• BIST 96.400
  • Altın 144,467
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 9 °C

Adnan Hoca'nın marifetleri

Adnan Hoca'nın marifetleri
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin, “Adnan Hocacılar Grubu” davasında 17 Mayıs 2007 Perşembe günü verdiği karar ve dava dosyası, yerel mahkemeye iletilmek üzere bugün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.

Daire, Adnan Oktar ve 17 sanık hakkındaki davanın zamanaşımından ortadan kaldırılmasına ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını, oybirliğiyle bozmuştu.

Dairenin 17 Mayıs 2007 tarihinde aldığı ve Anadolu Ajansı'nın 18 Mayıs 2007 tarihinde haberini yayınladığı, 2006/2934 esas, 2007/3877 sayılı karar, aynen şöyle:

“Gereği görüşülüp düşünüldü:


Sanıklar Halil Hilmi Müftüoğlu, Korkut Yasa, Kartal İş, Turgut Aksu, Burak Sanver, Seçim Köse, Hatice Tijen Öztemir, Ali Suat Kütahnecioğlu, Emre Çalıkoğlu, Bahaettin Selçuk Hazineci, Atilla Menevşe, Muhammet Cihat Gündoğdu, Murat Terkoğlu, Gökalp Barlan, Ersin Alacadağ ve Mustafa Kemal Gül müdafiilerinin sanıklar hakkında verilen zamanaşımı ile ortadan kaldırma kararını temyizde hukuki yararları bulunmadığı gibi temyiz istemlerini de süresinden sonra yapmış olmaları nedeniyle, temyiz istemlerinin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle reddine,

Müdahiller Ebru Şimşek ve Fatih Altaylı vekilinin temyizlerine ilişkin olarak yapılan incelemede:


1- Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle sanıklar Adnan Oktar, Fırat Develioğlu, Emre Nil, Halil Hilmi Müftüoğlu, Hasan Basri Güner, Ferhat Terkoğlu, Ufuk Özturgut, Alev Ulaşoğlu, Meltem Arıkan, Korkut Yasa, Burak Abacı, Kartal İş, Turgut Aksu, Altuğ Müştak Berker, Burak Sanver, Seçim Köse, Tarkan Yavaş, Adnan Tınarlıoğlu, Hatice Tijen Öztemir, Ali Suat Kütahnecioğlu, Tolga Horoz, Emre Çalıkoğlu, Bahaettin Selçuk Hazineci, Atilla Menevşe, Mesut Soltay, Muhammet Cihat Gündoğdu, Mehmet Murat Atmaca, Murat Terkoğlu, Gökalp Barlan, Ersin Alacadağ, Bekir Murat Sarıaslan, Mustafa Kemal Gül ve Uğur Örmen hakkında müdahiller Ebru Şimşek ve Fatih Altaylı'ya şantaj suçundan 765 sayılı TCK'nın 192/1 (2 kez), 4422 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce 1997 yılı yaz aylarında örgütten ayrılan sanık Bekir Murat Sarıaslan hakkında cürüm işlemek için kurulan örgüte üye olmak suçundan 765 sayılı TCK'nın 313/1 ve sanıklar Esragül Efeoğlu ile Hüseyin Avnicem Yücel hakkında örgüte bilerek yardım etme suçundan 765 sayılı TCK'nun 314. madde ve fıkralarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin verilen kararlar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, müdahiller vekilinin bu suçlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, isimleri sayılan sanıkların belirtilen suçlardan verilen hükümlerin istem gibi oybirliğiyle onanmasına.

2- Sanıklar Burak Abacı, Altuğ Müştak Berker, Burak Sanver, Seçim Köse, Ali Suat Kütahnecioğlu, Tolga Horoz, Emre Çalıkoğlu, Bahaettin Selçuk Hazineci, Atilla Menevşe, Mesut Soltay, Muhammet Cihat Gündoğdu, Mehmet Murat Atmaca Murat Terkoğlu ve Gökalp Barlan haklarında cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararlarına ilişkin olarak dosya içeriğinden, adı geçen sanıkların, sanık Adnan Oktar'ın liderliğindeki 4422 sayılı yasa kapsamında kabul edilen örgüte üye olarak dahil oldukları, ancak örgütün amacına yönelik olarak yapılan faaliyetlere katıldıklarına dair kuşkudan öte kanıt bulunmadığı, kanıtlanan eylemlerinin 4422 sayılı Yasanın 1/1 maddesinin 2. cümlesi kapsamında örgüte üye olma niteliğinde bulunduğu, bu suçun zamanaşımının 765 sayılı TCK'nın 102/4 madde ve fıkrası uyarınca 5 yıl olduğu ve mahkemenin karar tarihi itibarıyla bu sürenin dolmuş olduğu anlaşılmakla;

Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle adı geçen sanıklar hakkında cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararları bu farklı gerekçeyle usul ve yasaya uygun bulunduğundan, müdahiller vekilinin bu suça yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar Burak Abacı, Altuğ Müştak Berker, Burak Sanver, Seçim Köse, Ali Suat Kütahnecioğlu, Tolga Horoz, Emre Çalıkoğlu, Bahaettin Selçuk Hazineci, Atilla Menevşe, Mesut Soltay, Muhammet Cihat Gündoğdu, Mehmet Murat Atmaca, Murat Terkoğlu ve Gökalp Barlan haklarındaki hükümlerin istem gibi oybirliğiyle onanmasına.

3-a) Sanık Timur Ayan hakkında cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve şantaj suçlarından verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararlarına ilişkin olarak, hükmün esasını oluşturan kısa kararda bu sanık hakkında bir hüküm kurulmamasına karşın, gerekçeli kararda zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verilmesi suretiyle hükmün karıştırılması,

b- Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; sanıklar Fırat Develioğlu, Emre Nil, Ferhat Terkoğlu, Uğur Örmen, Alev Ulaşoğlu, Meltem Arıkan, Hatice Tijen Öztemir, Halil Hilmi Müftüoğlu, Hasan Basri Güner, Ufuk Özturgut, Korkut Yasa, Kartal İş, Turgut Aksu, Tarkan Yavaş, Adnan Tınarlıoğlu, Ersin Alacadağ ve Mustafa Kemal Gül'ün kamuoyunda Adnan Hoca olarak bilinen sanık Adnan Oktar'ın liderliğinde dini görünüşlü bir grup olarak bir araya geldikleri, basın yayın kuruluşları üzerinde nüfuz elde etmek, kendilerine ve başkalarına haksız çıkar sağlamak, destekledikleri kişilerin ve siyasi partilerin seçimlerde oy elde etmesini, karşı oldukları kişi ve siyasi partilerin oy kaybetmesini sağlamak için zor ve tehdit uygulamak suretiyle yıldırma, korkutma ve sindirme gücünü kullanarak, sürekli olarak önceden sayı ve niteliği belirsiz suçları işlemek amacıyla, tam bir işbirliği ve eylemli paylaşım anlayışı içinde disiplinli biçimde erkek üyelerin 'kardeşler', bayan üyelerin de 'bacılar' adı altında örgütlendikleri ve amaçları doğrultusunda faaliyette bulundukları,

Sanıklar Fırat Develioğlu, Emre Nil, Ferhat Terkoğlu ve Uğur Örmen'in erkek üyelerden; Alev Ulaşoğlu, Meltem Arıkan ve Hatice Tijen Öztemir'in de bayan üyelerden sorumlu olarak örgütü sanık Adnan Oktar'ın talimatları doğrultusunda yönettikleri,

Sanıklar Fırat Develioğlu, Halil Hilmi Müftüoğlu, Kartal İş, Korkut Yasa ve Ufuk Özturgut'un bir ekip kurarak kendi grupları hakkında yazılı ve görsel basında yayın yapan bazı gazeteciler hakkında cinsel sapıklık içinde oldukları ve eşlerini pazarladıkları, uyuşturucu kullandıkları gibi küçültücü ve incitici hususlarla birlikte tehdit içeren yazılar hazırlayıp, bazılarına fotomontaj yoluyla ürettikleri fotoğrafları da ekleyerek resmi kurumların yanında aralarında bu kişilerin komşularının ve arkadaşlarının da bulunduğu birçok yere gönderdikleri, böylece bir yandan bu kişileri yıldırıp sindirerek aleyhlerine yazı yazılmasına ve program yapılmasına engel olmayı ve intikam almayı, diğer yandan da diğer basın mensuplarına gözdağı vermek suretiyle basın yayın kuruluşları üzerinde nüfuz elde etmeyi amaçladıkları,
Sanık Adnan Oktar'ın belirlediği kurallarla uyguladıkları farklı cinsel anlayışlarını devam ettirebilmek için aralarında sanık Mustafa Kemal Gül'ün de yer aldığı bir ekibin, yaşı küçük çocukların da bulunduğu kızları, sahip oldukları lüks yaşam tarzları ve sosyal mevkileriyle etkileyip gruplarına kattıkları, bu kızlar ile doğal olmayan yollardan neredeyse bütün örgüt üyelerinin ilişki kurduğu, bunu 'ecir' adını verdikleri bir ibadet şekli olarak benimseyip uyguladıkları, bu ilişkileri ileride örgütleri aleyhine konuşulmasını ve gruptan ayrılmalarını engellemek için sanık Hasan Basri Güner'in sorumlu olduğu bir ekibin gizli kamera ile kayda aldığı,

Örgütlerinin daha da güçlenmesi için siyasi işlerle ilgilenmek üzere de sanıklar Fırat Develioğlu, Ersin Alacadağ ve Turgut Aksu'nun yer aldığı bir ekip kurdukları ve bu konuda faaliyete başladıkları, Ersin Alacadağ ve bazı örgüt üyelerinin bir siyasi partinin çeşitli kademelerindeki yönetimlerine girdikleri, destekledikleri bir siyasi parti liderine parti içi muhalefet yapan kişilerle görüşerek ikna etmeye çalıştıkları, sonrasında da parti içinde muhalefetten vazgeçmeyen kişileri yıldırmak ve sindirmek için hazırladıkları karalama metinlerini birçok kişi ve kuruma gönderdikleri, bu kişilere ait telefon kayıtlarını yasal olmayan yollardan ele geçirerek kimlerle görüştüklerini tespit ettikleri, yine bu kişileri takip ederek kimlerle buluşup ne konuştuklarını belirledikleri, buna ilişkin birçok evrakın sanıkların evlerinde ve bilgisayarlarında ele geçtiği,

Aralarında sanık Alev Ulaşoğlu'nun da bulunduğu bazı örgüt üyelerini özellikle sekreter olarak yerleştirildikleri basın kuruluşlarından gazeteci, gazete sahibi gibi çeşitli kişilere ait fotoğraf, adres, telefon ve benzeri bilgileri karalama belgelerinde kullanılmak üzere temin ettikleri, çalışan üyelerin maaşlarının örgüt tarafından alındığı, nitekim bayan üyelerin mali işlerinden sorumlu olan sanık Alev Ulaşoğlu'nun yakalandığı evde değişik kişilere ait 41 adet bankamatik kartının şifreli çanta içinde bir arada ele geçtiği,

Sanıkların örgütün evlerinde kalarak sanık Adnan Oktar'ın talimatları ve örgütün amaçları doğrultusunda faaliyette bulundukları, örgütün oluşumunun ve eylemlerinin 4422 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra da devam ettiği anlaşılmakla; sanık Adnan Oktar'ın örgüt kurma ve yönetme, sanıklar Fırat Develioğlu, Emre Nil, Ferhat Terkoğlu, Uğur Örmen, Alev Ulaşoğlu, Meltem Arıkan ve Hatice Tijen Öztemir'in örgütü yönetme, Halil Hilmi Müftüoğlu, Hasan Basri Güner, Ufuk Özturgut, Korkut Yasa, Kartal İş, Turgut Aksu, Tarkan Yavaş, Adnan Tınarlıoğlu, Ersin Alacadağ ve Mustafa Kemal Gül'ün ise örgüt adına faaliyette bulunma olarak kanıtlanan eylemlerinin 4422 sayılı Yasanın l/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamında olup zamanaşımı süresinin 765 sayılı TCK'nın 102/3. madde ve fıkrası uyarınca 10 yıl olduğu gözetilmeden, eylemlerinin 765 sayılı TCK'nın 313. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle yazılı biçimde zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verilmesi,

Buna göre de 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu'nun 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 18. maddesiyle yürürlükten kaldırılarak, suç işlemek amacıyla örgüt kurma eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 220. maddesinde yeniden düzenlenmiş olması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7. maddesinde 'zaman bakımından uygulama' kurallarının, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 9. maddesinde ise 'lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul' ile ilgili kuralların düzenlenmiş bulunması karşısında,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de gözetilmek suretiyle, sanıklar Adnan Oktar, Fırat Develioğlu, Emre Nil, Ferhat Terkoğlu, Uğur Örmen, Alev Ulaşoğlu, Meltem Arıkan, Hatice Tijen Öztemir, Halil Hilmi Müftüoğlu, Hasan Basri Güner, Ufuk Özturgut, Korkut Yasa, Kartal İş, Turgut Aksu, Tarkan Yavaş, Adnan Tınarlıoğlu, Ersin Alacadağ ve Mustafa Kemal Gül'ün hukuki durumlarının 5237, 5252 ve 5320 sayılı kanunlar çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş müdahiller Ebru Şimşek ve Fatih Altaylı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı bozulmasına 17.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.”

*****

www.sisligazetesi.com.tr
Okur Hattı'na gönderilen

Adnan Oktar’ı Savunan Mesajlar:



Adnan hoca marifetleri baslikli yaziniz
20 yil yasadigim Sisli'min gazetesinde boyle tarafli haber cikmasi beni cidden uzdu. Burada yazilanlar da bu kisilerin emniyetteki ifadelerinden yola cikilarak varilmis olan sonuclardir yani varsayimlardir, suclamalardir. Bir insan poliste iken her turlu ifadeyi verebilir, kendisini kurtarmak, ortami yumusatmak, basina gelecekleri azaltmak icin bazi seyleri abartabilir, karsisindaki kisinin istedigi gibi konusabilir. Asil olarak alinmasi gereken savci onunde guvenli bir ortamda verilen temiz ifadelerdir. dolayisiyla bu ifadelerin basinda yer almasi ayiptir, gunahtir, yaziktir. Masum insanlara boyle karalamalar atmak yakisiksizdir. Burada bahsi gecen suclamalardan bu cocuklar beraat etmistir. burada olan Yargitay'in aldigi bir karari yeniden gozden gecirme istemesidir. zeren gulkoparan / info.zeren@gmx.net

Adnan oktar olayı

Adnan Oktar olayında tarafgir davranmak Şişli Gazetesine yakışmıyor. Fikirleri size uysun ya da uymasın herkesin hukuki hakkında saygı göstermeniz gerekir. Herkes gibi hukuken geçerliliği olmayan, işkence altında alınmış emniyet ifadelerini yazacağınız yer de farklılığınızı gösterip Adnan Oktar'ın açıklamalarına yer vermenizi beklerdim. Size yakışan bu olurdu. İlla lüzumsuz sesler korosuna katılmak zorunda değilsiniz. serra mersinli / alarasardag@hotmail.com

EDİTÖRÜN NOTU:

Şişli Gazetesi

Türk Polisine

ve

Türk Hukuku'na

saygı duymakla kalmaz

GÜVENİR...

İnsan Hak ve Özgürlüklerine

saygılıdır

OBJEKTİFTİR..

Şişli Gazetesi

tarafların değil;

vicdanı hür

okurların

takdirlerine

İNANIR...





  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • “Alt yapıda başarı çıtasını yükselteceğiz”24 Mart 2011 Perşembe 00:00
  • KONUK FUTBOLCU AHMET ÇALIŞIR25 Şubat 2011 Cuma 00:00
  • KONUK ANTRENÖR MUHARREM YILDIRIM25 Şubat 2011 Cuma 00:00
  • KONUK BAŞKAN IBRAHIM KESKIN25 Şubat 2011 Cuma 00:00
  • “AMAÇ GÜÇ BİRLİĞİ”24 Şubat 2011 Perşembe 00:00
  • EMNİYET GÜÇLERİMİZE TEŞEKKÜR24 Şubat 2011 Perşembe 00:00
  • ŞİŞLİ AMATÖRLERİNE TESİS24 Şubat 2011 Perşembe 00:00
  • TAKSİM SPOR SÜPER AMATÖRDE24 Şubat 2011 Perşembe 00:00
  • ARTIK SAHALARDA ANNELER DE VAR24 Şubat 2011 Perşembe 00:00
  • GEÇMİŞ OLSUN YALÇIN TUNÇ24 Şubat 2011 Perşembe 00:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1998 Şişli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 213 32 05 | Haber Scripti: CM Bilişim