dergide çıkan haberde Erzen’in koruması Mehmet Emin isimli şahsın olaydan hemen sonra Gültepe Polis karakoluna gittiği ve soruşturma süresince Terkan’ın yanında bulunduğu doğru mu?

4-) Eğer böyleyse arkadaş olarak mı, görev gereği mi yoksa başka bir sebeple mi oradaydı?

5-) Olay sonrası gazetelerde çıkan haberlerde Neriman Terkan’ın ismi neden hiç yer almadı?

6-) Terkan’ın el svapında barut izi çıkmadı. İncelemeyi yapan yetkililer banyodaki ıslak havluyu ve Terkan’ın sütyenini neden delil saymadılar.

7-) Banyo olay öncesi mi yoksa olay sonrası mı kullanıldı. Olay sonrası kullanılmış olma ihtimali %50. Eğer durum böyle ise Terkan’ın elindeki olası barut izleri yıkanarak çıkmış olamaz mı?

PROTESTOLARA KONU OLDU

Bakırköy’deki bir törende Deniz Baykal’a, “Sayın Genel Başkan, hırsız başkanını koruma” diye seslenen protestocu Süsen Erkuş, yolsuzlukla suçladığı Ateş Ünal Erzen’in Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasını istedi. Süsen Erkuş çeşitli gazetelerde de yer alan açıklamasında Ateş Ünal Erzen’e yönelik iddialarını sürdürdü.

Bakırköy Belediyesi’nin önünde Aydın Bakırköylüler Dayanışması Platformu adına konuşan Erkuş, çalışmadan maaş aldığı iddialarına sert bir üslupla cevap verdi. Eski belediye başkanı Ahmet Bahadırlı’nın “Sana çalışmadan para verdiysem bana dava açsınlar.” sözlerini nakleden Erkuş, Ateş Ünal Erzen’in sevgilisi olduğunu iddia ettiği (Ali Başot olayının tek görgü tanığı) ilkokulu mezunu Neriman Terkan’ın belediyeden 3,5 milyar maaş aldığını ileri sürdü.

Doğa ve Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği (Dost Hayat) Başkanı Süsen Erkuş, işten atılmasının nedenini sinek ilacı ihalesindeki yolsuzluğu farketmesine bağladı. Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Akif Mahmutyazıcıoğlu’nun “Bunun defterini dürelim.” dediğini ve 6 yalancı şahit bulduğunu iddia eden Erkuş, dosyalara imza atmayan müfettişlerin köpek barınağı temizleyip, sokakları süpürdüğünü ve meydanlara çiçek diktiğini savundu. Bakırköy Belediye Başkanı Erzen’in ağır cezada yargılanmasını isteyen Erkuş, “Başbakan, Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı bu hırsızlık için düğmeye basmalıdır. Erzen, ağır cezada yargılanmalıdır. Benim suçum varsa ben de yargılanmak istiyorum.” diye konuştu.

Babasının emekli maaşından ve bodrum katındaki gayri menkulünden başka birşeyi olmadığını kaydeden Erkuş, “Bunların dışında birşey varsa yargılanmak istiyorum.” dedi. Başkan Erzen’e de geçen yıl Ali Başot İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’nin sahibi için ‘intihar etti’ diyen Neriman Terkan’in ne iş yaptığını sordu. Erzen’in televizyon kanallarına söylediği gibi gözaltına alınmadığına dikkat çeken Süsen Erkuş, polisin kendisini onların elinden kurtardığını söyledi.







 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim